Bugün: 19.06.2018

ARICAN:GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ

ARICAN:GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ
Gazeteci-Yazar Engin Arıcan, Balıkesir'de ilk Bandırma'da 28 Ekim 2009'da gerçekleşen FETÖ operasyonu ve 8 yıl süren yargı sürecini Balıkesir Politika, İlkHaber ve SonKurşun gazetelerinde yorumladı.19.12.2017 09:40

SEKİZ yıldır yazıyor ve kamuoyunun dikkatini  28 Ekim 2009’da Bandırma’da gerçekleştirilmiş, Balıkesir’deki ilk FETÖ operasyonu ve sonrasında  hukuk ve yargı adına adalet adına yaşanan rezalet boyutundaki skandal gelişmelere dikkat çekiyorum.

Baştan belirtelim:  Operasyonun başından bugüne bir gazeteci ve yazar olarak  yazdığım makaleler, yaptığım haberler ve çeşitli ortamlarda konuyu dillendirdiğim içindir ki ,”devlet” ,“yargı”  ve “adalet” adına hareket ettiğini söyleyen ve devletin, yargının tüm olanaklarını,  gücünü büyük bir keyfiyet içerisinde kendi karanlık ve kirli amaç ve hedefleri doğrultusunda tepe tepe kullanmış olanlarca sinmem, susmam ve  yazmamam konusunda akla gelebilecek her türlü zorlamaya, hukuksuzluğa, zorbalığa, dayatmaya tanık oldum; bizzat ben ve ailem, çocuklarım bu rezil ve hain süreci yaşadı.

BASIN DÜNYAMIZ İÇİNDEKİ  FETÖ’CÜLERİ TEMİZLEMELİ

Günü geldi “devlet” adına hareket ettiğini söyleyen FETÖ’cü emniyet mensuplarınca tehdit edildim,  FETÖ’cülerin Adliye içindeki uzantılarıyla evim, çalışma ofisim yani gazetem basıldı ve arandı, ortam dinlemeleri,  izlemeler ve telefonlarım dinlenirken, vazgeçtim kitap çalışmalarımı ve arşivimi, çocuğumun oyun disketlerine kadar taşındı ve 28 Ekim operasyonunu yürüten savcılarca operasyonla hiç bir ilgim ve ilişkim olmadığı bilinmesine karşın saatlerce anlamsız bir biçimde sorgulanıp, açılmış davaya “katık” yapılıp, tutuksuz sanık olarak dosyaya dahil edildim.

O yıllarda FETÖ gerçeği, bir avuç ulusalcının, yurtseverin,  onurlu halk aydınının, gerçek anlamda Atatürkçünün, gazeteci ve yazarın  inadına, inançla, büyük bir kararlılık ve cesaretle üzerine gittiği, sorguladığı, paylaşmaya çalıştığı bir vakaydı.

AKLINIZ BAŞINIZA 17/25 ARALIK’TA MI, 15 TEMMUZ’DA MI  GELDİ?

Yani çok ama çok sonra FETÖ’nün hedef alanına girince FETÖ ile mücadeleyi 17/25 Aralık  operasyonlarını  “milat” olarak görenlerin ve 15 Temmuz darbe ve işgal girişimine tanık olanların o günlerde ve yıllarda bu hain lejyon örgütlenmesine  devlet ve toplum yaşamında  her türlü devlet ve iktidar olanağını sunup, kol kanat gerdiği gerçeğini lütfen unutmayın.

28 Ekim 2009 tarihinde gerçekleştirilen operasyon sonucunda gözaltına alınarak,  bir çoğu tutuklanan ve zindana atılan insanlar ne ile suçlanıyordu?

1.si,İlkHaber Yayın Grubu’nun kurucusu ve sahibi , iş adamı İhsan Kuruoğlu, kardeşi, oğulları ve şirket çalışanları, Bandırma Belediyesi bünyesinde Fen İşlerinde çalışan mühendisler ve kamu çalışanları, 2004-2009 yılları arası AK Parti’den belediye başkan yardımcısı ve sonrasında 2009’da İGM üyesi seçilmiş Talip Yıldız bir “suç örgütü” kurmuşlar.

