gafas ray ban
hermes
oakley sunglasses
mbt danmark http://s-e-c.com.tr/
Sonkurşun
Alış Satış

Euro Alış Satış
Dolar Alış Satış
Sterlin Alış Satış
 
realite
 
Abdurrahman ÖZ
KİLO’ DAN GİRDİK, İL’ DEN ÇIKTIK
19 Subat 2012, Pazar  15:57 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto


Bir yıldan fazla bir zaman geçti... Herşey de olduğu gibi yine konuya kafam takılmıştı. Ama bir türlü üzerine varamadım. Bir türlü el atamadığım konuya parmağımı basmak için kendi kendime söz verdim ve 26/ Ocak / 2012 Perşembe günü İhsaniye Mahallesi Muhtarı Özden Türker’in yazıhanesinde soluğu aldım. Özden beyin bir sözü üzerine yanına gitmeye karar vermiştim. Giderken acaba yerinde bulacak mıyım? Ya da kimsenin olmadığı bir anını yakalayacak mıyım? Diye düşünürek Ulaşım Hizmetleri Anonim Şirketi’nin Kayacık Mahallesine giden 3 Numaralı otobüsünden Kurtuluş caddesindeki bir durakta indim.

ÖNCE YUMURTACIYA SORDUM
Cadde üzerindeki BORÇEL YUMURTA TİCARETHANESİ sahibi kardeşime sordum, Muhtar Beyin yazıhanesinin nerede olduğunu. Sağolsun çok güzel bir tarifte bulundu... “Sağdan da gidebilirsiniz Abdurrahman ağabey, soldan da gidebilirsiniz. Ama siz buradan, yani sağ taraftan gidiniz. Burası daha kısadır.” dedi ve beni o yöne çevirdi Çok rahat bir yürüyüşten sonra buldum, İhsaniye Mahallesi Muhtarlığının yazıhanesini. Ancak yinede korkuyordum ya içerisi kalabalıksa. Ya da kendisi yoksa diye... Ama hiç de öyle korktuğum gibi değilmiş. Muhtar bey makamındaydı ve koltuğunda oturmuş, elindeki kâğıtlara bir şeyler yazıyordu. Sigara da içiyordu. Ricam üzerine bıraktı. Ben ayrılına dek ağzına koymadı.
Güler yüzle karşıladı. Selam ve sabahtan sonra konuya girdim.

NEDİR BU KİLO MESELESİ MUHTAR?
Efendim, İhsaniye Mahallesi Muhtarı Özden Türker ‘(F: 1) in bir süre önce demeci vardı bir gazetede; “Böyle bir yere seçilenlerin, mal beyannamesi ile birlikte bir de ‘ Kilo beyannamesi’ vermesi gerekir” diyordu, Muhtar Türker o demecinde... Arkasından da ekliyordu, neden öyle bir demeç verdiğini ve öyle bir istekte bulunduğuna ilişkin. Siz şimdi böyle bir şeyi duyunca ne yaparsınız? Bu da neyin nesi? Nedir bu kilo beyannamesi vermek konusu, diye düşünmez misiniz? Ben de öyle düşündüm ve sözlerin arkasından ne gelecek diye okumayı sürdürdüm. İhsaniye Mahallesi Muhtarı Özden Türker (F:2) Hemen dikkat kesildi ve soruma yanıt vermeye hazırlandı. Ama ben onu uyardım. Muhtar bey, kesinlikle bana karşı öyle sabit duruşla bakmayınız. Rahat olunuz. Sizin karşınızda olmadığımı düşünerek konuşunuz. Öyle daha doğal olur. Nasıl hareket ederseniz ediniz. Ama lütfen  hareketsiz durmayınız. Deyince sanıyorum o da rahatladı.

