Bugün: 21.07.2018

ARICAN:BU UTANCI ARTIK BU MİLLETE YAŞATMAYIN..!

ARICAN:BU UTANCI  ARTIK BU MİLLETE YAŞATMAYIN..!
Gazetici-Yazar Arıcan, ABD Senatosu'nun 1-35'lerle ilgili aldığı askeri ambargo kararına Balıkesir Politika ve SonKurşun gazetelerinde değerlendirdi.21.06.2018 14:20

Geçtiğimiz günlerde yazdığım ve yayınladığım köşe yazısında Nelson A. Rockefeller’in 1956 yılında ABD Başkanı Einsenhower’e yazdığı mektubu  yayınlamıştım. Yaşanan son gelişmeler ışığında bir kez daha anımsatmakta yarar görüyorum.

Rockefeller, bu mektubunda ne diyordu:

“…Biz askeri paktlarımızı kurmaya ve sağlamlaştırmayı hedef alan tedbirlere devam etmeliyiz. Büyük ölçüde politik askeri nüfuz garantileyecek genişlikte ekonomik yayılma planını Asya, Afrika ve diğer az gelişmiş bölgelerde uygulamak zorundayız. Yardım-birinci gruba, bizimle dost olan ve bize uzun süreli askeri paktlarla bağlanmış olan ülkeler girer. Bu ülkelere yapılacak yardımlar ve açılacak krediler öncelikle askeri  nitelikte olmalıdır. Oltaya yakalanmış  balığın yeme ihtiyacı yoktur. Bu nokta da dış işleri bakanlığı ile aynı fikirdeyim, genişletilmiş askeri yardım,-örneğin Türkiye’ye- bazı hallerde düşünülenin tersi sonuçlar verebilir. Yani bağımsızlık eğilimini arttırıp, mevcut askeri paktları zayıflatabilir. Bu tip ülkelere-Türkiye gibi- doğrudan doğruya hükümetleri iktidarda tutacak ve bize düşman muhalifler zararsız bırakacak biçim ve miktarda olmalıdır. Bunlara bağlantılı olarak özel sermaye yatırımlarını da ayarlamak gereklidir. Hükümet, özel sermaye yatırımlarını cesaretlenmeli ve onlardan akıllıca yararlanmasını bilmelidir. Bu yatırımlar yardımıyla bir çok politik amaca ulaşılabilir. Bu tip özel sermaye yatırımları zamanla bütün gayri meşru muhalefeti ve politikamıza karşı mukavemeti ortadan kaldırabilmeli veya nötralize edebilmelidir. Ayrıca bizi desteklemekte kararsız ve sallantılı olan bütün şahsi müteşebbüs ve menfaat  çevrelerini  etkilemelidir. Aynı zamanda ABD ile işbirliğine hazır yerli iş adamlarına yardımı arttırmalı ve böylece bu iş adamlarının, ilgili ülkenin ekonomisinde kilit noktalarını ele geçirmeleri, buna dayanarak politik etkilerinin artması sağlanmalı.

Ya olabilir, bir mektuptan ne çıkar ki, karşınızdaki bir devlet başkanı da  denebilir ama ne yazık ki, gerçek öyle değil..!

DÜNÜN ROMA’SI NE İSE BUGÜNÜN ABD’Sİ O..!

ABD’nin kuruluş tarihini, kurulduğu günden bugüne izlediği ekonomik-politikaları, izlediği  dış politikayı, uluslararası ilişkilerini, diplomasisini  ve askeri tarihini bilenler açısından ABD de başkanın görünürde başkan olduğunu,  başkanın finans kapitalin, çok uluslu şirketlerin  sözcülük rolünün ötesinde bir sorumluluğunun bulunmadığını da iyi bilirler.

ABD; günümüzün ROMA İmparatorluğudur ve   varlığını ve kuruluşunu sürdürebilmesinin de temelinde tüm dünya kaynaklarının vahşice sömürülüp, yağmalanması yanında çıkar düzenini ve güvenliğini tehdit edebilecek ne var ise her türlü yöntemle olası başkaldırı ve tehdidi  yok etmek zorundadır…

Gelelim konumuza…

ABD ŞANTAJ VE TEHDİDİNE BOYUN EĞMEYELİM..!

ABD Senatosu, geçtiğimiz gün  gerçekleştirdiği toplantı da, "Ulusal Savunma Yetkilendirme  Yasası" olarak bilinen Pentagon bütçesine ilişkin yasa tasarısını  onaylandı. 2019 mali yılında Pentagon'a 716 milyar dolarlık bütçe öngören  tasarıya, Temsilciler Meclisinin ardından Senatoda da ezici çoğunlukla onay  verildi.

