Bugün: 21.07.2018

ARICAN:MASKELERİ YIRTIN, ATIN..!

ARICAN:MASKELERİ YIRTIN, ATIN..!
Gazeteci-Yazar Engin Arıcan, 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği erken genel seçim sonuçlarını ve sonrası süreci Balıkesir POLİTİKA ve SonKURŞUN gazetelerinde değerlendirdi.07.07.2018 14:59

24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği erken genel seçimlerinin sonuçlarının belli olmasıyla birlikte  AK Parti-MHP-BBP’nin kurduğu “Cumhur İttifakı”na  karşı ana muhalefet partisi CHP’nin öncülüğünde  oluşturulmuş  “Millet İttifakı” devrini tamamladı.

Görünen o ki, 24 Haziran cumhurbaşkanlığı seçimini AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın kazanmış olması  “Erdoğan düşmanlığı” ve her ne şekilde ve hangi yöntemle olursa olsun Erdoğan’ın devlet başkanlığından indirilmesi ve siyasi yaşamdan tasfiye edilmesini hedefleyen ve amaç edinen  oyunların bozulmasını da beraberinde getirdi.

Bu nokta da, “Millet İttifakı”nın 24 Haziran cumhurbaşkanlığı seçimlerinde  amaç ve hedeflerine uygun olarak belirlediği seçim stratejisi, birbirinden  farklı ideolojik, siyasi ve örgütsel yapıların cumharbaşkanlığı adaylığı konusunda  belirleyecekleri ortak bir aday ile Erdoğan’ın karşısına dikilmekti.

“YENİ CHP”NİN C.BSAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDEKİ STRATEJİSİ

Seçim stratejisinde ilk sapma  tek başkanlık adayı konusunda yaşandı. A.Gül’ün  cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda CHP-SP ve HDP  arasında varılmış mutabakatın İP lideri Akşener’in kabul etmemesi nedeniyle bozulduğu ortaya çıktı. Bu durum üzerine kartlar yeniden dağıtılıp, yeniden karılarak “Millet İttifakı” paydaşlarının her birisinin kendi başkan adayı ile yola devam etmeleri ve her birisinin alacağı oy ile  Erdoğan’ın %50+1’i bulamaması , cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2.tura kalması, 1.turda en çok oyu almış aday etrafında güçlerin toparlanması hesabı gözetilmeye başlandı… 

“Millet İttifakı” paydaşları açısından cumhurbaşkanlığı seçiminin 1.turunda  CHP’nin adayı İnce ya da İP’in adayı Akşener’in kazanma şansları denenecek, 1.tur da en çok oyu hangisi alırsa 2.tura o ismin ve adayın etrafında kenetlenerek  girilecekti.

CHP lideri Kılıçdaroğlu ve ekibi açısından Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanı adayı olarak  partiye ve kamuoyuna lanse edilmesinin, aynı zamanda parti içi iktidar mücadelesinin ve İnce’yi bu süreçte boşa düşürebilmenin bir aracı olarak kullanıldığı görülüyor.

KAFALARDA KUYRUKLARI BİRBİRİNE DEĞMEYEN  40 TİLKİ VARDI

tÜRKİYE'NİN abd YE BAĞIMLILIĞI ile ilgili görsel sonucu

24 Haziran seçimleri sonrası yaşananlara bakıldığında CHP lideri Kılıçdaroğlu ve ekibinin İnce’nin c.başkanı adayı olarak 1. Tur da kazanmasının  çok ama çook düşük bir olasılık dahilinde ele alındığı ve c.Başkanlığı seçimlerinde ortaya çıkacak başarısızlıkla parti içerisinde öne çıkan iktidar sorununun bir şekilde aşılabileceğinin öngörüldüğü  anlaşılıyor. Çünkü, C.başkanı adaylığına soyunan ve kabullenen İnce’nin seçim çalışmalarına başlamasıyla birlikte CHP lideri Kılıçdaroğlu ve ekibinin, milletvekili listelerinin hazırlanması sürecinde İnce’ye yakın duran isimleri, varlığı ve iktidarı için risk oluşturan muhalif isimleri ayıkladığı  ve kendisine yakın isimleri listelere yerleştirdiği biliniyor.

