| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
KATEGORİLERHABER ARAEN ÇOK OKUNANLAR |
Mırız,REALİTE için konuştu
Agrigento Hotel İşletmecilerinden Ceyhun Mırız, Gazeteci Mancılık'a Erdek ve Kapıdağ turizmi ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Keşfedilmemiş koyları, vadileri, doğal ve tarihsel özellikleriyle Marmara'nın incisi, belki de ülkemizde en bakir kalabilmiş yerlerinden biri Kapıdağ. Son zamanlarda burayı ülke turizmine nasıl kazandırırız sorusuna aranan cevapların gölgesinde, bizde konuyla ilgili bölgedeki yatırımcıların görüşlerini almak için yola koyulduk. Bu nedenle bölgede en çok yatırımı gerçekleştiren işletmenin, Agrigento Otel’in kapısını çaldık. Amacımız çok konuşulan bu konuyu, bölgenin özelliklerini, sorunlarını ve yapılması gerekenleri birde yatırımcı gözüyle irdelemek.
Bizleri Ceyhun Mırız konuk etti. Gördük ki Mırız ailesinde bir görev değişikliği olmuş. Eski kuşak, görevi yeni nesle bırakmış, hem de tam yetkiyle. Ceyhun Mırız, 33 yaşında. Kendisi doğa tutkunu ve ileri derecede bir hayvan sever. Diğer erkek kardeşleriyle birlikte işin başına geçmiş. O en büyükleri olmasına rağmen, işleri birlikte yürütüyoruz, diyor. Ceyhun Mırız, eğitimini bu alanda aldığından dolayı işine de oldukça vakıf. Ayrıca farklı bir yönü de var Ceyhun'un. Konuşmaktan çok iş yapmayı seviyor. Buna rağmen bizi kırmıyor ve kayıt cihazının düğmesine bastığımız andan itibaren, sorularımızı büyük bir samimiyet ve içtenlikle cevaplıyor. Aslında konu konuyu açınca söyleşi başlangıçta düşündüğümüzden daha da uzun oldu. Bu yüzden biz biraz kısaltmak zorunda kaldık. İşte o röportajdan ana başlıklar. BİRLİKTE ÇALIŞMALIYIZ. - Ülkemizde Antalya, İzmir ve İstanbul gibi farklı yerlerde de yatırımlarınız olduğunu biliyoruz. Bu yönde siz Erdek turizmini ve buradaki turizme bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz? - Ben bu konuda en büyük yararın doğru tespit yapılamasından geçtiğine inanmaktayım. Diğer bölgelerle karşılaştırdığımızda Erdek, turizm konusunda, ne yazık ki, daha geride. Hatta üzülerek söylemek isterim ki, son yıllarda, bu konuda ileriye gitmeyi bırakın daha da gerilemiş durumda. Bir kere şunu çok iyi bilmemiz lazım. Bölgede turizmi geliştirmek için yatırımcısından tutun, mülki amirlerin, yerel yönetimlerin ve hatta bölge halkının hep birlikte taşın altına elini koyması gerekiyor. - Peki burada böyle bir birlikteliğin sağlanabilmesi açısından düşünceleriniz ve önerileriniz nelerdir? - Açıkçası burada böyle bir birlikteliğin sağlanmasını şu an için zor görüyorum. Bunun nedeni buradaki hakim olan zihniyet. Özellikle oteller açısından baktığımızda bu çok daha fazla göze çarpıyor. Burada yenilik yapma taraftarı olan kişilere pek rastlayamıyorsunuz. Bunu şu şekilde açmak gerekirse, gelip 1,5 veya 2 ay otelini açıp, o yıl ki gelirini elde ettikten sonra gidecek ve kışı hiçbir yenilik ya da yatırım yapmadan geçirip, bir sonraki sezonu bekleyecek. Bu Erdek ve bölgesindeki turizmi kısır bir döngü içersine itiyor. Bizim müşterilerimizden aldığımız şikâyetlerden en önemlisi de bu. Bölgede