Bugün: 21.07.2018

CHP'DEKİ BASIN TOPLANTISININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

CHP'DEKİ BASIN TOPLANTISININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Gazeteci-Yazar Arıcan, Banırma CHP ilçe başkanı Atakay, belediye başkanı Mirza ve milletvekili Akın'ın gerçekleştirdiği basın toplantısını değerlendirdi.05.07.2018 07:52
...son basın toplantısında Bandırma Belediyesine ait Ayyıldıztepe’deki   Taş kırma Tesisleri yanında  Sanat kafe, General Balcı Çamlık Kafe başta  olmak üzere Hobi Bahçeleri’nin de dahil olduğu belediyeye ait diğer teşebbüslerin sorumlu müdürlüğünü 3 yıllık bir süreyle sürdüren ve Başkan Mirza tarafından sessiz sedasız görevinden alınmış Vahit Ak ile ilgili parti içerisinde ve kamuoyunda  yolsuzluk ve suistimal itham ve iddiaları tavan yapmışken, Ak’ın soru soran gazetecilere yönelik  “geri zekalı”, “böyle soru olmaz”, ”ortalığı karıştırıyor”  türünden harici müdahalelerinin takdirini  başta ilçe başkanı Atakay ve yönetimine bırakıyorum... 


24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel erken seçimleri sonrası   CHP adına önce Bandırma İlçe Başkanı Atilla Atakay, parti yönetimiyle bir basın toplantısı gerçekleştirerek, hem seçim sürecini hem seçimleri hem de partilerine yönelik HDP’yi destekleyerek, barajı geçmelerine yardımcı oldukları yönündeki eleştirilere yanıt vermeye çalıştı.
Atakay, için sonuçları ve kamuoyunda partisine yönelik eleştiriler ve ağır ithamlar karşısında gerçekten de “zor” bir basın toplantısıydı. 
Öyle de oldu ve yaptığı açıklamaları haber sitemiz de yayınlamamızla birlikte partili partisiz bir çok okurumuz  kimi zaman ağır ithamları da içeren, eleştirilere neden oldu.
Atakay’ın ardından geçtiğimiz hafta sonu CHP’li belediye başkanı Dursun Mirza, Balıkesir CHP 1.sıra adayı olarak  milletvekili seçilmiş Ahmet Akın ile Atakay, 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği erken genel seçimlerine yönelik  öncesi ve sonrası gelişmeler ve sonuçlarıyla ilgili basın toplantısı düzenledi.
Atakay’ı parti ilçe başkanı olarak kuşatan zorluğun aynısı belediye başkanı Mirza ve milletvekili Akın için de geçerliydi ve  anlatımları, sorulara vermeye çalıştıkları yanıtlar olayın zorluğunu özetler mahiyetteydi.

BASIN VE GAZETECİLER 
AKSESUAR DEĞİLDİR..!

Gerçekleştirilen basın toplantısının değerlendirilmesine geçmeden önce özellikle  sn. Atakay ve yönetimine bazı uyarılarımız olacak. Bir ilçe siyasi parti başkanı ya da  belediye başkanı ve milletvekili parti merkezinde basın toplantısı yapacağına dair basın organlarına davette bulunuyorsa, her davetin bir inceliği, kuralları vardır. CHP, basın toplantılarına partililerini davet ederek, davete yanıt veren gazetecileri adeta kuşatıyor, yer kapma arayışları yaşanırken, gazeteciler  adeta psikolojik baskı altına alınıyor.  Mesleklerinin gereğini yaparak soru sormaya çalışan gazetecilere  dinleyici konumundaki partililer tarafından  laf atılıp, gazeteciler rencide ediliyor.(Bu konu daha önce BANSES gazetesinden  bir  meslektaşımız tarafından da dile getirildi.)
Gazeteciler; siyasi partilerin ya da sözcülerinin basın toplantısı adı altında  gerçekleştirdikleri etkinliklerde  siyasi şovlarının aksesuarları  değildir. Basın toplantısı düzenleyen siyasi partiler ve temsilcileri, gelen basın mensuplarının işlerini en rahat ortam da yapmaları için uygun ortamı sağlamak, düzenlemekle sorumludur. Bandırma’da bir tek, ne yazık ki,  CHP’de benzer olumsuzluklar yaşanıyor.

VAHİT AK İLE İLGİLİ YOLSUZLUK 
VE SUİSTİMAL İTHAM VE 
İDDİALARI..!!!

