Bugün: 21.06.2018

OZAN UTKU: BİZİM ÇOCUKLAR…

OZAN UTKU:  BİZİM ÇOCUKLAR…
Ozan Utku, eğitim sistemimizi Balıkesir Politika, İlkHaber ve SonKurşun gazetesinde değerlendirdi.01.03.2018 15:47

Öğrenim hayatım boyunca ilkokuldan üniversiteye kadar her zaman, okuldan ziyade önceliğim sosyal hayatım oldu. Çünkü okulda arkadaşlıklarımızın dışında, beni bağlayan bir sebebim yoktu. Tam tersi ben okulu ilgimi çekebilen bir hale sokmaya uğraşıyordum.


Daha ilk okuldayken BAÇEP Çocuk Kulübü’nü kurmaya gönüllü oldum. Hemen harekete geçtim ve okuldan üye toplamaya başladım. Ancak ilginçtir; bizim sınıfımız haricinde hiçbir katılım olmadı. Adeta şımarık ve haylaz olarak gördükleri ne kadar çocuk varsa hepsini bir araya toplayıp, bir nevi “hababam sınıfı” oluşturdular. O kadar zıpır bir sınıftık ki, veli toplantılarında annemin birebir şahit olduğu, bugün aklıma geldiğinde bile şaşkınlığımı gizleyemediğim, bir o kadar da tirajikomik bir çözüm ortaya atıldı...


ÇUCUKLARA SAKİNLEŞTİRİCİ İĞNE..!


Rehber öğretmen: “Bu çocuklarla başa çıkamıyoruz, eğer kabul ederseniz bunlara sakinleştirici iğne yapalım da, curcunaya bir son verelim.” diye velilere teklifte bulunur.


Velilerden bazıları kararsız, bazıları 'çok iyi olur' der gibi sevinçli, şaşkınlık içinde düşünürler. Velilerden bir anne “Kabul edelim lütfen” derken, bizim eğitim sistemiyle sabıkalı “Sarı Efe Aynur” (annem), oturduğu yerden hiddetle fırlar “Siz aklınızı mı kaçırdınız! Asla böyle bir şey yapamazsınız! Çocuklar okula uymuyorsa, siz çocuklara uyacaksınız. Onlar standart robotlar değil...” derken neredeyse ağlayacak duruma gelir, çünkü çocukların hepsini yakından tanıyor ve ruh dünyalarını çok iyi anlıyordu.

Çünkü BAÇEP Çocuk Kulübü üyesi olan çocuklarla birlikte çalışıyordu. O, kendini adeta bu çocuklara adamış gibiydi...

Onların sosyal yaşamlarında kendi öz benlikleriyle, özgürce ifade etmelerini sağlamak için gazetede yazı yazmalarına önayak olmuştu.

Annem veli toplantısında, Yutkunarak..; “Hocam ben size bir şey anlatayım, Ben bu çocukları, gerçekleştirdiğimiz bir çevre şenliğinde, koro halinde şarkı söylemek için düzgün bir koro sırasına sokamadım. Bir türlü yerlerinde duramıyorlardı. Onlar hiçbir kurala tabii olamıyorlar, dedim ki “nasıl isterlerse öyle söylesinler. Böylece ellerine balon alarak, dağınık bir şekilde güle oynaya dans ederek şarkı söylemeyi seçtiler. Sahnedeki rengarenk balonlarla dans eden çocukların etraflarına verdiği enerjiyi, onları izleyen seyircilerin mimiklerindeki sıcak gülümseme de görebilirdiniz” der.


Sarı Efe Aynur yanlışlar karşısında Efeliğini yapar ve Rehber öğretmene” Onlar hayvan değil..! robot değil..! Sakinleştirici iğne vurmayı asla kabul etmiyorum, böyle bir şeye kalkışırsanız engellerim. Çocuklar size uymuyorsa siz çocuklara uyun. Onların ruhlarına inemiyorsanız öğretmenliği bırakın!” der. Veliler ikilemde kalsa da sakinleştirici iğneden vazgeçer.


Sarhoştum aydım, ben bu işten caydım…


BAÇEP ÇOCUK KULÜBÜ


Okulun illallah ettiği, sosyal hayatta ise gıpta edilen, bizim sınıfın haylazlarına okulun içinde ve dışında bize sahip çıkan bir de Mustafa hocamız vardı. Herkesin işe yaramaz olarak gördüğü bu çocuklara tıpkı bir “baba” gibi sahip çıktı. Aynı hababam sınıfına sahip çıkan Mahmut Hoca gibiydi. Hatta bizim sınıftaki herkese Rıfat Ilgaz’ın “Hababam Sınıfı” kitabını aldırmış, bir de hababam sınıfı üyelik kartımız olmuştu. Bizim haylazların hepsi Mustafa hoca’ya her zaman minnettar kalacaktır.

BAÇEP Çocuk Kulübünde çalışmalarımıza önem veriyorduk. Beyaz şapkalarımız, yeşil fularlarımız, önünde amblemimiz olan giysilerimiz ve boynumuzda düdüklerimizle artık düzgünce sıra olmayı öğrenmiş, okul önünde sıraya girip düdüklerimizi çaldığımızda tüm öğrenci ve öğretmenler bize gıpta ile bakar olmuştu...

Tam da bu zamanlar, kurulacak olan bir çimento fabrikasının kurulmasına karşı BAÇEP Çocuk Kulübü olarak imza kampanyası başlattık. Sadece Edincik’ten iki bin imza topladık. “önce doğa, önce insan” sloganıyla Edincik’te yaşlı dedeleri bile duygulandırdık. Ardı sıra Sahil Yenice-Dutliman Köyü arasında bir fosforik asit fabrikasının kurulması gündeme gelince, çevre etkinliğimizi orada da gerçekleştirdik. İki fabrikanın da kurulmasının engellenmesinde bizimde bir katkımız olmuştu.

Ve bir çok çevre eylem ve etkinliği...


Bizim sınıfın haylaz çevrecileri yılın sonunda, başkanları olarak onları temsilen BAÇEP Çocuk Kulübü Başkanı olarak “Yılın En İyi Özel Çevre Ödülü”ne layık görüldük. Ve böylece kendimizi sosyal hayatta kanıtlamış bulunuyorduk. Ve çevre etkinliklerimize devam ederek, kamuoyu nezlinde örnek öğrenciler olarak parmakla gösterilir olduk.


Siz misiniz bize iğne vurmaya kalkışan…


Bugün bu çocuklar ne mi yapıyor?


“HABABAM SINIFI” BUGÜN NEREDE...


İsmail ODTÜ’de Siyaset Bilimi, Gizem İZZET BAYSAL Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler, Anıl HARKOV Üniversitesi’nde, Şevval DOĞU AKDENİZ Üniversitesi’nde Türkçe Öğretmenliği, Göktuğ Ajansta Dizi Oyuncusu ve Manken, ben de ÇANAKKALE ON SEKİZ MART Üniversitesi’nde Tarih Ana Bilimdalı ile Uluslararası İlişkiler okuyorum. İlk yıl bölüm birincisi oldum. Sayamadığım bir çok arkadaşım öğrenimine devam ediyor.


Bugün eski sınıfımızla hala bir araya geldiğimizde, o zamanları özlemle anarız. Okul elbette çocukları eğitim ve gelişmesi için önemlidir. Ancak eğitim demek, zorla şekillendirmek değildir. Çocuk ilgisine ve karakterine göre hangi şekle uygunsa, öğretmen o şekli almasında yol gösterir ve yardımcı olur. Öğretmenlik sevgi ve gönüllülük gerektirir.


Öğretmenler vardır, öğretmenliği bir ömür boyu unutulmaz.

Mustafa Hoca şimdi nerede mi? O hala bizim öğretmenimiz olmaya devam ediyor.



Etiketler: OZAN UTKU ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.