hiçbir yeniliğin olmaması, hep aynı görüntü. Bu kısırlık doğal olarak buraya gelen insanları, bir sonraki sene başka bir yere gitme düşüncesine iterek bölgede ki turizmi olumsuz etkiliyor. - Ama görüyoruz ki siz bu kısırlığı değiştirmek adına pek çok çalışma yapıyorsunuz. - Evet, bizim bu doğrultuda yaptığımız pek çok yatırım var ama bu bölgedeki turizmin ivme kazanması için yeterli değil. Yani sadece bizimle olabilecek bir şey değil. Ya da birkaç kişinin çabasıyla bunun gerçekleşmesini bekleyemeyiz. Bunu hep birlikte bir bütün halinde çalışarak gerçekleştirebiliriz. - Bu konuyu biraz daha açabilir misiniz? - Mesela, en basit örnek eğlence sektörü. Biz bu konuda da kendi bünyemizde en iyi hizmeti vermek için çalışıyoruz ama insanlar normal olarak başka yerler de görmek istiyorlar. İşte bu noktada da farklılık, çeşitlilik ve hizmet kalitesi gibi unsurlar ön plana çıkıyor. Bölge olarak bu konuda yeterince iyi değiliz. Bir kere her şeyden önce konuya kendi gözümüzle değil, müşteri olarak gelen insanların gözüyle de bakabilmeliyiz. Bu bizi doğru şeyler yapmaya sevk edecektir. KAPIDAĞ, BÖLGE İÇİN ÇOK ÖNEMLİ - Erdek'te en büyük sıkıntı her zaman sezonun kısalığı olarak gösteriliyor. Oysa ki Kapıdağ'ı baz aldığımızda burada pek çok turizm çeşidinin gerçekleşebileceği düşünülebilir. Sizin bu konuda ne gibi düşünceleriniz ve çalışmalarınız var? - Sezon bakımından sıkıntı doğrudur. Bölgemizde genelde Haziran’ın ortasından sonra hareketlilik başlar ama bu hareketlilik ancak Temmuz ayının ilk haftasıyla birlikte doyuma ulaşır. Ağustos'ta buna paralel gider ve Eylül'de bıçak gibi keser. Bu da turizm sektörü açısından oldukça kısa bir süreç. Çünkü belirli bir kapasiteniz var ama bunun yanında da çok sınırlı bir sezonunuz. Bu yatırımcı için önemli bir engel teşkil ediyor ama böyle bir nedenin arkasına sığınmamamız lazım. Kapıdağ konusuna gelince, bu önemli ve bir önceki söylediklerimle bağlantılı olarak değerlendirilmesi gereken bir konu. Aslında Kapıdağ, turizm açısından önemli bir malzeme ama ne yazık ki bu malzemeyi değerlendiremiyoruz. Biz şimdi, biraz biraz kendi bünyemizde bu yönde bazı çalışmalara başladık. Mesela, burada atlı spor kulübü kurma çalışmalarımız dışında Kapıdağ bölgesinde ATV'lerle, atlarla yapacağımız tur organizasyonları var. Ayrıca Paintball alanları yapmak için çalışmalarımız mevcut. Kendi bünyemizde bölge turizmini çeşitlendirmek ve geliştirmek adına birçok aktiviteyi gerçekleştirmeye çalışıyoruz ama konu yine dönüp dolaşıp aynı yere geliyor. Bu bir tek bizimle olacak iş değil. Çünkü Kapıdağ'ın da elden geçmesi lazım. Orada farklı tesislerin ve alanların oluşturulması gerekiyor. Yani ben burada insanları kendi imkânlarımla gezdireceğim ama orada onlara ne sunacağım? Tamam, doğal güzelliğini sunduk. Hadi birazda tarih. Peki, başka? Ekstra bir aktivite olmayacak ama baktığınız zaman Kapıdağ size bu çeşitliliği sunabilecek özelliklere sahip. Yani sadece doğanın ve tarihin bizlere sunduğu imkanlardan yararlanıyoruz. Bu imkanları geliştirmek için bir çabamız yok. Bunun farklı şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. - Peki, bu doğrultuda yatırımcı olarak, bölgeyi yönetenlerden beklentileriniz nelerdir? Örnek olarak yerel yönetim ve özellikle belediye başkanının bu konuya yaklaşımını nasıl buluyorsunuz? - Özellikle belediye başkanımızın hakkını yememek lazım. Bu konuda çok olumlu. Çok şeyler yapmak istiyor. Tabi daha yeni yönetime geldi ve şu anda yapabilecekleri mutlaka kısıtlıdır. Çünkü, Erdek'te yapılması gereken çok iş var. Bu yüzden ilk etapta Kapıdağ ikinci planda kalabilir ama yine de kendisinin bu konuyla ilgili çok güzel ve değişik projeleri var. Restoranlar olsun, Kapıdağ'da kendin pişir kendin ye alanları olsun, buna benzer değişik düşüncelere sahip. Tabi önemli olan bunları faaliyete geçirebilmek. Mesela, sahil bandıyla ilgili de çok güzel düşünceleri var. Oturup konuşuyoruz. Kendisinin bana söylemesi, yurt dışındaki sahiller nasılsa bizim sahilimizde o şekilde olacak, diyor. Yani Belediye başkanımızda bu konuda çok istekli. Bu Erdek için önemli ama bunlar ne kadar zamanda faaliyete geçer, onu bilemem. ERDEK SEVGİSİ AİLEMİZDE VAR - Bu bölümde konuyu dikkat çekici başka bir yöne taşımak istiyorum. Yaptıklarınızı görünce böyle bir soru' nun akla gelmemesi kaçınılmaz oluyor. Çok mu paranız var da, diğer insanlar yatırım yapmıyor derken, siz bu kadar yatırım yapıyorsunuz? - Aslında güzel bir soru. Burada yaptıklarımızın paramızın çokluğu veya azlığıyla ilgisi yok, bunlar ailemin Erdek'e olan sevgisiyle ilgilidir. Bakın benim babam çocukluğundan beri Erdek'e gelen bir insan. Dedemde buraya gelip ikamet eden bir insandı ve babamın Erdek'e bir aşkı, bir sevdası var. Şöyle söyleyeyim, buradan kopamıyor. Dolayısıyla elinden geldiği kadar da, buranın güzel yerlere gelmesini istiyor. Bildiğiniz gibi Antalya bölgesinde yatırımları var. İzmir ve İstanbul bölgesinde de yatırımları var ama Erdek'e farklı bir önem veriyor. Mesela, diğer otellerimizde, burada ki kadar sanatçı yoğunluğu göremezsiniz. Bu Erdek'i elinden geldiğince tanıtma arzusundan kaynaklanıyor. Tabi buna rağmen yine de bazı kırıldığı noktalar olmuyor değil. - Ne gibi? - Bu çabasının karşılığını alamadığı zaman bazen üzüldüğünü de görüyorum ama şimdi arkasından gelen yeni bir nesil var. Bizler varız. Yani ben ve kardeşlerim, tüm bunlar için çaba gösteriyoruz ve onun bıraktığı yerden devam ediyoruz. Bölgeye hizmet etmekten ve güzel şeyler yapmaktan vazgeçmeyeceğiz. ZİHİNSEL ENGELLİLERE YÖNELİK ATLI SPOR KULÜBÜ KURACAĞIZ - Otellerinizle ilgili farklı yatırımlarınız var, onları da soracağım ama konu bölgeye hizmet etmeye gelmişken, başka bir yatırımınıza geçmek istiyorum. Bir at çiftliği. Sanırım bu şekilde başlamış ama sonrasında farklı boyutlara ulaşmış bir yatırım. Böyle bir yatırım aklınıza nereden geldi? - Ben İstanbul Atlı Spor Kulübü üyesiyim ve lisanslı bir biniciyim. Bu sporun içinde olduğum için güzelliklerini çok iyi biliyorum. İstedim ki, bölge halkımızda bu güzelliklerle tanışsın. İlk aşamada bir kulüp kurdum. Buraya gelen insanların, özellikle de çocukların atla tanışmasını istedim. Bu doğrultuda binicilik