Bugün: 16.12.2017

ARICAN:BALIK HAFIZALI MIYIZ?

ARICAN:BALIK HAFIZALI MIYIZ?
Gazeteci- Yazar Engin Arıcan 16 Nisan referandumu ve sonuçlarını, AHİM'e yapılan iptal başvurusunu Balıkesir Politika ve SonKurşun gazetelerinde yorumladı.01.12.2017 11:19

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin oy çokluğuyla verdiği bir kararla  ülkemiz siyasal ve sosyal gündemini alt üst eden, farklı tartışmalara ve yorumlara neden olan, toplumda ‘evet’ ve ