Bugün: 25.06.2017

BAHAR DALLARI


Mart ayına girerken, güneş biraz daha yüzünü gösterir oldu bize. Henüz ısı artmasada, içimiz güneş ile ısınmaya başladı. Kış bir ay içinde bizden uzaklaşacak ve yerine bahar gelecek. Ben de güzel havaları gezerek değerlendiriyorum. Bilen bilir. Birçok gezi yazısı hazırladım Realite dergisi için. Ayrıca SonKurşun'a köşe yazıları yazdım, gezdiğim yerlerle ilgili.
Geçen hafta sonuda Trilye (Zeytinbağı) gezisine katıldım. Geziyi Banvit fotoğraf kursu kursiyerleri için, Banvit şirketi düzenliyordu. Beni davet eden, Işıl UTKU ve Gülşah SAĞLAM UEBEL'e teşekkürlerimi sunarım. Çok güzel ve anlamlı bir haftasonu oldu benim için. Daha önce içinden geçtiğim Trilye'yi fotoğrafçı dostlarım ile keşfetme olanağı buldum.
Çok küçük ve pozitif bir yerleşke burası. Belediye hizmeti verilen, ama köy tadında bir sahil kasabası. Bizim Edincik'in sahil kenarında olanını düşünün. Şimdi bunları neden anlatıyorsun? diyebilirsiniz. Ancak turizm çıkmazında sıkışıp kalan bir Kapıdağ ve yerleşimleri için iyi bir örnek Trilye. Mesela eski ve restrasyon bekleyen tarihi evleri. Eski kiliseleri, çeşmeleri ve taş mektep olarak bilinen eski Rum ortodoks okulu görmeye değer. Sarp yamacın üstünde kurulan kasabanın sadece küçük bir kısmı deniz seviyesinde. Kasabanın büyük kısmı iki tepe arasına inşa edilmiş. Çam ve zeytin ağaçları arasında, hem deniz hem de tarih kokuyor. Bahar dalları açmış erkenden. çocuklar koşturuyor dörtbir yandan. Etrafımızda bazıları. Fotoğraf çekinmek isteniyorlar.
Kasaba sakinleri sadece zeytin tarımı yapmıyor. Aynı zamanda yaşadıkları bu yeri turizme açıyorlar. Küçücük dalga kıran içinde onlarca yat ve kotra bulunuyor. Sahilde balık restoranları mevcut. Ayrıca el yapımı reçeller, zeytinler alabileceğiniz tezgah ve dükkanlar var. İşletmeciliğini Trilye sakinleri üstleniyor. Trilye bilinçsizde olsa bir markalaşmaya doğru ilerliyor. Burada düşünüyorum. Kapıdağ içindeki kestane ormanlarının etinden ve sütünden yararlanan Kapıdağ sakinlerinin, onlarca yıldır turizm adına gelişme sağlayamamaları çok üzüntü verici. Örneğin, Ballıpınar atıl bir balıkçı köyü olarak yıllardır can çekişiyor. Gezimiz kısa sürdü. Ancak Zeytinbağı, İstanbul değil. Yaklaşık bir gün içinde gezebilirsiniz. İsterseniz, bir hafta sonu kasabadaki az sayıda butik otellerden birinde kalabilirsiniz. Arkadaşlarım fotoğraf çekerken, Trilyeliler ile sohbet etme fırsatı da bulduk. Çok sevecen ve iyi kalpliler. Sosyal iletişim becerileri var. Birçok anadolu kasabasında olduğu gibi size Andromeda galaksisinden gelmişsiniz gibi bakmıyorlar. Zaten başta Bursalılar olmak üzere birçok yakın şehirden insanlar özellikle haftasonunda Trilyelileri yalnız bırakmıyorlar. Trilye'nin yerleşim yerlerine fazla neşter vurulmamış. Ocaklar veya Erdek gibi turist geliyor; dikin heryere motel, otel mantığı yok. Gerçi Trilyede sahil yok. Burası bir medeniyetten kaçış noktası. Belirttiğim gibi Kağıdağ yarımadasından en az on tane Trilye çıkartılabilir. Ama nasıl?
Biraz reklam. Biraz doğal yaşam alanının korunması işi başlamak için yeterli. Birde insan ve doğa sevgisi gerekiyor. Bandırmaya gelmiş bir hanımefendi ile konuşuyoruz. Bize şu soruyu defalarca soruyor. '' O havasız, pis şehirde nasıl yaşıyorsunuz?'' Arkadaşım cevap veriyor. ''Şimdilik ölmedik ablacım.''
Evet şimdilik ölmedik. Tabi bu bizim ölmeyeceğimiz anlamına gelmiyor.
Bşka bir beyefendi ile könuşuyoruz. Kendisi 66 yaşında. Ama 48 gibi görünüyor. ''Ben diyor. İlkokul mezunuyum. Ancak iki çocuğumu da üniversite mezunu yaptım. Trilye çokaydındır. Buradan çok değerli insan yetişti.'' diyor. Sanırım Trilyelilerin realist ve yapıcı bakış açıları Trilye'yi geleceğe taşıyor. Köy hayatı yaşayan ama kentli gibi düşünen bir topluluk. Biz kentli gibi düşünerek kentli gibi yaşıyoruz.
Şimdi tarih ilerlemeye başlayacak ve biz yine haberler yapıp. Başlıklar atacağız. Erdek'in turizm sorunu ne olacak. Kapıdağ ormanları korunacak mı? Alternatif turizm nasıl gelişecek. Ve bir sürü palavra. Alternatif turizm için alternatif beyinler gerekir. Güzel bir gezi oldu venim için. Uzun süredir gitmek istediğim bir diyara gidip gezdim. Sezar'ın dediği gibi veni, vidi, vici gittim, gördüm, yendim. Biz yendim kısmını anladım olarak çevirebiliriz.
Gezide emeği geçen tüm katılımcılara teşekkür ederim.
Bandırma'nın 2023 vizyonunu beklerken. Dostluk kardeşlik mesajları verdi pazar Başbakanımız. Dostluk kardeşlikte gerekli tabi. Ama aslında en çok gerekli olan statükocu Bandırma'nın değişmesi ve
gelişmesi.

Esenlikler Bandırma...
  • PAYLAŞ