“Tasarının Türkiye ile ilgili bölümünde ise "Ankara'nın Rusya'dan S-400  hava savunma sistemleri almasının iki ülke arasındaki tansiyonu yükselttiği" ve  "Amerikalı rahip Andrew Brunson'ın salıverilmesi gerektiği" iddia edildi. Türkiye'nin Rusya'dan S-400 almasının ABD ile Türkiye arasındaki ortak  silah sistemlerini geliştirmeyi olumsuz etkileyebileceği öne sürüldü ve bu adımın  NATO'daki ortak çalışabilirliği etkileyebileceği savunuldu.

Tasarıda söz konusu gerekçelerden dolayı F-35 savaş uçağı, Patriot  hava savunma sistemleri, Chinook tipi ağır nakliye helikopteri, AH-1 tipi Kobra,  H-60 Black Hawk tipi helikopterleri ile F-16 uçaklarının Türkiye'ye satılmasının  bloke edilmesi gerektiğini öngören bir bölüm de yer aldı.

Bu tasarının yasalaşmasından sonra 60 gün içinde Savunma Bakanının,  Dışişleri Bakanına danışarak Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere dair Kongrenin  ilgili komitelerine kapsamlı bir rapor sunması istendi ve bu rapor tamamlanmadan  Pentagon'un Türkiye'ye Kongrenin onayına tabi herhangi bir dış silah satışına  onay veremeyeceği sınırlaması getirildi.”(Milliyet gazetesi)

NE ALACAĞIMIZI NE VERECEĞİMİZİ ABD’YE Mİ SORACAĞIZ..!?

ABD’nin  Rusya’dan alınacak S- 400’ler ve rahip Andrew’in gözaltına alınıp, tutuklanmasını bahane ederek Türkiye’ye özellikle askeri açıdan şantaj ve tehditte bulunup, ambargo uygulaması  Türkiye açısından hiç bir şekilde kabul edilebilir olmadığı gibi, tüm bu yaşananlar  1945’lerde ABD ile imzalanan kölelik antlaşmaları  ve bağımlılık ilişkileriyle nasıl  bir batağa sürüklendiğimizin de utanç vesikalarıdır.

Başbakan Yıldırım, bu Senato kararına karşı yaptığı açıklamada, “"ABD Senatosu'nun bu teşebbüsü esef verici, stratejik ortaklığın ruhuna aykırı. Talihsiz bir gelişme, alternatifsiz değiliz. Bu ambargolar zafiyete sebep olmaz."demiş..!

Bu önemli olmakla birlikte ne yazık ki yeterli olmaktan uzak…

NE ABD NE AB, TAM BAĞIMSIZ  DEMOKRATİK TÜRKİYE..!

Çünkü, ülkenin ABD ile on yıllardır kurduğu ve geliştirdiği ilişkiler tarihinde   haşhaşdan Kıbrıs Harekatına, 27 Mayıs 12 Mart ve 12 Eylül, 15 Temmuz  askeri faşist darbe ve işgal girişimlerine kadar benzer olayları tarihimiz boyunca sürekli yaşadık… Benzer hayal kırıklıklarını içeren açıklamaları devlet ve siyasi sözcülerimizden sürekli duyduk…

Bıktık, usandık  ve çaresiz kalışımız karşısında sürekli utanç yaşarken, ulusal onurumuz kabaca çiğnenmesine, çiğnetilmesine içimizden isyan ettik…”Ya özgür vatan ya ölüm” diyen  bir ülkenin çocuklarıyız.. Türkiye Cumhuriyeti Devletini bu şiarla kurmuş ve  ülkemize çöreklenmiş  emperyal ülkeler topluluğunu  yenerek bağımsızlığına sahip çıkmış bir ülkenin çocuklarıyız..

Evet, Türkiye, emperyalizm için olta da balık olmamalı..!

24 Haziran da cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği genel seçimleri var. Hep birlikte ülkemizin önümüzdeki beş yılı için sandıkta geleceğimizi ve kaderimizi belirleyeceğiz…Mevcut adaylar ve siyasi partiler içerisinde kim ki ülkenin ulusal bağımsızlığı ve egemenliği için  hesaplaşmayı ve mücadeleyi öngörüyor ise  seçmen kadını erkeğiyle, genci ve yaşlısı ile  gücünü orada toplamalı, siyasi tercihini buna göre yapmalı diye düşünüyorum..

ABD ile imzalanmış tüm kölelik antlaşmaları iptal edilmelidir.. NATO ile ilişkiler ulusal güvenliğimiz dikkate alınarak yeniden gözden geçirilmeli ve olmuyor ise NATO’dan çıkılmalıdır. Topraklarımızdan Kürecik, İncirlik gibi ABD ve NATO üsleri sökülüp, atılmalı, ülkemiz nükleer silahlardan arındırılmalı, ulusal güvenlik ve savunma stratejimiz ülkenin ve milletin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirilmelidir…

Esen kalın..


Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.