Bugün: 25.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • TÜRK OLMAK İLE TÜRK GİBİ OLMAK...

TÜRK OLMAK İLE TÜRK GİBİ OLMAK...

DÖNENCE
Aylardır, yıllardır farklı konu ve olaylar üzerine yazıyoruz. Olan biteni irdeliyoruz. Arı kovanına çomak sokuyoruz.
Yazdıklarımız genelde hoş karşılanmazken; bazen de taktir topluyor.
 
Övmeyi çok severim. Ama yaşadığım coğrafyada övmeye layık çok az şey meydana geliyor. Bizim tüm köşe yazısı negatif eleştiri ile dolup taşıyor.
İnsanlar hakkımızda: ``Bu kadar mı mükemmelsin?`` sorusunu sıkça soruyor.
Evet mükemmeliyeti aramak İnsanoğlunun temel hak ve görevidir.
Medeniyet yaşadığımız Dünyanın mükemmelleşmesi ile yücelir.
Ancak hiçbirimiz mükemmel değiliz.
 
Yeni milenyum ile Türkiye topraklarında sap ile saman iyice karışmaya başladı. Medeniyet seviyemizin ilerleyişi yavaşladı.
Batı toplumu ile rekabetimiz sadece ekonomi bilimi çerçevesinde sınırlandı.
Kültürel varlığımız ve değer yargılarımız dejenerasyona uğradı. Birey toplum, toplum birey, birey birey çatışmaları içinden çıkılamaz hale geldi. Toplum lego parçaları gibi dağıldı. Birbirine tahammülsüz, saygısız insan yığınları oluştu.
 
Teorik olarak parçalandık Türkiyem...
Hem de en yüksek hızla parçalandık...
 
Duvara tosladık. Üzerinde bizi taşıyan bu vatan tüm değerleri ile parçalandı.
 
Bu gün hemen hemen her milli, ruhani ve insani değeri tartışmayı öğrenmiş olabiliriz. Ama sonuca gitmeyi beceremiyoruz. Önermeden bir doğru çıkmıyor. Kötü olan önermeden bir yanlış bile çıkaramamamız.
Çözümsüz bir insan, çözümsüz bir toplum.
 
Kuralsız bir yaşam, kuralsız bir ülke...
Biz kimiz? Bu Dünya`da neredeyiz? Sorularına kim sağlıklı cevap verebilir?
Biz Türk müyüz? Biz Müslüman mıyız?
Kurban Bayramını arkamızda yeni bırakmamıza rağmen, kim bayram yaşandığına şahit olabilir. Bayramda kaç kişi kapınızı çalar oldu? Kaç çocuk artık para ve şeker almak için zillerimizi bastı? Bayram, yarasa gibi sabah ezanına kadar taş okey oynamak ve sonra öğlene kadar uyumak mıdır?
Bayram aman Tahiti plajlarını görmeden ölemem diyen vatandaşın, uçakla Tahiti`ye tatile gitmesi midir? Neden salak Tahiti halkı ve Birleşik Arap Emirlikleri hava yollarını kalkındırma isteği içimizde doğmaktadır?
 
Biz artık Türk ve Müslüman değiliz. Biz Türk gibi ant içen, Müslüman gibi salavat getirenleriz.
 
Türk olmak, mert olmaktır. Sözünden dönmemektir. Bir olmaktır. Aileye, Millete, Vatana sadık olmaktır. Türk olmak hizmet etmektir. Ülkene hizmet etmek. Hakka hizmet etmek. Türk doğulmaz, Türk olunur. Türk olmak bir değerdir. Çok az millet, milletine özdeş bir değer verbilmiştir.
Birde Türk gibi olmak var. İlkokul sıralarında her sabah zorla anlamını bilmediğin; bilsende anlamadığın bir ant ezberlemek. Milli bayramlarda, bir tarafın donup, grip olsanda; elinde renkli flama ve kartonla yeşil stadyum çimlerinde saçma sapan haraketler yapmak. Aptal bürokratlara görsel şölen sunmak. Askere vatan sağolsun cümleleri ile gidip; PKK militanlarını nöbet sırasında karşında görünce, uyuyor numarası yapmak. Nöbet yerinden kaçmak. Göğüs güğüse çarpışan arkadaşlarını g..t korkusuna ortada bırakmak.
 
