Bugün: 25.05.2018

ARICAN:CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ

ARICAN:CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ
Türkiye 16 Nisan referandumunda Anayasa değişikliklerine “evet” diyerek, parlamenter hükümet sisteminden Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçti.Başkanlık seçimi milletvekilliği genel seçimlerini gölgede bıraktı.Başkanın sırtına binen vekil adayları ne olduğunu bile anlamadan zahmetsiz ve emeksiz Meclis yolunu tutacaklar. Milli Payango gibi piyango kime vurursa..11.05.2018 12:42
24 Haziran’da erken genel seçim kararının alınmasıyla birlikte  ülkenin  gündemi karıştı. Karışan sadece ne ekonomik yaşamımız ne siyasal yaşamımız ne de sosyal yaşamımızdı. Yaygın ve yerel besının da hem gühdemi hem de kafaları karıştı.

Çünkü, ülkemiz de tüm hesaplar Cumhurbaşkanı ve iktidar partisi lideri Erdoğan’ın başkan beri erken seçim konusundaki anlayış ve tavrı bilindiği içindir ki, seçimlerin normal tarihlerinde,yani Mart 2019’da yerel seçimlerin,sonrasında da cumhurbaşkanlığı ile milletvekilliği genel seçimlerinin yapılmasına dönüktü..

Bu yönü ile MHP lideri Bahçeli’nin önerisiyle gerçekleşen Erdoğan-Bahçeli  ikili görüşmesinden erken seçim kararının çıkması ve TBMM’nde bu yönde AK Parti- MHP’nin yasa önesinin  kabul edilmesi ülkedeki tüm dengeleri alt üst etti.

NEDEN ERKEN SEÇİM 
KARARI ALDILAR?

Kuşkusuz, Erdoğan ve iktidar partisi ile MHP’nin ‘cumhur ittifakı” ekseninde aldığı erken seçim kararı, muhalefetin sert eleştirilerine hedef oldu ve erken seçim, “baskın seçim” olarak yorumlandı.

Evet, 24 Haziran seçimlerinin  “baskın seçim” olduğu söylenebilir,yorumlanabilir. Bize göre, bunun da öncelikli nedenlerinin başında  seçim takvimi işler kılınsa idi, özellikle büyük kentlerde, 2019 yılı Mart’ında gerçekleşmesi öngörülen yerel seçimlerde iktidar partisinin muhalefete karşı ağır bir kayba uğraması kaçınılmaz görülüyordu.

Mart 2019 yerel seçimlerinde ağır bir darbe almış ve muhalefete kkarşı mevzii yitirmiş iktidar partisinin ve Erdoğan’ın Kasım ayında gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerde işi daha da zor ve işin içinden çıkılmaz bir hal alacaktı.

MHP lideri Bahçeli, Erdoğan ve AK Parti bu gerçeği gördü ve bu kaybetme riskini bugünden göğüsleyerek, siyasi açıdan en rasyonel  kararı alarak, cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri 24 Haziran’a taşıdı..!

Bu kararla hem muhalefeti hazırlıksız yakalayarak boşluğa düşürdü hem de  2023 hedefine daha korunaklı bir ortamda yürümenin yolunu açtı.

HÜKÜMET SİSTEMİNİN DEĞİŞTİĞİNİN FARKINDA MISINIZ..?

Baştan belirtmekta yarar var.16 Nisan referandumu ile birlikte Türkiye’de siyasal sistem değişti.Türkiye,perlamenter sistemden  cumhurbaşkanlı hükümet sestemi olarak tanımlanan  başkanlık ya da yarı-başkanlık sistemine geçti.

16 Nisan referandumundan bugüne kadar iktidar partisi  yöneticileri ve tabanı dahil  muhalefet partileri  de tam olarak yaşanan değişimi algılayamamış ve sindirememiş olsa da bu değişim ve dönüşümün mimarları,başta Erdoğan olmak üzere yaşanan süreci kendi açılarından siyasi olarak riske etmeden ve zaman yitirmeden adım atarak,Kasım 2019’da gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimini öne alıp, hem başkanlığını hem de meclis çoğunluğunu kazanmanın  arayışı ve çabası içersine girdi.

ERKEN SEÇİM KARARI VE 
DIŞ ETKENLER..!