“Yeni CHP”de bunlar yaşanırken İP’de de  Akşener’in c.başkanı adayı olarak   daha seçimlerin “s”sinin okunmadığı günlerde telaffuz edilmeye başlanması farklı bir parti içi iktidar hesaplaşmasını dışa vuruyor. MHP’den kopan  ve İP’i kuruluşunda rol üstlenmiş muhalif isimlerin Akşener ile yola devam etme düşüncelerinin bulunmadığı, Akşener’in c.başkanlığı adaylığı ile parti liderliğini kendilerine bırakacağı ve yola belirlenecek “ülkücü” bir  isimle devam edileceği  zaten İP kulislerinde konuşulan bir  şeydi.

Neden ve niçin?

Çünkü, MHP’den ayrışarak İP’in oluşum ve kuruluşuna katılan “ülkücü kadrolar” Akşener’in bu ayrışma ve İP’in oluşum, kuruluş sürecinden itibaren FETÖ ile bağlantılı olduğunu biliyor ve bunu da saklamıyorlardı. İP’in genel başkan yardımcısı Koray Aydın’ın daha partinin kuruluş sürecinde Akşener’in FETÖ ile ilişkisi konusundaki beyanlarını okurlarımız anımsamalılar. Keza, İP’in kurucularından Ruhat Mengi’nin partiden istifa ederek, parti içinde farklı ve “gizli” hesapların yaşandığına dikkat çekmesi sürpriz olmasa gerek..!

24 Haziran seçim süreci ve sonrasında İP’de yaşanan istifaların partide iktidar hesaplaşmasının parçası olarak bir yaprak dökümüne dönüşmesi kaçınılmaz. “Yeni CHP”nin seçim sürecinde 15 vekilini transfer etmesi ve sonra  partilerine  geri dönüşleri;  merkez sağ bir parti olan İP’in CHP ile doğrudan  ve özellikle HDP ile  dolaylı seçim ittifakı, FETÖ muhabbetleri  gibi onlarca neden bu yaprak dökümünü hızlandıracak unsurlar olarak görülebilir. MHP’den gelen “ülkücüler”in tüm bu gelişmeleri sindirebilmesi çok ama çook zor…

“Millet İttifakı” içerisinde yar alan ne “Yeni CHP”liler ne de İP’liler de aptal değiller. Daha ilk günlerden başlayarak kimin ne olduğunu ,kimin kimlere ve hangi çevrelere hizmet ettiğini, etmekte olduğunu çok iyi biliyorlar.

24 Haziran C.başkanlığı ve milletvekilliği genel seçimlerinde “Millet İttifakı” içerisinde yer almış SP ve DP’yi dikkate bile almıyorum. Zaten  seçim sonuçları orta da ve seçmenin de dikkate almadığı görülüyor.( Amaç ve hedef,geleneksel muhafazakar seçmen tabanının parçalanmasıydı zaten)

EMPERYALİZMİN SİYASETİ YENİDEN DİZAYN ETME ÇABASI

DİPTEN GELEN DALGA ile ilgili görsel sonucu

Peki, neden  ve niçin “Yeni CHP”, dün olduğu gibi kendi geleneksel çizgisini ve tabanını bırakarak, yine “sağın”(!) farklı renklerine ve partilerine yöneldi…?

