Bugün: 14.12.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • AYTUNÇ ALTINDAL`IN ÖLÜMÜYLE SARSILDIK! ARAŞTIRMACI YAZARLARIN ÜZERİNDEN ELİNİZİ ÇEKİN!

AYTUNÇ ALTINDAL`IN ÖLÜMÜYLE SARSILDIK! ARAŞTIRMACI YAZARLARIN ÜZERİNDEN ELİNİZİ ÇEKİN!


Gazeteci-Yazar-Araştırmacı Aytunç Altındal`ın ölüm haberiyle düşündürücü bir mateme büründük. Yüzyılda bir yeryüzüne düşer böylesi fikir, düşün ve yürek adamları... Bıçaksırtı, soluksuz, yüreğiyle çıkarlar and içtikleri, aşkla sarıldıkları cesaretlerinin yoluna... Tüm sakıncalı oluşlarıyla cesur yüreklerinin götürdüğü yola...

Gizliliğin her boyutu yeraltında nefessiz ve gizli kalsaydı da sen nefes alsaydın bir ömür daha... demek geliyor içimden. Biz seni, sen olarak, Aytunç Altındal olarak tanıyamazdık, fikirlerini, yüksek dehanı, birikimini, insanlık namına gösterdiğin cesur araştırmalarını tanıyamazdık belki... Aydınlattığın ufkumuz, vizyonumuz, birikimlerimiz her gün yeniden gün ışığıyla dolmazdı belki senin sunduklarınla sevgili Aytunç Altındal ustamız, ama sen nefes alırdın yeryüzünde...Bir cana daha kıyılmazdı o zaman... Keşke Tanrının sana armağan ettiği yaşamın, ömrünün sonu biçilmeden sürüp gitseydi... Bu kader, Tanrının sana çizdiği kaderi acımasızca değiştirenlerin çizdiği kader olmalı... Bu ülkeye yabancı olmayan kader çizgilerinden biri belki sadece... Öyle kanıksadık ki "AYDIN ZULMÜ" NÜ... YOKEDİŞLERİ... film izler gibi, acıyı yutkunarak seyirci kalmadık mı hep...Beyinleri susturabilirsiniz belki... Ya içimizdeki sessiz isyanı... Susturabilir misiniz...?! 

Canın pahasına da olsa bıçaksırtı yürüyen büyük ustaydın...

Sağlam ve doğru düşünce, sağlam yürek, topluma karşı sorumlulukla cesur ve bıçaksırtı bir beyin, bir yürek taşıyorsanız, sakıncanız da bir o kadar büyük büyüktür. Doğruların, gizliliklerin, kirliliklerin fikirle cesaretle aydınlatılması, gün ışığından rahatsız olan yarasalar gibi rahatsız eder insanoğlunu...

Susturulmakla, ölümle taçlandırılmadı mı nice memleket aşıkları... Hatırlamak istemedikleri bir şey var oysa; Bir ölür, bin doğar tohumlarını yeryüzüne bırakan cesur yürekler...

Ölümüyle kuşkuları da ardında bırakan büyük usta Aytunç Altındal, 2013 Mayıs ayında verdiği röportajında, bu kuşkuları kendisi de dile getirmişti. İstihbarat örgütlerince iki kez öldürülmek istendiğini söyleyen Altındal, bir anda ortaya çıkan ve hızla yayılan hastalığı ile ilgili endişe verici, akıllarda soru işareti bırakan açıklamayı yapmıştı.

"Biyopsiler yapılmıştı, iki ay öncesine kadar tertemiz çıkmıştı. Sonra bir ay içinde vücudumu saran kanserle karşılaştık. doktorlar çok şaşırdı. Nükleer Tıp Merkezi `bunda bir gariplik var. Vücudunuza kanser ilacı verirlimş olabilir` dediler. Doktorlar böyle bir tertip var mı onu araştırıyor. Ama bütün belirtiler bu tertipi gösteriyor." diyordu ve "CİA `mı zehirledi" kuşkusu içindeydi büyük usta Aytunç Altındal.

Düşünmek, çok şey bilmek, sağlam bir kafa yapısına sahip olmak, yüreği güçlü, kalemi keskin ve sağlam araştırmacı olmak BÜYÜK SUÇ! Nerede kafalı adam varsa yokedilmeye mahkum!

Ne olsaydı; bu ülke  SALAKLAR ÜLKESİ Mİ? BEYİNSİZLER ÜLKESİ  Mİ? DÜŞÜNMEK YOKSUNU EMBESİLLER ÜLKESİ Mİ?

Gayet rahat öldürüyorlar, susturuyorlar...

Öldürmeyi, susturmayı başaramayanlar, alakasız birini öldürüp, susturmak ve asıl yoketmek istediklerinin üzerine giydirmeye çalışıyorlar suçu... Araştırmacı yapınız güçlü ve keskinse böylesi oynanan oyunu çabuk çözüyorsunuz. BİR DE BÖYLE BİR YOKETME, SUSTURMA SENARYOLARI VAR..!

Benzer şekilde çok şey yaşadım... Gördüm.. Tanık oldum... Ki, nacizane yaşamımda bile benzer rahatsızlıkları yaşadıysam, değerli usta Aytunç Altındal`ın anlattıkları hiç de sürpriz değil..!

Bitsin artık..! Kalemleri, Düşünceleri, Araştırmacıları, Yazarları, Gazetecileri rahat bırakın! Düşünen adamdan fayda gelir, zarar gelmez..! Köstebek yuvalarınız, yarasa inleriniz rahatsız oluyorsa gün ışığıyla aydınlanın...

Düşünmeyen insanlar istiyorsanız, eğitim yuvalarını kapatın! Kitapları yakın! Kültür ve sanat yuvalarını yıkın! Koyun sürülerine çevirin tüm insanlığı! Ya da köpekleştirin; hoşt..! deyince giden, kemik atınca diz çöken!.. Düşünen beyinlere insanca yaşamı değil, hayvanca yaşamı öğretin..!

Beş yıldır elime kalem almıyorum! Kimse sormaz mı neden?! "öğretmenler de psikolojik destek almalıdır" sözümden dolayı! Çocuklarımız okullarda "Rehberlik ve Psikolojik danışmanlık" alıyorlar!? eee...?  O zaman bu da çocuklara hakaretin de hakareti mi oluyor?  BU HAKARET VE SUÇ DEĞİL DE BENİM SÖZÜM MÜ SUÇ OLDU? 

Suçmuş!..; Savcı , yazımı alıp yeşil fosforlu kalemle altını çizmiş sadece , "öğretmenler de psikilojik destek almalıdır.." sözümün..! 

Bu durum, bu ülkede yaşatılanların en basiti! Ya büyük ustalar? Aytunç Altındal gibi ustalara yaşatılanlar ve biçilen ömürler!?

Düşünen, Araştıran, Kaypak olmayan, Memleketi uğruna herşeyi göze alarak yola çıkan, yazarın, çizerin, araştırmacının, gazetecinin üzerinden ellerinizi çekin!

O beyinler, o fikir adamları, o araştırmacılar gün olur sizin haklarınız için de düşünmek, araştırmak, fikir üretmek, yazmak, konuşmak, hakkınızı savunmak için varlar!...


  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 875