Örneğin; son basın toplantısında Bandırma Belediyesine ait Ayyıldıztepe’deki   Taş kırma Tesisleri yanında  Sanat kafe, General Balcı Çamlık Kafe başta  olmak üzere Hobi Bahçeleri’nin de dahil olduğu belediyeye ait diğer teşebbüslerin sorumlu müdürlüğünü 3 yıllık bir süreyle sürdüren ve Başkan Mirza tarafından sessiz sedasız görevinden alınmış Vahit Ak ile ilgili parti içerisinde ve kamuoyunda  yolsuzluk ve suiistimal itham ve iddiaları tavan yapmışken, Ak’ın soru soran gazetecilere yönelik  “geri zekalı”, “böyle soru olmaz”, ”ortalığı karıştırıyor”  türünden harici müdahalelerinin takdirini  başta ilçe başkanı Atakay ve yönetimine bırakıyorum. Ak, öncelikle partilileri ve kamuoyunda hakkında ayyuka çıkmış   yolsuzluk ve suiistimal itham ve iddialarına “süper zekalı” olarak yanıt vermelidir..! SonKurşun, bu itham ve iddiaların da peşini asla bırakmayacaktır.
Dönelim konumuza…

“YENİ CHP” ATATÜRKÇÜ MÜ 
SOSYAL DEMOKRAT PARTİ Mİ..!?

CHP’de ortak sorun,  24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği erken genel seçimlerine dönük  “o şunu bu şunu dedi” olayı değildir.24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerinin partileri açısından sonuçlarını bizler gibi CHP’li yöneticiler, partililer, seçilmişler de gayet iyi biliyorlar.
Lafı dolandırmayalım..
Soru ve yanıtı net..!
Günümüz “Yeni CHP” si çok kimlikli bir siyasal partidir ve yaşanan temel sorun, “kimlik” sorunudur.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu olduğu ve ilkeleriyle kuruluş felsefesini şekillendirdiği CHP’de 2002 yılından bugüne parti yönetimi her seçimde AK Parti’ye karşı ağır bir hezimet ve yenilgi yaşamaktadır. 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimleri ile bu kaybedilmiş 9.seçimdir..!
Şimdi bir an için lütfen bir düşünün ve sorgulayın: Mustafa Kemal Atatürk yaşasa ve partisinin yıllardır 9 seçim kaybetmiş olduğu görse idi, mevcut lideri ve yönetimi  CHP’de göreve devam edebilir miydi..!?
Bırakın dokuzuncu seçimi, daha ilk yenilgi de mevcut parti lideri ve yönetimine kapıyı gösterir ve yönetimi yenilerdi..!
Daha önce de vurguladığımız gibi, CHP’de Kemalistler, partilerinin işgali koşullarında “kiracı”  ve elleri kolları tutuk durumundalar. Sorunun hattını değiştirelim ve sosyal demokrat bir parti olduğunu iddia eden CHP’nin bugünkü konumunu ve durumunu sosyal demokrasi açısından sorgulayalım.
Dünyanın neresinde ve hangi ülkede  olursa olsun sosyal demokrat olduğunu iddia eden bir partide  yıllarca iktidar yüzü görmemiş ve girdiği 9 seçimi de  kaybetmiş bir parti liderinin ve yönetiminin hala iş başında kalabilmesi mümkün mü..!?
Yani Atatürkçüler açısından da sosyal demokratlar açısından da 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği erken genel seçimlerinin sonuçlarının bize söylediği  CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine (bu konuda gecikilmiş de olsa)  yolun göründüğüdür.

CHP KENDİSİNİ KURTARDI DA 
SIRA İP,SP VE HDP’YE Mİ GELDİ!?

Onun için, şu veya bu nedenle, “duvarın bir kısmını” yıktık diyerek hezimeti bir başarıymış gibi cilalayıp, bu partinin insanlarına, oy veren seçmenlerine allayıp pullayıp bir elma şekeri gibi sunmak , en başta siyasi etik açısından hoş  olmadığı gibi , anlamlı ve  gerçekçi da olmasa gerek..!
24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimlerinde CHP’nin oluşturduğu “Millet İttifakı” ve paydaşları İP, SP ve DP’nin  dolaylı olarak HDP ile  “gizli ittifak” yapması ve siyasi paydaşlarının %10 seçim barajını aşma gayretleri ise tam bir trajikomik olaylar zinciri…
Bu 2002’den bugüne her seçimde hezimete uğramış bir partinin liderliğinin ve üst yönetiminin kendisinden umudu kesip,hiç sandık yüzü görmemiş İP ile her seçimde oy yüzdesi belli olan SP ve DP yanı sıra seçim barajı altında can çekişen HDP’ye umut bağlayıp, el vermesine, onların seçim başarıları (!?) karşısında düğün dernek yapmasına  benziyor…
Bir halk tabiri vardır.. El bilmem nesi ile gerdeğe girilmez, diye…
Bunu CHP’li seçmen ya da diğer oy veren insanlar anlayacak ve takdir edecekler..!!!Bu durum, bir partinin siyasi acziyetinin dışa taşması , sandığa yansımasıdır ki CHP’li seçmen bu anlamsız durumu kabullenemeyerek, isyan ediyor..!