Önce tarihsel ve toplumsal bir siyasal gerçeğin altını önemle çizelim: Ülkemiz de siyasal yaşamı dizayn etme çabaları Cumhuriyet’in ilk kuruluş yıllarından başlayarak çok partili siyasal yaşama geçtiğimiz ve bize “demokrasi” diye yuttturulan 2.dünya savaşı sonrası yıllarda 1946 yılına kadar uzanır. Cumhuriyet Türkiyesi’n de toplumsal ve siyasal yaşamı dizayn eden ana güç odağı, kapitalist-emperyalist bloğun mihmandarı “Yeni Roma” yani  ABD/CIA ve NATO’dur..!

Bu tarihsel ve toplumsal, siyasal  gerçeği  göz ardı ettiğiniz, atladığınız nokta da dün olduğu gibi  bugün de  yaşadıklarımızı ve bundan sonra da yaşayacaklarımızı anlamakta, çözümlemekte zorluk çekersiniz. Oynanan oyununun oyuncağı, “sandık demokrasisi oyunu”nun oyuncağı olursunuz..

Yeni Roma, toplumsal ve siyasal yaşamımızı dizayn ederken, sağ ve soluyla  kurulmuş tüm siyasi partilerin ortak düşmanını belirlemiştir:  Komünizm ve komünistler..

Bu tüm, siyasal partilerin program düzeyinde ortak paydasıdır.

Neden ve niçin?

“YENİ ROMA”YI GÖRMEDEN “YENİ CHP” ANLAŞILAMAZ..!

tÜRKİYE'NİN abd YE BAĞIMLILIĞI ile ilgili görsel sonucu

Çünkü, kapitalist-emperyalizmin en büyük düşmanı 1917 Ekim Devrimi’nden 90’lara  kadar Sovyet sistemidir,sosyalizmdir..NATO ona karşı oluşturulmuş, kurulmuş; Sovyet tehdidiyle Türkiye topraklarına üs’ler kondurulup, nükleer silahlar konuşlandırılmış, Kore’de Mehmedimiz kırdırılıp,ulusal güvenliğimiz ABD ve NATO’ya teslim edilmiştir.

Komünizm ve komünistler sözcüğüne takılmayın..!

Osmanlı Devletini çökertip,yağmalayan, işgal eden kapitalist-emperyalizmin işgaline karşı dünyada ilk kez ulusal bağımsızlık savaşını  başarıyla zafere ulaştıran ve bağımsız, egemen TC Devletini kurmuş Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının,bu milletin de en büyük düşmanı  aynı güç ve çıkar odağı değil midir?

DİPTEN GELEN DALGA


DDÄ°PTEN GELEN DALGA ile ilgili görsel sonucuünyanın neresinde ülkeler ve halklar az gelişmişlik, kölelik, bağımlılık  zincirlerini kırmak için ulusal bağımsızlıkları ve egemenlikleri için mücadele ediyor ve başarıyorlarsa, kapitalist-emperyalizm, bu ülkelerin ve halkların onurlu mücadelesinin,  gayretinin baş düşmanıdır.

İşte, dün toplumsal ve siyasal yaşamımızı dizayn etmiş olanlar, bugün “yerli” ve “milli” olanı gözetmek, ulusal bağımsızlık ve egemenliğine sahip çıkmak yönündeki her siyasal çırpınış ve çabayı bir şekilde boğabilmek amaç ve hedefiyle  “proje partileri” ve “proje ittifaklar”, “proje adaylar” ile karşımıza çıkıyorlar. Son günlerin temel kavramlarından biri “dipten gelen dalga” dır..

Türkiye, bugün 1919’lardan, 1922’lerden, 1923’lerden  güç alan bağımsızlık ve egemenlik tutkusunun ördüğü dipten gelen dalgayı toplumsal ve siyasal yaşamında yaşıyor. Bu dalga da nice yiğidin, yurtseverin, aydının, siyasetçinin, gencin emeği, göz nuru ve canı var…

Bu “dalga” ülkenin ve milletin geleceği, aydınlık ve güzel günlerin müjdecisidir..

Esen kalın..

KUVA-YI MİLLİYE ile ilgili görsel sonucu


Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.