Türk olmak Kardak kayalıklarına çıkmak için hazırlanan SAT timinde Kıdemli ÜstTeğmen Ercan KİREÇTEPE olmaktır. Ercan KİREÇTEPE kayalıklara komando timini taşıyacak olan şişme botun benzini olmadığı için; cebindeki para ile yakındaki akaryakıt istasyonundan benzin alıp botun yakıt deposunu doldurmuştu.
Fiili Yunan işgalini son bulmasını sağlayan kahraman SAT Komandoları Ercan komutanın alnının hakkı tertemiz parası ile satın aldığı benzin sayesinde operasyonu icra ettiler. Ercan komutan şu anda tan beş yıldır askeri cezaevinde Poyrazköy davasından dolayı tutuklu. Ne kadar ironik değil mi?
Bir de Müslüman olmak var. Hakka kendi özbenliğimiz ile teslim olmak. Haktan başka dost aramamak. Kadere ( yani sonumuza) inanmak. Komşumuzu aç bırakmamak. Sermaye biriktirmemek. Faiz ve kumardan uzak durmak. Kimsenin hakkını yememek. Bencil olmamak...
 
Şimdilerde Müslüman gibi salavat getirenlerin çağı yaşanıyor.
Bayramda elimize geçen etin toplam miktarı 2kg. Hadi benden 1kg daha, olsun 3kg.
Eski bayramları hatırlardım. Buzdolabının içi et ile dolup taşardı. Aylarca et yenirdi. Hiçbir komşu aç kalmazdı.
Şimdi onbinlerce baş kesilen hayvanlar acaba nereye gidiyor?
Lakırtıya gelince herkes kurban kesiyor. Sorunca kimsede et yok.
İlginç, sanırım etler derin dondurucuların en ücra köşelerini şenlendiriyor. Çocuklaarı sevindirmenin sevabı büyük derler, Büyükler. Artık kapılar çalındığında suratlar asılıyor. Bazı evlerde, bu evde kimse yok oyunu oynanıyor. Perde arkasından kim geliyor, kim gidiyor seyir ediliyor. Traji komik müslümanlar her yeri doldurup taşırıyor.
Müslüman gibi salavat getirenler bol bol yalan söylüyor. Ölmeye yakın bir haç ibadeti yapılıyor. Haç için sıra bekleniyor. Kura çekiliyor. Kurada adı çıkmayan, veryansın ediyor.
Çünkü haç görevini yirmi yaşında yapmak istemiyor. Yirmi yaşında yapınca kim pavyona gidecek? Kim altınlı günlerde komşusu gelini hakkında dedikodu yapacak.
Müslüman gibi salavat getirenler genelde bir cuma namazı ile kurtuluşa koşuyor. Tabi kimi nasıl kandırabilirse.
Birde Müslümanlar Mercedes, Ferrari, Bugatti gibi otomobil markalarını tercih edebiliyor. Diğer tarafta Etiyopyada, Afganistanda Müslümanlar savaş ve açlıktan ölüyor.
 
İnsan salavat getirmektende soğuyor.
 
Türk olmak zor iş. Verdiğin sözü tutacaksın, adam gibi adam, mert sadık kadın olacaksın. Paraya, şan şöhrete kendini satmayacaksın. Nerde öyle Türklük kaldı mı ki?
 
Biz Türk olmayı ve müslüman olmayı şekilcilikte aramaya devam ediyoruz. Türk ve İslam değerlerine kıyasıya saldırıyoruz. Birbirimizi laik, gerici, emperyalist, komünist sıfatlarıyla sınıflandırıyoruz. Yakıp yıkmayı, yakalayıp hapse atmayı, sindirmeyi, asimile etmeyi, sömürmeyi marifet sayıyoruz.
Hoş biz sayı saymasını da beceremiyoruz. Bayram sonunda açıklanan, bayram süresince trafik kazalarında ölen insan sayısı her kanalda başka sayıda.
 
Artık komik bireyler olarak, komik bir toplumda, komik yaşamlarımızla başbaşa kalıyoruz. Dedik yaa.. Çünkü gitgide parçalanıp dağılıyoruz. Kendimizi kaybediyoruz. Aynı bedenlerde başka birileri oluyoruz. 
 
Her kimseniz, hepinize Saygılarımla...
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 1059