Bugün: 25.06.2017
  • Ana Sayfa
  • »
  • GİTTİM, GÖRDÜM, GELDİM...

GİTTİM, GÖRDÜM, GELDİM...


Bir gitme, görme merakı aldı Dünya'yı. Seyahat etmek. Görmediğiniz coğrafyaları keşfetmek. Fotoğraf çekmek. Geri dönüp, gitmeyen arkadaşlarınıza hava atmak. Kendinizi özel hissetmek. Bir de Sosyal medyada fotoğraf yarışına girmek.

Bu en insani tatmin duygusunu yaşamamız, artık çok kolay ve ucuz. Almanya'dan Çin'e, oradan Hindistana tüm Dünya ayaklarınızın altında serilmiş durumda. Parası olan olmayan tüm talepkarlara sunulmakta.

Evet seyahat sektörü ve sömürüsüne hoş geldiniz. Yerkürenin ve kapitalizmin yeni icadı ortaya çıktı. Son dönemlerde artan gezmeli görmeli televizyon programları ile bir yeni sektörün yaratılışına başlanmıştı. Merak duygusunu körüklemek, özendirmek, provake etmek, aklını çelmek, beynini yıkamak vs vs ile bireyi gezip görmeye yönlendirmek.

Kanal kanal gezin önce. Bir bakmışsınız, Dünya'nın en yüksek dağından, Dünya'nın en kalabalık şehirlerine, sürekli gezip gören ve gösteren programlar ekranları boy boy kaplamakta. Bir adam Peru'nun bozkırında lama sütü içiyor. Öbür kadın Rusya'da Rus bir ailenin akşam yemeğine katılıyor. Kültür ve doğa ardı ardına gözlerimize resmediliyor.

Bir de bakmışsınız içimizde ki Çelebi uyanıyor. ''Bende gideceğim.''sözleri dudaklarımızdan dökülüyor. Biraz cebimnde parası olan vatandaş para içinde yüzen diğer vatandaşla sidik yarıştırıyor. ''Ben yaşamak istiyorum.'' sözleri dillere pelesenk oluyor.

Şimdi buraya kadar her şey bilinenler ama bilinmeyenler can sıkıyor. Öncelikle okuyan ve seyreden kişi zaten Dünya'nın altını üstünü biliyor. Bilmem kaç inç bilmem kaç mghz televizyonda, HD kalitede dağ aslanının doğumunu seyredebiliyoruz. Ya da New York içindeki bir gökdelenin inşaa sürecine tanık oluyoruz.

Yani biraysel olarak bilmediğimiz bir halt olmadığı için gezip görmemiz için olgun sebepler gerekiyor. Gezmek demek, ulaşım demek. Gezmek demek, konaklamak demek, Gezmek demek, tüketim demek. Gezmek demek, sömürülmek demek.

Daha açıkca anlatmak gerek. Yurt dışına seyahate giden arkadaşlarınıza sorun. Mesela İtalya'ya giden bir şahsiyet sırası ile aynı şeyleri tekrar ediyor. ''Romaya gittik. Kolezyumu gördük. Vatikan'da Papa halka sesleniyordu. Onu uzaktan gördük. Mahmut fotoğrafını çekeyim dedi, ama zum yetmedi.'' falan filan.

Ey benim salak vatandaşım. Papayı ben zaten görüyorum televizyondan sen oradan görsen ne olur? Zaten Papa'da seni göremiyor. Yani karşılıklı bir iletişiminiz yok. İletişim olmayınca; paylaşımda olmuyor. Sen Papaya hatır soramıyorsun. O da sana derdini anlatamıyor. O zaman bana faydası olamayan kilise Papasının ben ta haçını seveyim.

Venedikte gondolla dolaş. Pariste Eyfel kulesine git. İspanyada Boğa güreşi seyret falan filan. Sonuç? Kişi başı 2000 euro harcama yap. Bir haftada uykusuz binlerce kilometre git. Dön gel Türkiye topraklarına, yarın kalk bir bakmışsın cepte maaş yok.

İşte allı pullu seyahat ve gezi propagandasının sonucu bu.

Birileri para kazanırken birileri yine para kaybediyor. Yetmiyor. Kalkan her uçak ile ozon biraz daha deliniyor. Doğa geri dönülmez biçimde kirleniyor. Bizler ise tatmin olduğumuzla kalıyoruz.

  Gezmek kötü müdür? Tabi kş değildir. Ama bir amaca uygun yapılıyorsa. Bir bilinmeyeni bilmek. Ulaşılmayana ulaşmak. Amaçlardan bazıları olabilir. Mesela gittiğiniz ülkedeki insanlar seni tanıyor mu? İnsan ve Dünya hakkında ne düşünüyorlar. Sırları nedir? Korkuları nedir? Hayalleri nedir? 

Süslü püslü reklam metinlerinde yazan ''Gelin Gezelim. Gelin keşfedelim.'' gibi zırvalara inanarak neyi keşfediyoruz? İnsan insan odaklı olmayan hiçbir şey fenomende insan değildir. Gezmek aynı yemek yemek, uyumak ve üremek gibi tatmin odaklı bir eylem halini alıyor. Anlamak en sona bırakılıyor. Görsel, işitsel ve tensel temas ile yanlızca bilgi alılanıyor. Algılanan bilgi sorgulanmıyor.

Ben merak duygusunun törpülendiğine inanıyorum ve soruyorum. Nereye gidiyoruz? Seyahat etmek ve kültürlerin birbiri ile temas etmesi, siyasi bir operasyonun araçlarından biridir. Küreselleşme içinde köklü kültürlerin birbirleri ile kaynaşması sonucu dejenere olması; parçalanacak Dünya ülkeleri için tehdittir. Aynı barış ve kardeşlik yalanı gibi. Sınırların kaldırılması için gerekli kamuoyunun oluşturulması, seyahat özgürlüğü fikri ile mevcut.

 Sosyolojik değişim, kişisel gelişim seyahat eyleminin devamlılığını sağlıyor. İnsanoğu yapmadığı şeyleri yapmak istiyor. İçine kapanık, dış Dünya ile temas sağlayamayan ülke ve insanlar; içten içe hızlı bir entegrasyon isteği duyuyor. Sosyalleşmek iyidir. Ama amaçsızca yapılmamalıdır.

Yine bir toplum mühendisliği ile karşı karşıya mı kalıyoruz sorusu kulaklarıma çarpıyor. Toplumu yönlendirenlerin ne amaçladıkları  ilgimi çekiyor.  İnsan bilmediğini bilmek için gezerken, biz tatminsizliğimizi gidermek için geziyoruz.

Eskiden uyuturlardı bu memleketi şimdi gezdiriyorlar.

İyi gezmeler Türkiye... 
  • PAYLAŞ