2.si, İhsan Kuruoğlu liderliğindeki bu “suç örgütü”,  kurdukları şirketlerle Bandırma Belediyesi’nin ihalelerine girerek  kamu ihalelerine “fesat” karıştırıp, haksız kazanç elde etmişler.

28 Ekim 2009 tarihinden bir ay yirmi gün sonra silahlı bir saldırı sonucu yaşamını yitirmiş Cihan Hayırsener’in öldürüldüğü tarihe kadar bu insanlar yukarıda ifade ettiğim suçlamalara maruz kaldılar ve tutuklu-tutuksuz sanık olarak dosya kapsamında Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandılar.

Burada “nokta”yı koyun ve bir düşünün.

ORTADA NE “SUÇ ÖRGÜTÜ” NE İHALEYE “FESAT” KARIŞTIRMAK KALDI

Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul Beşiktaş Özel Yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay sürecinde bizzat mahkemelerin atadığı Bilirkişi raporlarıyla  ve mahkemelerin verdiği karar ile 8 yıl sonra ortaya çıkan gerçek ne biliyor musunuz;

Ortada, başından beri emniyet ve savcılığın iddia ettiği gibi “bir suç örgütü” YOK..!

Keza, yine başından beri itham ve iddia edildiği gibi, ortada kamu ihalelerine fesat karıştıran ve haksız kazanç sağlayan, YOK..!

Ben de, 8 yıl süren dava sürecinde yazılarımda, konuşmalarımda sürekli, 28 Ekim 2009 operasyonuyla şekillendirilmiş davanın tam bir FETÖ kumpası ürünü olduğunu, sahte ve düzmece delillerle, tapelerle, gizli tanıklarla Bandırma’da bir “suç örgütü” yaratılmaya çalışıldığını ve söz konusu tutuklu-tutuksuz kişilerin kamu ihalelerine fesat karıştırıp, haksız kazanç elde etmediklerini yazdım ve söyledim..

Dosya kapsamında “suç örgütü” kurdukları, “üye” oldukları, “yardımcı” oldukları ; kamu ihalelerine fesat karıştırdıkları, haksız kazanç elde ettikleri  gerekçeleriyle 8 yıldır yargılanan, belli yazılı ve görsel medya organları tarafından “suçlu” oldukları yönünde itham ve saldırılara, karalamalara maruz bırakılan, aile ve iş düzenleri bozulan bu insanlar bugün mahkeme kararıyla  bu isnatlar karşısında BERAAT ettiler.

15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin bastırılması sonrası bu operasyonlarda ve dava kapsamında dahli olan emniyet mensupları, savcı ve hakimlerin hepsi FETÖ’cü oldukları gerekçesiyle bugün ya kaçak, ya mesleklerinden ihraç edilmiş ya da tutuklu durumda, ADALET önünde hesap vermekteler..!


Bitti mi?

Hayır, bitmedi.

PEKİ, HAYIRSEVENER’İ GERÇEKTE KİM/KİMLER ÖLDÜRDÜ?

Evet, 28 Ekim 2009 da Balıkesir’in ilk FETÖ operasyonu olarak Bandırma’da gerçekleştirilen FETÖ operasyonu 8 yıl sonrasında  ÇÖKTÜ ama daha tam olarak BİTMEDİ.

Bu  operasyon , FETÖ’cü emniyet-savcılar eliyle mahkemeye taşınmış  ve  üzerine yine inançla, kararlılıkla ve cesaretle gidilmesi ve dillendirilmesi gereken bir başka vaka var.G.M.Yaşam gazetesininin genel yayın yönetmeni gazeteci Cihan Hayırsevener’i kim/ kimler öldürdü.

FETÖ’cü emniyetçilere, savcılara ve Yaşam gazetesi sahibi Ümit Babacan ile bu çevrelerle oynaşanlara göre ,“Suç örgütü” kurucusu ve  lideri İlkHaber gazetesinin kurucusu ve sahibi İhsan Kuruoğlu, tutuklandıktan bir ay yirmi gün sonra, tutuklu bulunduğu cezaevinden avukatı Ferda Dündar aracılığıyla  cinayet zanlısı Serkan Erakkuş’u  Hayırsevener’i vurdurtmaya azmettirdi.

Kurgu bu.

Peki tutuksuz yargılanan Avukat Dündar, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nin karar duruşmasında Yargıtay’ın daha önce  kararı bozma kararına uygun olarak “BERAATİ” istenen ve BERAATİ mahkemece karara bağlanan  kişi ise, Kuruoğlu, azmettirme eylemini kuşlar üzerinden mi, Mars’lılar üzerinden mi işledi..!?

YALAN SÖYLEMEYİ İŞ EDİNMİŞLER

Bakın Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyayı karara bağlaması sonrası G.M.Yaşam gazetesi genel yayın yönetmeni Ümit Babacan, gazetesin de ve gazetenin haber sitesinde ne yazıyor:

"8 yıl sonra gelen karar teselli mi verecek, üzüntümü verecek, bilmiyorum. Bildiğim, onurlu bir görevin takipçiliğini yaparken öldürülen basın şehidimiz  Cihan Hayırsevener, ihale yolsuzluklarının aydınlatılmasında yeni bir sayfa açtı. Belki de yarım asırdır süren gün yüzü görmemiş yolsuzluklara ışık tuttu. Kanserin aspirinle tedavi edilemeyeceğini gösterdi. Yürekli ve dik duruşlu bir gazetecinin yapması gerekenleri kusursuzca yerine getirmekten çekinmedi. Bandırma'da bir ilke imza attı. Bana göre basın tarihi Bandırma'da O'nunla başladı. O'nu unutmadık, unutmayacağız.”

28 Ekim 2009 yılında gerçekleşmiş FETÖ operasyonu öncesinde de “psikolojik” olarak kamuoyunda operasyon için asılsız itham ve iddialarla “zemin” hazırlayan ve algı operasyonlarını yürütenler aradan geçen 8 yıl sonra bile  yalan söyleme görevleriyle öylesine içselleşmişler ki, mahkeme kararında ortada bir “suç örgütü” olmadığı ve kamu ihalelerine fesat karıştırılıp, haksız kazanç iddia edildiği itham ve iddialarının bir safsata olduğunu, dava kapsamında tüm tutuklu-tutuksuz sanıkların BERAAT ettirildiğini unutarak, merhum Hayırsevener üzerinden “basın şehidi” ve “kahraman” yaratma sevdasına düşmüşler.

Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi heyetiyle, Yargıtay ve  Bilirkişilerle, gerçeklerle, aklımızla   “alay” etmişler.

Aynı zat-ı muhteremler, zorlama ve dayatmayla, büyük bir keyfiyet ve hukuksuzluk örneği sergileyerek operasyon ve dava süreciyle ilgili yazdığım yazılar nedeniyle beni de bir gazeteci-yazar olarak dosya ile ilişkilendirerek, tutuksuz sanık yapma becerisine sahip oldular. FETÖ’nün kalem uşakları “gazetecinin katili gazeteciymiş” başlıklarını ahlaksızca kullandılar.

Sonuçta ne mi oldu?

Ben de “BERAAT” ettim.

Sinip, susacak mıyım?

Dün olduğu gibi bugün de, yarın da avucunuzu yalarsınız..!

 Bu ülkeye, millete , insanlarımıza karşı işlediğiniz hain oyunun, kumpasın ADALET ve KAMUOYU önünde  bir bir hesabını vereceksiniz.

Esen kalın..


Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.