Bugün: 22.11.2017

‘5’te 5’


30 Mart yerel seçimlerine bir aydan fazla bir zaman kalırken yerel de iktidar ve muhalefet partileri belediye başkan adaylarını belirledi ve seçim çalışmalarına başladı.
Bugüne kadar Belediye Meclisi’nde grubu bulunan siyasal partilerimizden bir tek CHP, başkan adayını belirlemenin yanı sıra seçime yönelik projelerinin tanıtım toplantısını gerçekleştirdi ve kamuoyunun bilgisine, tartışmaya sundu.
Kamuoyunda bu projeler basında sorğulanıp, tartışılıyor mu?
Hayır..!
Bu yazımızda, CHP’nin Başkan Adayı Mirza’nın sunduğu projeler üzerinde durup, sorgulayacağız.

AMAÇ; ÜZÜM YEMEK!

Kuşkusuz, öncelikle proje tanıtım toplantısında da yaşandığı gibi, önceliği geçmiş 5 yılı resmeden ‘5’te 5’ kitapçığında geniş olarak ifade edilen, 5 yıllık çalışmaların değerlendirilmesinin üzerinde durarak yazımıza başlayacağız.
Baştan belirtelim: Bu çabamızda, derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek!
Ne olayın parti tarafı ne de kişiler, makam ve mevkiler bizi ilgilendirmiyor..

VERİLEN SÖZLER!?

‘5’te 7’ kitapçığının ‘gurur dolu 5 yıl’ başlıklı yazısıyla  Başkan Pekel, kısa bir önsöz yazmış.
Şöyle diyor:
“2009 yılında hizmete talip olurken sizlere bazı sözler  verdik.Sosyal yaşamıyla,kent donatılarıyla, altyapısıyla, doal güzellikleriyle, geleceği yakalayan çağdaş bir kent oluşturmak için sizlerden yetki istedik...”
Evet, 2009 öncesi CHP ve Pekel’in başkan adaylığı döneminde ekibiyle birlikte Bandırma’ya ve seçmene bir çok söz verildi.
Ancak, en önemlisi, geçmişe dönük, Ak parti’den ve belediye başkanlığı yapmış başta Cemal Öztaylan ve Recep Eraydın’dan, ekibinden   hesap sorulacağı idi..
Ne için?
İddialarına göre; Ak Partili yerel yönetim ve Öztaylan-Eraydın, 20 trilyon liralık yolsuzluk ve suistimal yapmıştı...!
CHP ve yerel yönetim ekibine göre, Öztaylan/ Eraydın yönetimi,20 trilyonluk yolsuzluk ve suistimalle kalmamış, yolsuzluk ve suistimalin içine batmıştı ve seçilmeleri durumunda, hesap sorulacaktı!
Peki, ne oldu?
Seçimler gerçekleşti ve seçmen, ‘buyrun, iktidarsınız, söz verdiniz, biz inandık oyumuzu vererek, gereğini yaptık, şimdi hesap sorun”dedi.
2009 28 Mart yerel seçimleri gerçekleşmeden Sayıştay denetçilerini belediyeye davet eden ve denetim isteyen başkan Eraydın’ın çabaları seçimin gümbürtüsü içinde yok da olsa, CHP iktidara geldikten sonra ki 5 yıl boyunca Bandırma’da Ak Parti iktidarı, Öztaylan/Eraydın başkanlığındaki yönetim aleyhine  ortaya bir tek iddia bile taşınamadı...
CHP, Başkan Pekel ve yönetimi, bir kez olsun, seçim öncesi itham ve iddialarıyla ilgili Savcılığın kapısını çalmadı, çalamadı..
Bir anlamda, itham ve iddiaların sahibi CHP ve yerel yönetim, geçtiğimiz 5 yıllık dönemi, bu konuda sessizlik ve suskunluk içersinde geçirdi.
2009 Mart yerel seçimleri sürecinde iktidar için seçmene verilmiş SÖZ havada  kaldı...
İthamlar ve iddialar ‘kuş’oldu, uçtu..

CHP’LİLER VE SEÇMEN 
TAKDİR ETMELİ!