NASIL MUHTAR OLDU?
Beni ilgiyle karşılayan, oturmam için yer gösteren Muhtar Özden Türker’den, önce nasıl Muhtar olduğunu sordum. Sorumun yanıtını çekmecesinden aldığı bir kâğıda yazmaya başladı: (F:3) “ Bir çocukluyum. Eşim Banka Şefliğinden emekli. Oğlum Emre Türker de Ulaşım Hizmetlerinde otobüs işletiyor. Plakası da 10 AAB 10’ dur. Mahallemizin Muhtarı rahmetli Süleyman Güldaş Hakka yürümüştü. Mahalle muhtarsız kalmıştı. Yasaya göre muhtarın ölmesinin hemen arkasından seçim yapılamıyordu. Bir yıl geçmesi gerekiyordu. O zaman şimdi rahmetli olan Orhan Özpişirici Muhtar vekiliydi. Bir yıl sonra da seçim oldu. Biz rahmetli Orhan ağabeyle rakip olduk. Kıyasıya bir seçime girdik. Yapılan seçim sonunda halkımız bana teveccüh etti ve İhsaniye Mahallesinde Muhtarlığı 500 oy farkla kazandım.” diyen Muhtar Özden Bey aldığı plaketleri de göstermeyi ihmal etmedi, (F:4)

OKUL BİRİNCİLERİNE ALTIN TAKTI
Okumayı çok severim, aynı zamanda okutmayı da... Okuyanları desteklemek için okul birincilerine her yıl mezuniyet töreninde altın takıyordum. Ancak bu, zamanla bende bir hastalığın oluşmasına neden oldu. Sırtımda çeşitli yara çıkmaya başladı. Hanım: “ Bırak artık öyle işleri. Sen muhtarsın, muhtarlığınla mahallemizin halkına hizmetini sürdürmeye bak. Altın vermeyi sonlardır.”  dedi. Yaptığım ‘ altınla öğrencileri taltif etmemin ‘ hiç kimse tarafından bir teşekkür bile almama vesile olmadı. Gerçi ben, hiç kimseden bir teşekkür falan beklemiyorum ama ne de olsa insan öyle bir teşekkürü hak ettiğini zannediyor. Hiçbir çocuk velisi, hiçbir çocuk yetkilisi “ Muhtar bey size teşekkür ederiz.”  demedi. Bu da beni üzdü. Bu üzüntüden de sırtımda rahatsız edici çıbanlar çıkmaya başladı. Hanım da şıkıştırınca vazgeçtim.” diyen Muhtar Türker, konuştukça rahatlamaya başladı, ben de bekliyordum kilo meselesine ne zaman gelecek diye. Ama o açıldıkça açıldı ve konuyu Bandırmanın İl sarmalına, ya da il açmazına getirdi.  

HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI
Baktım, Muhtar biraz değil çok dertli. Hem de yıllardan beri Bandırmanın başındaki en önemli dert,  9666 seçmenli İhsaniye Mahallesi Muhtarı Sayın Özden Türker’i rahatsız ediyor, hemen o tarafa atladı. Dedim ya serbest bıraktım. Açıldıkça açıldı. Bazen oturarak, (F:5) bazen de ayakta anlatırken, aynı siyasetçiler hatta 0 uzman siyasetçiler gibi ellerini, kollarını açarak (F:6) konuşmasını sürdürdü;  “ Bandırmanın kangren olmuş bir derdi var, biliyorsunuz. Bu dert de bu güzel kentin il olmaması. Ama nedense Bandırmadaki üst düzey yetkililer gibi, üst düzey siyasetçiler, üst düzey esnaf ve sanatkârlar, sivil toplum örgütleri, Bandırmanın il olması için neden elbirliğiyle ‘İL Taşı’nın altına ellerini koymuyorlar? Neden elbirliğiyle bu işin bitirilmesine akıl birliği yapmıyorlar? Bu konu beni çok rahatsız ediyor. Bandırmanın potansiyeli yeterli. Nüfusu da birçok İlden de birkaç kat fazla. Öyle merkezi yerde ki, Uçak, gemi tren ve otobüs... Bütün ulaşım araçları Bandırma’da temerküz ediyor. Bandırma’nın il olması için ne bahasına olursa olsun, herkes elini il taşının altına sokmalıdır. Bandırma’nın gerçekten de il olmasını istiyorsak hepimiz el ele, gönül gönüle, kafa kafaya vermeliyiz. Samimiysek: “Bana ne” dememeliyiz. Hep birlikte adeta bütün Bandırma Ankara’ya çıkarma yaparak gürlemeli, bu kentin il olması için etkili ve yetkililere sesimizi duyurmalıyız.” diyerek yüreğindekileri döken Muhtar Özden Türker bir süreden beri Yurtdışında bulunan, Mavi Marmara gazisi, eski fotoğrafçı Gökalp Sezgin Uçar’ı kapının önünden geçerken gördü ve koşup boynuna sarıldı. Hoşamedi yaptı. Tabii bu da benim makineye böyle (F:7) yansıyıverdi. Ama benim de sabrım tükenmeye başladı.