C.BAŞKANI ADAYLIĞINDA 
A.GÜL’DEN İNCE’YE..

“Yeni CHP”nin 24 Haziran’da izlediği ittifaklar politikasının siyasi sonuçları ağır olacaktır ve Kılıçdaroğlu ve yönetiminin özellikle cumhurbaşkanlığı seçimleri konusunda aday belirleme noktasında yaşadığı gel –git’ler karşısına bir duvar gibi dikilecektir. CHP’liler, 24 Haziran cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ilk günden itibaren Kılıçdaroğlu ve yönetiminin başkan adayının Ekmeleddin İhsanoğlu  vakasında yaşandığı gibi Abdullah Gül olduğunu biliyor. İP ve Akşener’in kabul etmeme noktasında Kılıçdaroğlu ve yönetimi mecburen varlıkları ve makamları için bir tehdit unsunu gördükleri Muharrem İnce’yi öne sürdü…
CHP’liler aptal değiller ve oynanan oyunu daha ilk günlerinde gördüler..!

PARTİ OLİGARŞİSİ VE 
DEMOKRASİ..!

Kılıçdaroğlu ve yönetimi, bu ortamda 61 ilin milletvekili sıralamasını merkez yoklamasıyla belirleyip, İnce’nin genel başkanlığını destekleyen, kendilerine engel teşkil eden isimleri listelerden ayıklayarak, sorunsuz ve sıkıntısız bir parti ve meclis tablosu yaratmanın derdine düştü…
Daha önce de bir çok kez yazdım ve vurguladım ; Demokrasi ve parti içi demokrasi , özgürlük gibi kavramlar   insanlık tarihi boyunca “bela “kavramlar olarak hep karşımıza çıkmıştır. Bu kavramlara siyaseten şark kurnazlıkları yaparak, makam ve mevkilerini korumak için bol keseden kullanıp, caka satmayı alışkanlık haline getirenleri, bu kavramlar partililerle ve toplumla içselleştikçe,  bir şekilde ÇARPAR..!
Bugün “Yeni CHP” bunu yaşıyor ve temellerinden sarsılırken, Kılıçdaroğlu ve yönetimine korkulu rüyalar gördürüyor….Ancak, kaçarı uçarı yok bu işin.. Bulundukları makam ve mevkilerden bir şekilde çekilip, gidecekler.. Diyalektiğin vazgeçilmez, yasası bu..!
Evet, Türkiye cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği erken seçimlerini sonuçlandırsa da 2019 yılı Mart’ın da da yerel seçimlere hazırlanıyor. Şimdiye kadar bu konuda en net siyasi tavrı ve duruşu Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Sarı göstererek, belediye başkan adaylarının yine merkez yoklamasıyla belirlenmesi durumunda, aday olmayacağını açıkladı…

SİYASAL YAŞAMIMIZI 
EMPERYALİZM  VE OLİGARKLAR 
DİZAYN EDİYOR!?

Görünen ve yapılan açıklamalarla görünen o ki, “Yeni CHP” belediye başkan adaylarını  yine merkez yoklamasıyla belirleyecek ve Ankara’nın puslu siyasi ortamında kulis faaliyetleriyle ön açmak ve başkan adayı olabilmek için ciddi bir rekabet, trafik yaşanıyor. Basın toplantısında da sorduk ve hiç kimseden doyurucu, somut bir yanıt da alamadık.. Süreci yaşayarak, göreceğiz..
Sonuç olarak, özetle şunu söyleyebiliriz: “Yeni CHP” diye  gerçek anlamda partililere yıllardır yutturulmaya çalışılan CHP, Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 Ok’lu CHP’si olmaktan çoook uzak bir CHP..! Bu CHP, asla sosyal demokrat bir CHP de, ne yazık ki,  değil..!
Tanık olduğumuz ve yaşadığımız gibi, dün, ülkemiz siyasi yaşamına operasyon yaparak, siyasal yaşamı ve siyasi partileri dizayn etmeye çalışanların  Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’ye yönelik gerçekleştirdikleri operasyonlarda da kısmi başarı sağlamış olsalar da, yıllardır oynadıkları oyunun son perdesine adım adım geldiklerine inanıyorum. Bu oyunu, gerçek CHP’liler ya bitirecek ya da bitirecekler..!

Esen kalın..


Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.