Bugün: 25.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • LÜTFEN YENİ VAADLERDE BULUNUN!

LÜTFEN YENİ VAADLERDE BULUNUN!


Bizim ülkemizde yaşayan her insan profili, cehalet sözcüğünü ayrı bir anlamlandırmakta. Yaşadığı yer, eğitim durumu veya yıllk geliri ne olursa olsun; cehalet bizim için vazgeçilmez bir kavram...
 O artık bizden biri. Akrabamızdan, arkadaşımızdan ve komşumuzdan daha yakın.
 Adeta cehaleti babamızın oğlu gibi sahiplenmişiz. Ondan vazgeçemiyoruz. Damarlarımızda ki kan kadar bizim bir parçamız olmuş durumda.
 Cehalet bizim için bir durumun ismi değil, bir değerin kendisi haline gelmiş.
 Cehaleti her türlü amaç ve rant için araç olarak kullanıyoruz.
 Örneğin topu cehalete atıp üstümüzdeki tüm suçlardan kurtulabiliyoruz.
 Sorumluluklarımızdan cehaleti sorumlu tutarak kaçabiliyoruz.
 Cehalet bizim anahtarımız olmuş, her kapıyı açabiliyor veya onun yardımı ile istenmeye kapılar kapatılabiliyor. 
 Kendimizi yüceltmenin en kolay yolu da cehaletin varlığı yüceltmek. Karşımızdaki birey veya kitleyi cahil ilan etmek onu pasif duruma düşürmeye yetiyor. Bu durumda karşıt taraf akıllı ve bilinçli oluyor. Tabi buna inanırsanız...
 Cehalet siyasi doktrinde de yerini almış bir sözcük. Mesela kitleler cehalet ile ehlileştirilebiliyor. Cehalet sayesinde tüm kavramlar değiştirilebiliyor. 
Cehaletin toplum içinde yayılması mevcudiyet değildir. Cehalet topluma empoze edilir. Bilinçli ve sistematik olarak yayılır. Kısa sürede halk devşirilir.
 Ancak toplum tüm bireyleri kapsar. Bu bireylerin başında da siyasetçiler gelir. Siyasetçiler toplumda ki en cahil kişiler arasında gösterilebilir. Şark kurnazlığı ve akıl farklı varlıklardır. 
 Siyasetçiler şark kurnazıdır. Mutlaka arkalarında kapital güç yer alır. 
 Asla yardımcıları, danışmanları olmadan çalışamazlar. Kendi yetersizliklerini hissettirmemek için hep yazılı metinden hitap etmek zorundadırlar... Bu durumda cahil cahilin efendisidir!
 Seçimler yaklaşırken, parti liderlerinin ve adayların halka yaptıkları konuşmaları iyi analiz edin. Sayfa sayfa bitmek tükenmek bilmeyen metinlerin giriş gelişme ve sonuç bölümlerine bakın.
 Giriş vardır, gelişme hiç bitmez ama sonuç yoktur. Hepsi topu topu üç beş kelimelik anlamlar sayfalara dağıtılarak halka sunulur.
 Konuşmayı dinleyen kişinin tek aklında kalan ise karşılıklı yöneltilen suçlamalar ve krişe kelimelerdir. İş, aş, emek ve adalet en çok kullanılan ama içi bir türlü dolmayan sözcüklerdir.
 Bu sözcüklerin içinin dolmasıda gerekmemektedir. Çünkü bu cehaletle asimilize edilmiş düşünmeyen ve sorgulamayan kitlelere servis edilecektir.  Ülke gerçekleri siyasi ergüman yapılmaz.
 İç ve dış tehditler hiçbir zaman dile getirilmez. Türkiye Cumhuriyetinin düşmanları söylenmez. Çünkü gün gelir düşmanla bile rant ortaklığı yapılır. Ülkenin kemikleşmiş sorunları da sümen altı edilerek gözlerden uzak tutulur. İç ve dış borcun sebebi açıklanmaz. Eğitim reformunun ne olduğundan bahsedilmez.
 İşsizliğe çözümün çözüm kısmı hep lafta kalır. Kimse ortaya bir plan koyamaz. Mutlak bir tarih veya sayısal istatistikler ile vatan kurtarılır.
 Cehalet tüm bu durumun kabullanilmesini ve sorgulanmamasını sağlar. 
 Zaten cehaletin yanında bir de fanatizm vardır ki; tadından yenmez!
 Aslında cehalet o kadar da yaygın değildir. Sadece yaygınmış gibi gösterilir.
 Millet gerçeği görür ve bilir. Gördüklerini ve bildiklerini unutarak rant kavramına yönelir. Her siyasinin arkasından gülüp geçilir.
 Her parti biribiri ile aynı tutulur. Her siyasetçi halk için yalancı ve düzenbazdır. Sadece kimse bunu söylemeye cesaret edemez.
 Bu seçimde artık aykırı vaatler bekliyorum. Söylenmeyeni söyleyen bir lider bekliyorum. Mesela Amerika Birleşik Devletlerine emperyalizmin maşası diyebilecek bir siyasetçi.
 Mesela Ermenilere bizler olduğumuz kadar sizlerde katilsiniz diye bilecek bir siyasetçi bekliyorum. Mesela Yunanistandan on iki adayı resmen hakkımız olarak talep edebilecek bir lider bekliyorum.
 Seçmenin cahil olanının makbul olduğu gibi siyasetçininde cahili mi makbuldür bilmiyorum. Ama bu seçimlerde yuvarlak sözcüklerden oluşmuş vaadleri dinlemek istemiyorum. Lütfen cahil olan cahilliğini ve haddini bilsin, şu Türkiyenin önünden çekilsin.

 Saygılarımla...

  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 668