MALLA BERABER KİLO DA ARTIYOR
O anlattıkça heyecanlanıyor, bazen oturarak, bazen de ayakta anlatmasını sürdürüyor.(F:8) Ama bir türlü “Neden kilo bildirimi?” sorumun yanıtını vermiyordu. Anladım ki konuşması kendisini rahatlatıyor. Ama benim de bir sabrım vardı. Zira yanına gideli 1,5 saat olmuştu.15.00’te girmiştim muhtarlık makamına, saat 16.30 olmuştu. Muhtar ise bir türlü sanki devlet sırrı gibi, neden adaylardan mal bildirimi verdikleri sırada kilo bildirimi de vermelerini istemesinin sırrını anlatmıyordu. Muhtar biraz güldükten sonra, aldığı plaketleri göstermek için sol elini uzattığı sırada deklanşöre basmış bulundum (F:9). “Abdurrahman ağabey” diye anlatmayı sürdürdü; “Bizde bir yere gelen, ya da gelecek adaylardan mal bildirimi vermesi istenir. Bu yasa gereğidir. Ancak buna kimse dikkat etmez. Ama ben ne hikmetse böylelerine çok dikkat ederim. Adam bir mevkie, makama gelir. Arkasından ya malında büyük bir artış olur, ya da göbeğinde... (F:10- Mirza, Pekel, Yağcı, Onur) Semirdikçe semirir.

İSTERSENİZ GÖBEKLERİNE BAKINIZ
“Herkes, yani hepsi değil ama bazılarında servetiyle birlikte kimilerinin göbeği de artmakta. Altı ay önce yaptığı elbiseleri dar gelmeye başlamaktadır. Ya ceketleri iliklenmez, ya da pantolonları dar gelir. Benim söylediğime dikkat etsinler, şöyle çevrelerine alıcı gözle baksınlar dediğim gibi değil mi görsünler. İşte ben onlar için mal bildiriminin yanında kilo bildirimi de verilsin diye öneride bulundum. Acayip bir genişleme oluyor bazılarının parasında, malında ve göbeğinde. Amacım onların gün yüzüne çıkmasını sağlamaktır.” Diye konuşan İhsaniye Mahallesi Muhtarı Sayın Özden Türker, Güney Marmara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Engin Arıcan’a “2006 yılı en iyileri” ödül töreninde kendisine de plaketi verdiği (F:11) için teşekkür ettiğini söyledi. Plaketi veren Sayın Orhan Tunç’u da teşekkürden ayırmadığını sözlerine ekledi. Bu arada ben de kendisine bir teşekkürle saygılarımı sunmayı görev bildim.

Bu haber 128 kez okunmuştur.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
1/10
SARI PAŞA
Üye Girişi
reklam
Röportaj
Emreköy Muhtarı Mesut Hürriyet Beyhan ile özel röportaj..
SARI PAŞA
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
SARI PAŞA
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS