Bugün: 23.06.2017

BİLİMSELSİZLİK


Üniversitelerimizde hele ki mühendislik bölümlerinde pek de göz önünde bulunmayan sorunlar var. Mühendislik bölümleri var olan bir sistemin üzerinde çalışmalar yapıp, daha verimli bir hale getirmek için dersler veriyor. Verilen bu dersler uzaktan bakıldığında mantıklı gelebilir ancak asıl sorunlar burada başlıyor.

Nasıl?

En basitinden yola çıkarsak var olan bir sistem incelendiği için sistemin asıl temeli, hangi sorunlar sonucu üretildiği ve ne çeşit bir metot izlendiği verilen dersler arasında işlenmiyor. Metot demişken de, bir noktaya değinmek istiyorum;

Beşeri bilimlerde (tarih, felsefe, edebiyat…) var olan “metodoloji” dersinin mühendis adayı öğrencilerinin alamamasını kayıp olarak görüyorum. Ben de dahil olmak üzere öğrendiğimiz bilgiler başka birisinin izlediği metotlar sonucu ortaya çıkmış. Peki yeni bir şeyler üretmek için başkasının metoduyla ilerlemek doğru mu? 

Bana soracak olursanız yanlış. Çünkü kendimize özgü bir metodumuz olmazsa herkes birbirinin kopyası ürünler ve fikirler ortaya koyar. Akademisyenler de özgünlük noktasında tabiri caiz ise; “eşeği saldım çayıra, mevlam kayıra” mantığını yürütüyorlar. Yani standart eğitimin dışına çıkmayıp, öğrencinin sırtına kaldıramayacağı yük yüklüyorlar.

Peki bu noktada ne yapılmalı?

Aynı beşeri bilimlerde olduğu gibi mühendisler içinde yeni bir metot bulmak için dersler verilmeli. Öğrencilerin ve akademisyenlerin özgün ve yaratıcı olmaları için standart eğitimin dışına çıkıp fazladan emek harcamaları gerekir. Bu sistem böyle devam ettiği sürece parmakla sayılacak kadar az özgün mühendislerimiz olur.

Bir başka sorunumuz ise bilimsel boyuttan uzak öğrenmemiz. Ne gibi?

Mesela mühendisliğin felsefi boyutundan hiç bahsedilmiyor ya da tarihsel sürecinden. Süregelmiş ve ezberci bir mantıkla eğitime devam edilmekte. Oysa ki her şeyin temeli olduğu gibi mühendisliğin temeli de felsefedir. Bizim şuan yaptığımız temelini bilmediğimiz ya da temeli olmayan bir binaya çatı yapmakla eşdeğerdir. Yaşamdan örneklendirecek olursam; elektrik mühendisi adayı öğrencinin devre sistemleriyle uğraşmaktan elektriğin neden, nasıl ve niçin ortaya çıktığından bi haberdir. Bu çok doğal çünkü robotlaştırmak üzere programlandığı için dersler ve ders akışı arka perde kaçırılıyor. Robotlaştırmaktan kastım ise sadece var olan sistemi düşünmek ve özgün olmamaktır.

Peki ya akademisyenlerin hatası nedir?

Başlıca hataları söyleyecek olursam; ilk olarak derslerde 5N1K sorularından uzaklar. Bir konuyu tartışarak öğretmek yerine, ezberleterek kendi düşünce ve metotlarını klonluyorlar. Böylece yazımın başında da söylediğim gibi var olan bir düşünce veya sistem üzerinde çalışmaya itiyorlar.

Mühendis adayı birisi olarak dile getirdiğim sorunlar çokça gözden kaçırılıyor. Genel olarak ise yapılması gereken biz öğrencilere bilim yolunda akademisyenlerin ışık tutması ve kalkındırmasıdır. Mühendislikle bilim asla uzak olmamalıdır. Çünkü bilim temeldir ve bizler sağlam temel üzerine bir şeyler yapmalıyız ki özgünlüğümüzde üretkenliğimizde sağlam olsun. 

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 95