Ben, bu kentin insanı ve bir gazeteci-yazar olarak bu konuyu muhataplarıyla da çok tartıştım,çok yazdım, çok sordum.
Öncelikle belirtelim: Bugün 2014 30 Mart yerel seçimlerinde bu kez başkan adayı olarak iktidara talip olan Dursun Mirza ve önümüzdeki yerel  seçimde de başkan yardımcılığına talip olan Ozan Onur, 5 yıl boyunca Başkan Pekel’in yardımcılarıydı..
Bu önemli mi?
Evet, önemli!
Çünkü, her iki ismin de bu konu açıldığında, “biz yolsuzluk ve suistimalleri yargıya taşıyacaktık, üstüne gidecektik ama Pekel engelledi” diyebilmeleri ve bu konuda kendilerinden yana mazeret öne sürebilmeleri gerçekçi ve doğru olmadığı gibi, takdirini de başta CHP’liler olmak üzere, kamuoyuna bırakıyorum.
Olayın ikinci yönü ise, seçmenin  oyunun istenme ve alınma gerekçesinin ‘BOŞ’ çıkmasıdır.
SAHTE İDDİA ve SAHTE VAAD konusunun takdirini de yine başta CHP’liler olmak üzere, kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

‘BALIK HAFIZALI MIYIZ’

Biz, geçmişde yaşanmış bir çok şeyi çabuk unutuyoruz. O yüzden de ‘balık hafızalı’ olmakla eleştirildiğimiz çok olmuştur.
Örneğin, 2009 öncesi Öztaylan/Eraydın yerel yönetiminin bir çok karar ve icraatı CHP ve CHP’li Meclis üyeleri tarafından Savcılığa şikayet konusu yapılmış olmasına ve davakonusu olmasına karşın,yine başta CHP’liler ve kamuoyu olmak üzere bu şikayetlerin ve davaların kaderi merak konusudur.
CHP iktidara geldikten sonra, bu şikayetler ve davalar ne oldu!?
Özellikle kamuoyunda  ‘KİPA Projesi’ olarak isimlendirilen proje bugün adeta Ak parti ile CHP arasında paylaşılamayan bir projedir.
‘Yeni otogar,yeni belediye binası,galericiler sitesi, Tır parkı, Liman AVM, (bugün için )Otel’ihalesi ve inşaatı için 2009 yerel seçimleri öncesi Savcılık ve Mahkemeye yürütmenin durdurulması talebiyle giden CHP ve CHP’li Meclis üyeleri olmasına karşın, aynı CHP, 2009 Mart’ın da iktidara geldikten sonra ne oldu!?
Biz yazdık yine yazalım: Seçim sonrası önce bir sessizlik dönemi yaşandı ve bu arada yükneci firmayla ikili görüşmeler belli eller tarafından yürütülerek, önce dava geri çekildi, sonrasında da “müjdeler olsun Bandırma’ya..! Bandırma ve Belediyeyi zarardan kurtardık. Yüklenici firmayla güzel bir anlaşma yaptık”denilerek  Meclisin ve bir çok  CHP’li Meclis üyesinin bile haberi olmadan, konuyu bağıtlayıp, paketle dik...
PAKEDE BOŞUNA BAKMAYIN.. Çünkü, yine Meclisin bilgisi ve kararı olmadan kafa kafaya verilip proje tadilatı yapılarak yeni belediye binasının karşısında inşa edilmekte olan iş merkezi ve çok amaçlı kültür merkezini by pass edip,haa tartışılan bir konunun kapılarını açtık..! 
Bu olayın da takdirini öncelikle CHP’lilere ve kamuoyuna bırakıyorum...
Ama en azından insanlarımız şunu sormalı: BU ALANDA YAPILMASI İÇİN İHALE EDİLMİŞ ÇOK AMAÇLI KÜLTÜR MERKEZİ NEREDE!?
Düğün salonu da bu memleket için bir ihtiyaçtır, diye düşünebilirsiniz..
Tercih meselesi...
Biz yine Başkan Pekel’in ‘5’te 5’ine dönelim..

