Bugün: 25.11.2017

SORUN DÜŞÜNME(ME)K


Yeni dönemimizin laçkalaşmış sorunu düşün (me) mek. Benim de bulunduğum yeni nesil yoğun teknolojinin tasmasıyla geziyor. Peki, geleceğimiz ve milletimiz için asıl düşünmemiz gereken ne? Nasıl düşünmeli ve ne yapmalıyız?

Bu soruların aslında temel cevabı tarihimizi bilerek ilerlemektir. Biz aslında yok edilmeye çalışılan tarihimizi öne çıkartırsak en derin bilgiye daha vakıf olmuş oluruz. Bunu yapmak zor değil aslında. Ancak, biz zorlaştırıyoruz yahut zorlaştırılıyor. En başta teknolojiyi bu konular üzerinde kullanarak işe başlayabiliriz. Biz uzun yıllardır dayatmalar karşı gelmekten korkarak yaşamışız ve bu konulara girilmeye hep korkulmuştur; küçük bir çocuğun ‘popo’ kelimesine ayıp demesi gibi…

Mesela, teknolojinin tarihinin Türklere dayandığını söylesem, inanır mısınız?

Biz, zamanında tuvalet kanalları kazarken, Avrupa pisliğini poşete yapıp sokağa atıyordu. Biz de kitap üzerinde sadece ismi geçen İbn-i Sina Avrupa’da coğrafyanın temelini atmıştır. Kitabı, Avrupa’da 5 asırdan fazla okutulan adamdan bahsediyoruz. Dünya’da hayran duyduğumuz çoğu gelişmenin temellerini aslında tarihimizden gelen bilim adamları atmış. Tuhaf değil mi?
Hayranlıkla takip ettiğimiz NASA, ya da matematik alanındaki gelişmeler, zamanında Türk bilim adamlarının yazdığı kitaplar ve ortaya attığı teorilerden fazlasıyla yararlanmıştır. Ömer HAYYAM astronomi üzerine muhteşem bir deha! 1079 yılında Celali Takvimini bulmuştur ve günüz takvimin temellerini kurmuştur.

Ama günümüz gençlerinin sorunu ise kendi soyunu yok saymak! O kadar müthiş tarihimizi es geçerek dış dünyaya hayran olmak. Bu bir nevi siber soykırım!

Yazımın başında da söylediğim gibi, bizim sorunumuz aslında düşün (me) mek. Üzerinde bilgimiz olmayan bir konuda deha kesiliyoruz aniden çeşitli teoriler üretiyoruz, sanki tarihimiz, kültürümüz yok dercesine. Dünyada hemen hemen her alanda geçmişten gelen bir Türk parmağı varken. Peki, bu özentilik niye? Niye bizim gençlerimiz İngiliz, Alman tarihlerini ezbere biliyorken niçin kendi tarihlerini görmezden geliyorlar? Bu soru aslında çok açık teknolojinin ve yeni yaşanan gelişmelerin yaldızlar içinde dış ülkelere raks edilmesi. Mesela, şu an yoğun şekilde yabancı dizi, film, kitap, tarih gibi şeylerle uğraşıyor gençlerimiz. Kendi milletinin eserlerini bilmeden. Ali Kuşçu’ yu sorsan gülerek geçerler! Ancak, Stephen Hawking’in hayatını ezbere sayacak kıvamdadırlar.

Peki, ne yapılmalı? Çözüm nedir?

Aslında yapılması gereken şeyler bellidir, gerçek tarihimizi gün yüzüne çıkartmak ve damarlarımızdaki asil kanı hatırlatmaktır. Teknolojinin olumlu yanları gençlerimize aşılanmalıdır. Ama nasıl? Bunun çok yolu vardır ve bunu Türk bilim adamlarının dünyada yaptıkları işleri göz önüne çıkartarak başlanılabilir. Ya da Türk bilim adamlarının neden görmezden gelindiği, gençlerimize açıklanmalıdır.

Bu işler başarıldığında belki de tarihimizdeki gibi araştırmacı ve üretken bir gençliğe sahip olabiliriz.
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 313