Peki, Erdoğan ve Bahçeli’nin  erken seçim kararında  etkin olan ABD ve AB, İsrail merkezli ülkeye yönelik bölgesel ve küresel kuşatma ve saldırılar,terör tehdidi  ne ölçü de doğru ve haklı idi.?

Özellikle 17/25 Aralık operasyonundan başlayarak FETÖ’cü 15 Temmuz  darbe girişiminden bugüne ABD/CIA,AB ve İsrail/Mossad’ın taşeron terör örgütleri DEAŞ ve PKK/YPG üzerinden  başka Erdoğan olmak üzere siyasal iktidarı alaşağı etme ve devlet nezdinde “yerli” ve “milli” eğilimleri geriletme, ulus devleti parçalama ve bölme  operasyonunu diri tutmaya çalıştığı ve bu  yönde her yolu ve yöntemi denediği biliniyor.

Bu bir anlamda Türkiye’nin çıktığı iddia ettikleri rotaya yeniden döndürülmesi operasyonudur ve bu operasyonda Batılı tüm istihbarat örgütleri özellikle terör unsurunu kullanarak yol almaya çalışmakta.

Kamuoyunun gündeminden kısmen de olsa düşürülmeye çalışılan  TSK’nin Fırat Kalkanı operasyonu sonrası  başarıyla gerçekleştirdiği Afrin Zeytin Dalı operasyonu ABD/CIA,NATO, AB, İsrail/Mossad ile hesaplaşmanın askeri boyutunun bizlere ip uçlarını veriyor.

TÜRKİYE DÜNÜN 
TÜRKİYESİ DEĞİL ARTIK..!

“ulusal bağımsızlık”, “ulusal egemenlik”, “”demokrasi”, “özgürlük” gibi kavramlarınve siyasal terminolojinin içleri her ne kadar çağımızda boşaltılmış da olsa  nasıl “bela” bir terminoloji olduğunu yaşadıklarımızdan biliyoruz.Bu kavramlar kullanan ülkeler  ve siyasal yönetimler açısından adeta ateşten bir gömlektir ve emperyal ülkeler ve küresel güç odakları tarafından bu kavramları kullananlar bağışlanmaz.

SonKurşun’un geçen sayasında yazdığımız yazıda dikkat çekerek, vurgulamıştık. 24 Haziran erken seçimlerinin iktidarve muhalefet açısından ortak bir yönü ve niteliği var.

Dikkat edin: AK Parti- MHP-BBP’nin kurduğu “cumhur ittifakı”nın kuruluş manifestosunda “ulusal bağımsızlık” ve “egemenlik”ten söz edilirken, “yerli” ve “milli” olanın devlet ve yönetim olarak gözetilmesinden söz ediliyor.

CHP-İP-SP-DP’nin kurduğu 24 Haziran seçimlerine yönelik ittifakından ise “millet ittifakı” olarak söz ediliyor.

Bu rastlantı ya da bir süpriz de değildir..İktidar ve muhalefet açısından  toplumun gelişim seviyesi ve toplumsal dinamikler açısından bu kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu  durum, ülkenin bundran böyle  toplumsal ve siyasal açıdan bağımsızlık ve egemenliğin tesis edilmesi noktasında “yerli” ve “milli” olanın  toplum yaşamımızın her alanında gözetelmesi şeklinde seyredecektir.

Türkiye ve toplum, Cumhuriyet tarihi boyunca on yıllardır bedel ödeme pahasına yaşadığı terör belasının nereden ve hangi güç odaklarından kaynaklandığını, beslendiğini yani oyunu gördü ve öğrendi. 

Türkiye ve toplumumuz, 1923 Cumhuriyet Devrimi  sonrası emperyalizmin  işbirlikçileri, lejyonları eliyle nasıl içimizi kemirip tükettiğini,kaynaklarımızı tarumar ettiğini, evlatlarımıza kıydığını, gerçek bir ulusal kalkınmadan, gelişmeden alı koyduğunu yaşayarak, öğrendi.  

Gerçekleştirilen askeri darbelerin gerçekte ne için ve kimler için gerçekleştirildiğini, şkenceler,zorbalıklar,kıyımların nedenini ve niçinini grdü ve öğrendi.

Bu bağımsızlık, egemenlik ve demokrasi bilincinin katlanması, güçlenmesi ve gelişmesi anlamını taşıyor.15 Temmuz kalkışmasında tanka, topa, bombaya,süngüye karşı  bir milletin yeniden doğuşunu, öz güveninini kazanarak, direncinin ifadesi tüm bunlar...