5 YILLIK MAZERET!

Başkan Pekel de, Başkan Adayı Mirza da, proje tanıtım konusunda aynı geçmiş 5 yıllık mazereti dile getiriyorlar.
Ne diyor sn.Pekel?
“Geride bıraktığımız 5 yıllık süre içinde, bir yandan önceki belediye yönetiminin borçlarını öderken diğer yandan da kentimiz için gerekli yatırımları aksatmladan sürdürmeye, Bandındırmamızı hak ettiği konuma ulaştırmaya gayret gösterdik”
Şöyle devam ediyor:
“(...)Bir yandan eski dönem borçlarını öderken diğer yandan belediye bütçesini en akılcı şekilde kullanarak kentin ihtiyaç duyduğu yatırımları uygulamaya geçirdik..”
‘BORÇ’ meselesi ciddi bir sorun!
Yine CHP’liler ve kamuoyu, 2009 Mart seçimleri sonrasından başlayarak, Başkan Pekel ve ekibinin geçmiş dönemden kendilerine/iktidarlarına  devredilmiş  borçlar konusunda, basında yer almış haberleri açıp, lütfen okusunlar..
Bu konuda en son, proje tanıtım toplantısında Başkan adayı Mirza konuştu ve AKP’nin yerel iktidarı döneminden yani Öztaylan/Eraydın döneminden kendilerine 30 trilyon lira borç kaldığını beyan etti..
30 TRİLYON...!
Peki, bu rakam gerçek ve doğru mu!?
Öztaylan ve Eraydın, açıklanan bu borç rakamının gerçek ve doğru olmadığını, geçmiş 5 yıl boyunca, iktidarlarının ilk gününden bugüne, bu rakamın sürekli yukarıya doğru çekilerek değiştiğini beyan ediyorlar.
Bunu sn..Mirza ile de konuşup, tartıştık..
Rakamdaki yukarı doğru yaşanmış bu değişkenliğin nedenini açıklayamıyor.
Buyursun, açıklasın!
Sedat Pekel mi!?
Pekel falan yok, artık..Pekel’i bu tartışma düzleminden çıkartan Mirza’nın kendisi oldu ve son proje tanıtım toplantısında Pekel’i ‘davetli  misafir’ yaptı, geçmiş 5 yılı sahiplendi...Artık, geçmiş 5 yılı savurmak sn.Pekel’in değil, Mirza’nın sorunu..!

DENK BÜTÇE MASALI

Evet, son 5 yıldır Mirza, hem başkan yardımcısı olarak hem de başkan adayı olarak, hep ‘denk bütçe’den söz ediyor..Bilindiği gibi, bu konuda duvar panoları da zamanında afişlerle donatılmıştı.
Mirza, ‘denk bütçe’ olayını, daha öncede yazdım, Susurluk’ta ‘dile Tahsin’le konuşup,tartışmalı. Yok, şimdi gidemem diyorsa kendisinin de çok iyi bildiği ve tanıdığı Tamer Nalbantoğlu ile konuşup,tartışmalı.
‘Denk bütçe’ kavramı insanımıza yabancı değil. Refahyol iktidarı döneminde rahmetli Erbakan’ın sürekli vurguladığı bir kavramdı.
Gelişmiş Batı’lı ülkelerde de bütçenin denkliği izafidir. Bütçe açığı ise kaçınılmazdır. Bu oran değişkenlik arzedebilir ama ‘açık’ değişmez..!
Yerel yönetimler için de aynı iktisadi olay geçerlidir. 
Özellikle yerel yönetimlerin yatırım ayağı bütçenin gelir kalemiyle bire bir örtüşmez. Açık verir..Belli iktisadi tasarruflarla, gelir ile gider arasındaki açının büyümemesine çalışabilirsiniz ama açık açıktır ve bu iktisadi bir kuraldır, gerçekliktir.
Siz bir belediye yönetimi olarak, denk bütçe ya da bütçe fazlasından söz ediyorsanız, bunun anlamı açıktır:BU,  YENİ YATIRIMINIZ YOKTUR, demektir!
Son 5 yıldır Bandırma’nın tartıştığı olay da budur zaten.
Onun için,belediye olarak kasanızdan kuruş dahi çıkmadan,  29 yıllığına birilerine havale edilmiş dünya kadar işi kendiniz sırtlanıp, yapmışcasına bedava hava atabilirsiniz. ya da eski mal müdürlüğü binasının restorasyonuyla hiçbir ilginiz yokken, ‘biz yaptık’ diyebilirsiniz.
Ama iyi kötü ekonomi bilimini, politikayı bilen bir insana bunları anlatamazsınız..!
Şimdilik bu kadar...

Esen kalın...
 






Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1876