SON DAKİKA

BALTOK BAN BAN'A SPONSOR OLDU         

Bugün: 16.10.2018

Sayın savcılar bu gözaltılarla yazarlığımızı yok ediyorsunuz

Sayın savcılar bu gözaltılarla yazarlığımızı yok ediyorsunuz
Ama eğer yazıp söylediklerimizden sonra gazeteciler içeri alınacaksa, sayın savcılar, burada yazmayı çizmeyi bırakalım.08.06.2018 18:45

Bu sabah gazeteci Ece Sevim Öztürk'ün gözaltına alındığı haberini aldık, beynimizden vurulmuşa döndük, çünkü Ece Sevim'le ilgili bir yazı kaleme almıştık.

Bizler yazarız, Fetö'nün tezlerinin kendine bir kanal bulduğu şüphesi, Fetö'nün yeni bir sızıntı yaptığını gördüğümüzde, yazmak, eleştirmek, ifşa etmek milli görevimizdir. Ancak yazımız üzerine bir gözaltı kararı, elimizi kolumuzu bağlar, bizi çaresiz bırakır. Bir daha "aman milletin başına bir şey gelmesin" diye korkudan yazamaz hale geliriz.

Her yazıdan sonra birileri tutuklanacaksa, bu sütunlarda yazmayalım, söylemeyelim. Yazımızdan sonra birileri tutuklanacaksa, bunca yıl yazıp çizdiklerimizin beş paralık değeri olmaz. Sayın savcılar, bırakın gözaltına almayı, bırakın bu sütunlarda yazarlar görevlerini huzur içinde yapsınlar.

Ece Sevim Öztürk üzerine bir yazı yazmadan önce tam bir ay bekledik. Özür diler dedik, özür dilemedi. Bizim de kendimizi Fetöcü iftiralar karşısında savunmaktan başka şansımız kalmadı. Kısaca olay şudur, Ece Sevim Öztürk içerde Fetöcü hain komutanlarla görüşmüş ve hain Fetöcü “dışarı çıktığımda Mustafa Önsel'le hesaplaşacağız” diyor. Mustafa Önsel kahraman bir Türk subayı ve Ece Sevim aracılığıyla tehdit ediliyor.

Yetmedi, iki de bir Fetöcü sitelerden Nihat Genç'i (ve birkaç yazarı) 24 Haziran'da tutuklayacağız twitleri alan Fetöcüler, Ece Sevim'i alkışlamaya, kahramanlaştırmaya başlıyor. Öyle ki Fetöcü siteler Mustafa Önsel 15 Temmuz gecesi işkence yaptı gibi kabul edilemez iftiralar dahi atıyor (hepsinin twitlerini yayınladık).

Yetmedi, Ece Sevim Öztürk güya bir gizli tanık iddiasına dayandırarak darbe gecesi Mustafa Önsel'in darbeyi desteklediğini yazıyor. 

Oysa durum tam tersi... 

O gece Mustafa Önsel arkadaşlarını telefonla aradı ve beline silahını koyup darbeye karşı kahramanca savaştı. Ece Sevim'in iddiasıyla ulaşılan tutanakta iftira ettiği gibi bir iddia olmadığı da anlaşılıyor (bu tutanaklar da yayınlandı).

Ece Sevim yine özür dilemiyor, tekzip etmiyor. Ne yapsaydık, iftiralar karşısında sessiz mi kalsaydık? Ve bu iftiraları hangi güçler kaleme alıyor aldırıyor diye merak edip araştırmasa mıydık?

İşin dibine giriyorsunuz, başka neler yaptı, bu iftira ve tezvirat kampanyasının altında ne var diye... Yazımızda bir bir söylüyoruz, üstüne bir de bir haber okuyoruz, Ece Sevim Öztürk bir belgesel yayınlamış ve belgesel yayından kaldırılmış haberi. Bu haberi de söylüyor ve içeriğini merak ediyoruz, bir algı bozması yapıyor, 15 Temmuz gecesi güya darbeyi yapan Fetöcüler değil başkalarıymış...

Bunları yazmayalım mı söylemeyelim mi?

Kendisi tekzip etmeyip özür dilemeyip iftira atınca bizim elimiz armut mu topluyor ve biz iftiraya karşı kendimizi savunduğumuzda neden "Nihat Genç Ece Sevim'i hedef gösterdi" oluyor, niye "Ece Sevim balyoz subaylarına iftira attı"olmuyor.

Yeni Şafak haberinden bahsedince biz Yeni Şafakçı-Tayyipçi-AKPci oluyoruz ama kendileri pekala TGRT'de iki saat yayıla yayıla program yapabiliyor öyle mi?

Ve iftirasına karşı bir yazı kaleme aldığımızda; bu iftira nedir, kim demiş, kime atmış, nasıl bir algı yaratıyorlar diye kimse merak etmeyecek, baskın basanındır diyeceksiniz. Nihat Genç'e her türlü aşağılık hakaret gırla gidecek ve biz de susacağız öyle mi?

Tabii ki söyleyeceğiz, ama eğer yazıp söylediklerimizden sonra gazeteciler içeri alınacaksa, sayın savcılar, burada yazmayı çizmeyi bırakalım.

Yazımız sonucu bir kişinin gözaltına alınmasının töhmetini bu satırların yazarı kaldıramaz. Münakaşa, tartışma, sorgulama, bırakın bu beyaz kağıt üstünde kalsın. Sayın savcılar; gözaltı, mahkeme, hapis cezası olmadan da bu mevzuları derinliğine bu sütunlarda yazabilmeliyiz. Yazılarımız sonucu kamuoyunun aydınlanması ve kimin ne olduğunu anlaması yeterli bir sonuçtur. Bana göre en güzel cezadır, fazlası, bizi dağıtır, yazarlığımızı perişan eder.

Sayın savcılar; gözaltı kararıyla asıl korkuyu Fetöcü sızıntıları yapanlara değil bize veriyorsunuz. "Acaba yazımız sonucu biri alınır mı" paniği bizi dağıtır, yazamaz hale geliriz. Ya da yazılarımızdan sonra birilerini gözaltına alacaksanız adil davranın, bu sütunda iktidar medyasından nice isimler ifşa edildi, unutmayın. 

Not: Şimdi aldığımız bir habere göre; gözaltı Deniz Kuvvetleri'nin şikayeti üzerine yapılmış, ancak bir yazar olarak biz de bu konudaki hassasiyetmizi belirtmiş olduk.

Not 2: Şimdi de iftirada rekor kırdılar. Nihat Genç para alamadığı için yazmış diyorlar. Aşk ile bir daha Nihat Genç yakın akrabaları, yakın arkadaşları, ailesi dahil, hayatında hiç kimseden, hiç bir şekilde para almamıştır. Sakin olun bu iftiralar acaba kimlerin yöntemi? İsmime bir tweet ve Facebook sayfası yoktur. Bu sayfalar icabı hiç kimseyle hiçbir parasal - iş ilişkisine girmiş değilim.

Nihat Genç

Odatv.com


Etiketler: NİHAT GENÇ

Diğer TÜRKİYE haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.