BAŞKAN ADAYLARININ 
SIRTINDAKİ VEKİLLER

24 Haziran erken seçimlerinin genel seçimler açısandan özgün bir yönü var.Milletvekilleri seçimleri, Meclis  Başkanlık seçiminin gölgesinde kaldı. Milletvekili aday adayları listesinin  parti liderleri ve parti üst yönetimleri açısından  netleştirilmesi ve YSK’ya kesinleştirilmiş listelerin sunulmasıyla seçmen ne olduğunu tam olarak anlayamadan 24 Haziran günü sandığa giderek, oyunu kullanacak.Bir anlamda 24 Haziran’ın seçmen nezdinde tüm yükünü taşıyacak adayın  gölgesinde ve onun seçimlerdeki başarısı sayesinde listelerde yer tutmuş olanlar, seçim boyunca ciddi siyasi bir efor ve para harcamadan, zahmetsiz ve emeksiz Meclis yolunu tutacaklar.

Evet, 24 Haziran da aday olan milletvekilleri zahmetsiz ve emeksiz seçilerek Meclis yolunu tutacaklar..! 5 yıl boyunca Meclis de görev yapacak olan vekiller,yeni sistem nedeniyle, ulufe dağıtır gibi seçmene türlü vaatlerde bulunup,artık caka satamayacak, ahkam kesemeyecekler.

Neden ve niçin?

SİSTEM DEĞİŞTİ..!

Çünkü, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde yürütme tümüyle Başkan da ve kuracağı kabinede olurken, Meclis beş yıl boyunca yasama ve denetim görevini yapmakla sınırlı kalacak..!

Başkan’ın kabinesinde görev yapıcak milletvekilleri vekillikten istifa etmek zorunda kalacak..!

Ancak, görünen o ki, toplum da, siyasi partiler nezdinde Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ne olup ne olmadığı, ne getirip ne götürdüğü tam olarak anlaşılmış değil. 24 Haziran genel seçimlerinde milletvekili adayı olup,partilerin milletvekili listesinde yerini alabilmek için yoğun bir  vekil aday adayı trafiği yaşanıyor.

Oysa ki, seçimin erkene alınmış olması ve sürenin kısalığı aday adayları arasında demokratik bir yarışı mümkün kılmıyor.Seçim de seçilmek için yarışacak listeleri parti genel başkanları ve parti üst yönetimi “eğilim yoklamaları” gibi göstermelik yöndemlerle formalite icabı, kendi aralarında belirleyecek,listeleri netleştirecekler. Millitvekilliği kapanın ve seçilenin elinde kalacak. Milli Piyango gibi piyangı kime vurursa, Ankara’nın yolcusu olacaklar..

LİSTELER YENİLENECEK GİBİ..

Balıkesir’de AK Parti nezdinde tam bir bilinmezlik yaşanıyor.Mevcut dört milletvekilinden Poyrazlı, Bostan, Kırcı ve Aydınlıoğlu’nun listede ancak birinin yer alacağı konuşulurken, Kırcı’nın Balıkesir’den milletvekili adayı olarak gösterilmeyeceğine ktesin gözüyle bakılıyor.

CHP’de de işler karışık.CHP’den İP’e transfer olan Akın’ın ne yapacağı bilinmezliğini korurken, Havutça’nın İnce’nin cumhurbaşkanlığı adaylığıyla  Bakanlığa oynayacağı ve vekil adaylığından vazgeçmesi bekleniyor. CHP’de ve Balıkesir genelinde “siyasi ekol” konumundaki Mehmet Tüm’ün ise  aday olarak listedeki yerini koruyacağını, ancak liste de 2. veya 3. sırada yer alacağına dikkat çekiliyor.

24 Haziran genel seçimlerinde İyi Parti’nin seçim sonuçlarını ne yönde etkileceği ise tam bir muamma.İP’tan çıkan ses çok ama icraatı görmek gerekiyor.Saadet Partisi’nin de durumu aynı...

MHP’nin ise Balıkesir’den en az bir milletvekili çıkartacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Açık olan gerçek ise 24 Haziran genel seçimleri ile Balıkesir’de milletvekilliğinde AK Parti ve CHP’de listeler yeniden karılacak ve mevcut tablonun üçte ikisi değişecek. Yeni yüzlerle yolumuza devam edeceğiz.

Esen kalın...







Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.