|
|
BİR ZAMANLAR
Kategori |
: Köşe Yazıları |
Yorum Sayısı |
: 0 |
Okunma |
: 50 |
Tarih |
: 09 Mart 2010 11:38 |
Tiyatro oyuncusu özgürdür.Tiyatro Özgür irade ile yapılan sanat dalıdır.Bu kelimelere bazen ben bile inanmıyorum.Sanatçı hemen hemen her yüzyılda kısıtlanmıştır.Biz de yıllar önce Müslüman kadın oyuncusunun sahneye çıkması ayıp sayılıyordu.Bir çok erkek oyuncu bu yüzden kadın rolünde sahneye çıkıyordu.Daha sonra gayrimüslim kadın sanatçılara izin çıktı.Fakat Müslüman kadın oyuncu sahnede yer alamıyordu.Atatürk'ün sanata bakış açısı bu anlamsız kuralları zamanla yıktı.''Sanat Evrenseldir ve anlamsız tabuların esiri olamaz.'' Yıllar sonra Tiyatro gelişti.Türk Tiyatrosunun geldiği yer,katetdiği önemli mesafe bizleri mutlu ediyor.Fakat yine de insanlar Tiyatroyu gerçek anlamda bir meslek kabul etmiyorlar.Daha çok uğraşacakları güzel bir hobby olarak görüyorlar.Yine de bu düşünce son 10 yıl içerisinde yok olmakta,Türkiye de Cast ajansları çoğalması, televizyonların dizilere yönelmesi ve yüksek miktarlarda paraların başrol oyuncularına verilmesi,az da olsa figüranların bu pastadan pay alması, en önemlisi dizilerde oynanan oyuncuların genellikle Tiyatro oyuncularından seçilmesi, Anne ve Babaların çocuklarını teşvik etmesini sağlıyor.
Bu tabi ki tartışmaya açık bir konu, Sanat asla Ticari amaç ve araç olarak kullanılmamalı. Öte yandan bir oyuncunun hayatını sürdürebilmesi için paraya ihtiyacı var.
Profesyonel Oyuncular bir şekilde evlerini geçindirirken Amatör oyuncular ne yapıyor? Genellikle bir dernek, Sendika veya bir kurum çatısı altında toplanıyor. Bu acımasız sistem içerisinde kendini ispat etmeye çalışıyor. Düşüncelerinden, ideallerinden önemli ölçüde ödün veriyor.
Bandırma Çevre Tiyatrosunu kurarken bana hiçbir şekilde karışılmaması,oynayacağımız oyundan tutun, Tiyatronun logosuna kadar şunu yapmalısın denmemesi kendimi gerçekten şanslı hissetmemi sağladı.B.Ç.T 'nin önünde destek veren derneğin veya cemiyetin ismi olabilirdi. Fakat bizim Tiyatromuzun adı Bandırma Çevre Tiyatrosu desteğimizi Bandırmalı’ lardan alıyoruz.
Size neden mi bu örneği verdim, belki birileri okur da kulak arkası etmez diye düşündüm. Dernek demişken; Bandırma’da 90'lı yılların başında Bandırma Tiyatro Severler Derneği adlı bir tiyatro derneği varmış. Bu dernek Güler Optik sinemasının hemen arkasındaki sokakta yer alıyormuş. Öğretmenleri halen Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu Oyuncusu ve Devler Sanatçısı Pınar Saner (Çelebi) Hanımmış. Derneğin Oyuncu kadrosunda; Aynur Çalışkan (Arıcan), Melek Dinçer, Emine Yakan, Murat Gençoğlu, Tarkan Helvacıoğlu, Tülay Helvacıoğlu, Kemal Alaçam gibi isimler yer alıyormuş. Genellikle Çocuk Oyunları Sergileyen bu ekip zamanla kendilerini geliştirip Çevre İl ve İlçelerde turne düzenler hale gelmişler. Gönen Ömer Seyfettin Şenliklerinde büyük ilgi toplamışlar. Dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar 'dan büyük övgü almışlar. Susurluk Ayran Şenliklerinde 1000 kişilik bir seyirciye performans sergilemişler. Kemal Paşa ve Erdek te halk tarafından ayakta alkışlanmışlar. Yarını Akıl Yapar, Keloğlan ve Sultan Kız Kırk Kötüye Karşı, Dans Eden Eşek isimli oyunları herkes tarafından takdir edilmiş. Bu oyunlar Profesyonel Tiyatroları kıskandıran , nitelikte kapalı gişe oynamışlar. Bir gün, Bandırma Festivaline katılacakları zaman insan egosunun kurbanı olmuşlar. Pınar Hoca artık son çalışmalarını yapmış. Afişleri hazırlanmış Belediyeden izin almışken öğrencilerden biri (şimdi ismini vermenin yanlış olduğunu düşünüyorum) ''Siz 30 milyon alırken bizlere 1'er milyon veriyorsunuz'' deyip ortalığı karıştırmış. Festival programı iptal edilirken bu antlaşmazlık Derneğinde sonu olmuş.
90'lı yıllarda 1 milyon liranın değerini az çok bilirsiniz,bu parayla rahatlıkla evin masraflarını karşılayabilirdiniz.Öte yandan 30 milyon lira gibi bir rakam beni bile şaşırttı. Masraf yada oyuncuların parası çıktıktan sonra rahatlıkla 10 yada 20 milyon Pınar hoca alıyormuş. Sorun Pınar Hocanın ne kadar aldığı da değil esasında, sorun Amatör ruhun paranın kurbanı olmasından kaynaklanıyor. Bu arada oyunculardan Murat Gençoğlu şu an dizi oyuncusu. Böylemi olacaktı, Üzgünüm Leyla isimli dizilerde oynadı. Pınar Hoca Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosunda Devlet Sanatçısı ünvanı ile sahne alıyor.
Diğer oyunculara ne mi oldu.Aynur Çalışkan Arıcan soyadını aldı.Son Kurşun ve Realite Dergisinin sahibi oldu. Şimdi diğerleri de evlenmişler. Televizyonda dizi ve Tiyatro seyredip eskileri hatırlıyorlardır kim bilir…
Sözü Kadın Oyuncular ve Kadınlardan açmışken, tüm Emekçi Kadınlarımızın, 8 Mart Emekçi kadınlar gününü kutlarım…
|
SON DAKİKA HABERLERİ
|