SON DAKİKA

BALTOK BAN BAN'A SPONSOR OLDU         

Bugün: 23.09.2018

TAKUNYACIOĞLU: PALME VE DELİ TAHSİN..!

TAKUNYACIOĞLU: PALME VE DELİ TAHSİN..!
Gazetemiz yazarlarından Süleyman Takunyacıoğlu, bir suikaste kurban giden Olaf Palme ile Susurluk eski belediye başkanı Deli Tahsin'i kıyasladı ve değerlendirdi.12.04.2018 15:04

İsveç’te hayat ağır akar. Yeryüzünün en yaşlı ülkesinde bizim topraklarda yaşanan en basit olay bile oralarda aylarca gündemde kalabilir. Refah içindeki bu kuzey ülkesinde genelde insanlar siyasetten kaçar. Daha doğrusu oralarda siyasetle uğraşmak çok büyük fedakarlık anlamına gelir ki, bu yüzden o işe soyunan insanlar her İsveç’linin gözünde değerli ve saygın insanlardır.

Bunlardan biri de Olof Palme ‘dir. İsveç’in en zengin ailelerinden birinin çocuğu olmasına karşın, hayatını sosyalizm ve barışa adamış, ender siyasi figürlerden biridir. Gençliğinden ölene dek toplumsal kurumlarda önemli görevler yapmış, Hukuk fakültesini bitirdikten sonra, antiemperyalist duruşu ve eylemleriyle sadece İsveç’te değil, tüm dünyada takdirle karşılanmıştır. Olof Palme siyaseti para çalarak değil, amaç olarak gören bir ideolojiye inanmış 1986 ‘da bir terörist tarafından vurulana dek çizgisinden hiç sapmamıştır. O kadar varlıklı olmasına rağmen bırakın devletin imkanlarını kullanmayı, kendi ailesinin zenginliklerinden faydalanmayı bile aklına getirmeyen makam arabası dahi olmayan şatafatlı devlet törenlerinden görkemli siyasi gösterilerden uzak duran, sıradan bir İsveç’liden farklı bir hayat yaşamayan Olef Palme Viedman savaşına karşı çıktığı için Amerika tarafından daha doğal olarak -nefret edilen bir siyasetçidir) yürüyerek sinemaya giderken vurulduğunda ölmek üzereyken ağzından çıkan son cümle şu olmuştur; “Beni koruyan arkadaşıma bir şey oldu mu?” Olaf Palme’nin yaşamındaki son cümle budur..



Tahsin Bozoğlu , Nam-ı diğer Deli Tahsin…

Komşumuz Susurluk’un efsane deli belediye başkanı…

Palme gibi Sosyalist gelenekten gelen Bozoğlu da sıradışı kimliği ile bölgemizde iz bırakan yegane siyaset adamıdır. Bozoğlu belediye başkanı seçildiği ilk gün, belediyenin tüm kapı ve duvarlarını yıkarak, açıklık ve şeffaflığı simgesel bir görüntüye büründürmüş, adeta Susurluk belediyesini küçük bir agoraya dönüştürmüştür. Hayatı boyunca takım elbise giymekten, resmiyetten, protokolden, devlet erkanı ile bir arada olmaktan kaçınmanın ötesinde tiksinen bu adam, doğal hali sadece kendisi oluşu, ve tek kişiliği ile sanki bir kuzey ülkesi siyasetçisi profili çizmiştir. Kot pantolonu, bağladığı uzun saçları, ve kirli sakalıyla katılmak zorunda olduğu toplantılarda zübüklerin tepkisini çekmiş “Böyle siyasetçi mi olur?” eleştirileri ile karşılanmıştır. Bu marjinal! Denilen adamın izin verirseniz aklımızda kalan bir kaç hikayesini anlatalım; Susurluk’ta bir kampanya başlatır, ve evlerde bulunan ve şiddet içiren bütün oyuncakların (tabanca, top tüfek gibi, tank gibi…) belediyeye getirilmesini ister ve onun yerine çocukların alt bilinçlerine barış ve sevginin tohumunu atacak oyuncaklar hediye eder. Bir sabah saat 0:6-7 sularında Deli Tahsin’I temizlik işçileri ile birlikte Susurluk sokaklarını temizlerken görürsünüz, ya da başka bir gün herhangi bir festivalde kamyondan aşağı sandalyeleri indirirken… İsveç’in Olof Palme’ye sevgi ve saygısının sonsuza dek yaşayacağı muhakkak. Ama isveç’te herkes Olof Palme… Deli Tahsin’in de unutulmayacağı muhakkak. Çünkü tarihin hafızası tuvalete bile görkemli makam arabaları ile gidenleri değil, Deli Tahsin gibi iktidar zehrinden hiç etkilenmeyen gerçek kişilikleri unutmaz.










Etiketler: SÜLEYMAN TAKUNYACIOĞLU

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.