dersleri de veriyorum. Dediğim gibi özellikle çocukların atla kaynaşması, onlara hayvan sevgisinin aşılanması benim için çok büyük bir mutluluk. Mesela bu konuyla ilintili, çok önem verdiğimiz farklı bir projemiz de var. Bu alanda zihinsel engellilere yönelik bir kulüp kurmak. Buna ayrı bir önem veriyorum. Çünkü o çocuklarımızın atla bütünleşmesi, aralarında kurdukları bağ, günlük hayatta yapmayacakları şeyleri burada hayvan sevgisini hissederek yapmaları, onları hayata bağlılık ve güven açısından farklı bir boyuta taşıyor. Bunu anlatmak mümkün değil, yaşamak lazım. ARTIK KAPIDAĞ'DA BİR ASLAN VAR - Bir de yine bu çiftlikle ilgili birde hayvanat bahçesi projeniz var sanırım. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? - Bu konu bende ki hayvan ve doğa sevgisiyle bağlantılı. Hayatım boyunca pek çok ve çeşitli hayvan besledim. Bu benim için bir tutku. Bu yüzden kafamızda bununla ilgili projeler şekillendiriyoruz. Tabii hayvanat bahçesi yapmak o kadar kolay değil. Belirli prosedürleri yerine getirmek zorundasınız. A sınıfı, B sınıfı ya da hobi olarak yapmanız mümkün ama ben hobi olarak yapmayı düşünmüyorum. Kafamda B sınıfı olan bir hayvanat bahçesi projesi var. Çiftlikte sadece bir alanda değil, değişik alalara yayılmış içinde zürafası, ceylanları hatta aslanı olan ve insanların beğeni ve mutlulukla gezecekleri bir konsepti ortaya çıkarmak istiyorum. Bu arada yavru aslanımız dahil pek çok şey ilk sizinle görücüye çıktı. Şunu da belirtmem gerekiyor ki, bundan ticari bir beklentiniz var mı, diye sorarsanız? Hayır. Kesinlikle böyle bir beklentim yok. Tamamen ziyarete gelen insanların beğenilerine sunulmuş sergi amaçlı bir proje bu. r Bu çiftlikle ilgili düşündüğünüz başka ne gibi aktiviteler var? r Aslında bu çok kapsamlı bir proje. Krallar Vadisi denen bölgede şu anda 60 dönüm üzerinde çalışmalarımızı sürdürdüğümüz ama 70 dönüme ulaşacağını düşündüğüm bir arazi. Bir köşesinde binicilerimize hizmet veren padokumuz var, diğer bir köşesinde konser alanımız… İçersinde kır düğünleri yapabileceğiniz alan da mevcut, biraz önce bahsettiğimiz gibi hayvanat bahçesi de. Tabi böyle bir alanda etkinlilerinizi çok çeşitli kılmanız mümkün. Brançlardan tutunda, kendin pişir kendi ye alanlarına kadar. - Peki Otel işletmelerinize geri dönecek olursak. Sizin bu işletmelerinizde de değişik çalışmalarınız var. Otelinizdeki müzenin, faklı çevre düzenlemelerinin yanı sıra, geçtiğimiz günlerde burada önemli bir seminer verildi. Bundan dolayı kongre turizmi gibi yeni alanlara da yöneldiğinizi söyleyebilir miyiz? - Evet, bu alanlarda da çalışmalarımızın olduğu doğrudur. Ama bu verdiğiniz hizmetin kalitesiyle doğru orantılı bir durum. Yani ne kadar önemli organizasyonları buraya getirirseniz getirin, verdiğiniz hizmet kaliteli değilse bunu bir kere yapabilirsiniz. Devamı olmaz. Biz bağlantılarımızı kuruyoruz. En iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz. Tabi ki amacımız bu tür organizasyonların sürekliliğini sağlamak. Bu konuda üç tane farklı kapasite de toplantı salonumuz vardı. İlk etapta bunların kapasitelerini