Bugün: 25.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • İMRALI'NIN YOLLARI TAŞTAN SEN BENİ ÇIKARDIN BAŞTAN...

İMRALI'NIN YOLLARI TAŞTAN SEN BENİ ÇIKARDIN BAŞTAN...


Müjdeler olsun. Devlet artık PKK'nın seviyesindedir. Taşeron bebek katilleri ile uzlaşan devlet, yakında sinemalardaaaaa.
Evet Türkiye, bir beceriksizlik, ahlaksızlık ve hayasızlık örneği ile karşı karşıyasın. 2023'ün süper gücü Türkiye, yine devlet olmayı başaramadı ve Dünyaya rezil oldu. Amerika'nın tebriği bir kıssadan dalga geçer gibi yüzümüze çarptı. Allah beterinden saklasın.

Daha ne beteri olacaksa?

Bazen utanç duymanın ne olduğunu Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğumu hatırlayarak; hatırlıyorum. Ne kadar acı değil mi? Durumu bir göz atalım.
Apo vardı; adam oldu. Bebek katili idi; barış elçisi oldu. Şanlı şerefli Türk silahlı kuvvetleri, iki gerillanın kellesini alamadığı için, sindi ve sustu. Ölen öldüğü ile kaldı. Ne şehittir ne gazi bizim mehmet oldu niyazi. Bir gerilla savaşı nasıl askeri ve siyasi olarak kaybedilir; bunun örneğini Türkiye bir çırpıda gösterdi.
30 yıllık savaş yenilgi ile sonuçlandı. Ödün falan verilmedi. Küresel işbirlikçi PKK şanlı şerefli bir zafer kazandı. En azından barış sağlanırsa.

Barış dediğiniz nedir? Bir tarafın istek ve arzularını kabul etmek.

O gücün iradesine boyun eğmek. En hafif tanımlama kelimesi ile uzlaşmak. İşte barış bir sonuç değil bir araçtır. Barışın sonucunda bir kazanan bir de kaybeden olur. Biz barış sağlarsak kaybeden olacağız. Çünkü PKK'nın isteklerinin bir kısmını yerine getirmiş olacağız. Kürt kimliği ve bazı sosyaekonomik haklar gibi. Bu durumda kaybetmenin umarsanmadığı bu memlekette, onur ve gurura sahip insan da kalmamaıştır.
En azından kimse bu pazarlığa itiraz etmediğine göre böyle.
Bir zamanda Abdülhamid hazretleride yahudilerle pazarlık yapmıştı.
Yahudi lobisinin atadığı Siyonizm lideri Theodore Herzl Filistin diyarını sultandan istemiş ama alamamıştı. Herzl'in ısrarları sonucu Sultandan  Kuzey Irak'tan bir bölge vermeyi şartlı kabul ediyor. Herzl bunu kabul etmiyor ve siyonizm şahıslardan toprak satın alıp yerleşme yolu ile başlatılıyor. Verilen rüşvet ile aciz devlet daha da acizleştriliyor ve bugünkü İsrail'in temelleri atılıyor.
Ver kurtul mantığı tüm muhafazakar ve milliyetçi yönetimlerde görülmektedir. Vatanını en çok seven en çabuk satandır.
Vermemekte bir çare olmamaış türkler için, vermesekte almışlar. Demek ki biz verici değiliz, onlar alıcı.
Kürtlerde haklarını PKK ile alacaklar. Hem de çok yakında.
İçinizden bu vatan bölünmez diyen varsa, anlını karışlarım.
Bölünecek ve yok olacak. Bunu ABD emperyalizm falan değil, bizzat biz yapacağız.
İşte benim doğru sözüm bu. Kim bilir parçalanıp güçsüzleşmek ve bir Dünya gücünün emrine girmek daha hayırlıdır. Olabilir. Başbakan tüm milliyetçiliği ayaklarımın altına aldığını söylüyor.
Tüm ideolojilere karşı olduğunu iddaa ediyor. Oysa din denilen ideolojiden habersiz olduğunu zannediyorum. Siyasal islamdan yetişmiş bir siyasetçinin ekonomik ve ideolojik sistemlerden nefret etmesi çok ironik. Merak ediyorum. Bugün Türk ve Kürt milletini ayaklar altına alanlar yarın İslamı ayaklar altına alabilirler mi? Yoksa islam şeriatında öldürülenin, yakınlarının kararı ile katilin infazınının gerçekleştirilmesi kuralını bugün yönetimde ki yeni islamcı parti bilmemekte midir? Öldürülen binlerce Kürt ve Türk'ün ailesi Apo denen cani için idam diye bağırırken; muhafazakar iktidar nerdedir?

İşte tezatlıkların içinde yaşayan bir birey ve toplumun hikayesi Türkiye.

Hepinize esenliklerle....
  • PAYLAŞ