Bugün: 21.08.2017

UNUTMAYINIZ BİZ İNSANIZ!


Hayatın akışına fazla kendimizi kaptırıyoruz. Kendimizi Evrenin merkezinde görüyoruz. Dünya adeta çevremizde dönüyor.
 Bedenimizi mükemmel zannediyoruz. Aklımızı kusursuz buluyoruz.
 Hayallerimiz büyük ve muhteşem. Hırslarımız egomuzu esir ediyor.
 Yeni kıtalar keşfettik. Denizlerin en derin yerlerine inmeye devam ettik. Ay`a ayak bastık. Mars`a robotlar gönderdik. Jüpiter ve Satürn gibi gezegenlerde araştırma sondalarımız var.
 Yetinmedik, radyo teleskopları ile uzayı gözlemledik. Yeni galaksiler, yıldızlar ve gezegenler bulduk.
 Merakımızın sınırı yok! Yeterli mi? Tabi ki değil!
 Bizler çoğalırız. Bizler yayılarız. Zorla ele geçiririz. Asimile ederiz. 
 Herşeyi kendi sistemimize entegre ederiz. Bizden farklı olanı kendimize benzetiriz. 
 Peki amaç nedir? Hayatta kalmak mı? Evet tam anlamıyla, mevcudiyetimizin devamlılığı için her şeyi yapıyoruz. Çocukluktan itibaren, yıllar süren bir disiplin ile eğitim öğretim görüyoruz.
 Çalışıyoruz ve başarı elde ediyoruz. Dünya bize hep ilerlememizi öğretiyor. Durmak yok olmak demek! Yok olmamak için yok etmek gerek. Doğayı yok etmek; insanı yok etmek; sevgiyi yok etmek, dürüstlüğü yok etmek, Bizi yok etmek.
 Mutluluk, sevgi ve aşk aslında kontrolsüz gücün kendisidir.
 Birer hedeftir ve ulaşmak için çalışmak ve savaşmak gerekir.
 Savaşmak gerekirse; sevgi bunun neresindedir? Mücadelede biri kaybedecekse; İnsanlık bunun neresindedir? Aşkta biri ölecekse; kavuşmak kime ne yarar getirir?
 İnsanın en insan yapan duygular bile doğru olana karşı yanlışlıklar içerir. Doğru olanı yapmak mantığın gereğidir.
 Adalet mantık ile çalışır. Hak akıl ile yerini bulur. 
 İnsanlık saf duygular üzerine kuruldu. Medeniyet hedefe ilerlemek için bulunmuş bir idoldu.
 Medeniyetimiz yükseldikçe, İnsanlığımız düştü. 
 Rüya gördük uun yıllar. Mükemmeliyet olması gerekenmiş gibi bize yutturuldu. Halbu ki Mükemmel değildik ki biz!
 Ağzımızdan giren gıda ve burnumuzda alınan oksijeni yakarak yaşayan ilkel canlılardan öte değildik. Bir içten yanmalı motor ancak bizim kadar gelişmiş ve medeniydi. Nefes almadan dolaşabilir miyiz? Ya da yemek yemeden? Bir tek okuma ile hafızamıza bilgi depolayabilir miyiz? Üremek için çift olmadan insan yaratbilir miyiz?
 Kusura bakmayın ama, biz ağaç kökü ile mağara duvarlarına resim çizen atalarımız kadar insanız. 
 Cinayet işlerken atalarımız bir yudum su ve bir yudum yiyeceğin derdine düşmüşlerdi. Biz ise daha büyük evler ve daha hızlı otomobiller için cinayet işliyoruz.
 Atalarımız öldrülmemek için yalan söylerken; biz şimdi kıskanığımız için yalan söylüyoruz.
 Hırsızlığın ölçüsü yaşayabilmek için çalmak ise şimdi neden daha zengin olmak için çalıyoruz.
 Homosapien özel mülke kavuşmuş olabilir. Uzayı keşfe başlamış olabilir.
 Hatta kendi bedenin ve aklının sınırlarını zorlamış olabilir. Ancak sonuç değişmeyendir. Bir dostumun dediği gibi. Herşey 500 gram kuzu eti veya 40 gram havyar içindir. Belki de bir kadeh kaliteli fransız şarabı.
 Ötesi, ölen bedeniniz için taşıması zor bir küffettir.
 Biz insan olduğumuzu unutmakla kalmadık; aynı zamanda kendimize yeni anlamlar ve değerler kattık.
 Aslında herşey matematik teoremi kadar basit ve yalın.
 Toplamayı, çıkarmayı, çarpmayı ve bölmeyi bilene!
 Birde kendine saygı göstermeyi...
 Saygılarımla...

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 631