arttırdık. Türk Telekom'un bölge toplantısını, Şahsuvaroğlu'nun İtalyan ortaklarının da katıldığı bayii toplantısını, üniversitenin uluslar arası seminerini gerçekleştirdik. Bunların devamlılığı için çalışıyoruz. Sadece bu kadar da değil. Bandırma'da düzenlenen Bayanlar Basketbol Ligi Türkiye Kupası Turnuvası’na katılan pek çok kulübün oyuncularını da burada misafir ettik. Şu bir gerçek ki, işletme olarak öncelikle ağırladığınız misafirleri nasıl rahat ettirebiliriz diye düşündüğünüz zaman, ister istemez belli yenilikler yapmak zorunda kalıyorsunuz. Birazda ufkunuz geniş olduğun da, hepsi birbiri ardına geliyor zaten. DENİZİMİZ KİRLENİYOR - Sizce buraya gelen insanlar, Erdek'in denizinden ve kumundan yeterince yararlanıyorlar mı? - Erdek'e gelen yerli ve yabancı turistin ki, yabancı turistte pek kalmadı artık, şu an için burada yapabileceği tek şey, denize girip güneşlenmek. Çünkü, öyle farklı bir aktivite ne yazık ki pek yok. İşte bu noktada başka bir önemli konu devreye giriyor. O da denizimizi ne kadar temiz tuttuğumuzdur. Ben, her geçen gün Marmara Denizi'nin daha kötüye gittiğini görüyorum. Sürekli denizimizi kirletiyoruz. Bu aşamada denizden yeterince yararlanıyorlar mı, şeklindeki sorunuzu, tabi ki hayır, diye cevaplamak zorundayım. Bakın denizimizi kirleten pek çok unsur var. Bir lodos estiğinde bunu çok net görüyorsunuz. Örneğin son zamanlar da bir salya olayı çıktı. Yani denizimizin o eski temizliği ve berraklığı kalmadı artık. - Peki, bir de Erdek'in tanıtımıyla ilgili düşüncelerinizi öğrenmek isterim. Sizce yeterli mi? - Şu anki yönetimi ayrı tutarsak, daha önce Erdek'in tanıtımıyla ilgili hiçbir şey yapılmadığını düşünüyorum. Bakın biz buraya Bülent Ersoy'undan tutun, onun gibi ünlü pek çok sanatçıyı getirdik. Doğal olarak medyada bu isimlerin peşinden geliyor. Baştada söylediğim gibi şu an ki yönetimi ayrı tutarsak daha önceden kimsenin ilgilendiğini görmedim. İstanbul'dan gazeteci arkadaşlarımız geliyorlardı. Hadi Erdek'le ilgili bir şeyler yapalım, diyorduk. Tanıtan kim, Agrigento. Yardımcı olan kim? Kafkas, Seçkin Aslan. Yani bu iki gurup ilgileniyordu sürekli, bir şekilde burayı tanıtalım, Erdek'i insanlar bilsin. Ama şimdi, ben inanıyorum ki, şu an ki yönetimin bu konuya yaklaşımı ve düşünceleri çok farklı. Artık Erdek'in daha iyi tanıtılacağına inanıyorum ama bu sadece yerel yönetimin değil, burada bulunan herkesin görevi. Önemli olan buraya gelip işletmenizde iki ay kalıpta gitmek değil. Ben bütün bir sene buradayım. Kışında Erdek'te bir canlılık olsun istiyorum. Ama tek başıma nereye kadar? Buradaki herkesin açık olduğunu düşünün, herkesin bir şekilde faaliyette olduğunu düşünün. Mesela, İstanbul'daki eğlence sektörü kışında devam ediyor. Burada da o kapasite var. Niye aynı şeyleri burada sürdüremiyoruz? Niye diğer bölgelerden insanları buraya çekemiyoruz? Bunların sorgulanması lazım. Ben turizm kökenli bir insanım. Bu alanda okudum. Ama bununla yetinmiyorum. Çok geziyorum, araştırıyorum, büyüklerimizden ve bu işi bilenlerden feyizler almaya, ufkumu sürekli genişletmeye çalışıyorum. Her şeyden önemlisi biz eleştirilere de açığız. Benim göremediğimi sen görüyorsan ve beni eleştiriyorsan sen benim için dostsun. Çünkü benim iyiliğim için yapılan bir şey bu ama burada eleştiri yaptığınız zaman tepkiyle karşılaşıyorsunuz. Sonuçta sevilmeyen bir insan olup çıkıyorsunuz. Neden? Kendi açımdan söyleyeyim. Ben sürekli bir şeyler yapıyorum, göz önünde bulunuyorum ve ilk iğneyi ben batırıyorum. - Şimdi yeni bir sezon başlıyor. Bu yeni sezon sizin beklentilerinizi karşılayabilecek mi? - Ben açıkçası bu seneden itibaren 6 yıl Erdek'ten fazla bir şey beklemiyorum. Çünkü, 1,5-2 ay gibi süren sezonumuza bu süreçte Ramazan ayı denk geliyor. Sonuçta Müslüman bir ülkede yaşıyoruz. Hepimiz dini vecibelerimize bağlıyız. Dolayısıyla insanlarımızın Ramazan ayında eğlenceye ara vereceğini düşünüyorum. Bu da zaten kısa olan sezonumuzun 1 ay'ı demek. - Peki son olarak Erdek'te turizmin gelişmesi ve ilerlemesi için neler yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz? - Erdek'te turizmin gelişmesi için bir kere bende dâhil olmak üzere hepimizin bilinçlenmesi lazım. Erdek için, buradaki turizm için neler yapmalıyız diye toplantılar düzenlememiz lazım ki, bunlar yapılıyor ama ne kadar yararlı oluyor, orası bir muamma. Diğer bir konu tesislerimizi yenilememiz lazım. Bu pansiyonundan belediye işletmelerine kadar herkes için geçerli. Bakın burada insanları eğlendirmemiz gerekiyor. Bunun içinde onlara çeşitli aktiviteler sunmamız lazım. Her şeyden önemlisi de buraya gelen insanlara düzgün davranmamız lazım. Böyle bir olay var. Bunu pek yapamıyoruz. Dışarıdan insan kabul etmiyoruz, öyle söyleyeyim. İşte böyle söylüyor Ceyhun Mırız. Genç ama azimli ve bence bir o kadar da bilinçli bir yatırımcının bölgeye bakışıyla ilgili önemli başlıkları sizlere aktardık. Sizce doğrudur veya yanlıştır ama onunla bunların dışında pek çok konuyu da irdeledik aslında. Özellikle, bizzat kendisinin rehberlik ettiği, çiftlikteki gezimiz bile başlı başına ayrı bir röportaj olurdu. Çünkü orada farklı güzellikler içeren, sevimli bir dünya yaratmanın hevesi kaplamış onu. Kendisi sizinde anlayacağınız gibi, biraz ince eleyip sık dokuyan biri. Bu yüzden de orayı açmak en az 5-6 ay sürer diyor ama yine de ziyaretçileri geri çevirmiyor. Gidip bir görün. Hem ne demek istediğimizi daha iyi anlarsınız, hem de Mırız ailesinin misafirperverliğine şahit olursunuz. Bu arada çiftlikle ilgili olarak sizlere aktarmak önemli bir gözlemim var. Yavru aslan'ın 6 aylık olduğuna aldanmayın. Aslan her yaşta aslanmış. Bunu yanına gidince daha iyi anlıyorsunuz. Aslan yavrusu dahil kimsenin bilmediği pek çok konuyu bizimle paylaştığı için Ceyhun Mırız'a,Röportajda emeği geçen Agrigento'nun Muhasebe Müdürü Hasan Oduncu ve Ekrem Alkay'a sonsuz teşekkürler.
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
|
SON DAKİKA HABERLERİ |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
SONKURŞUN GAZETESİ Tüm Haber ve Resimlerin Telif Hakları Saklıdır. İzinsiz yada Kaynak Belirtmeden Kullanılamaz. Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||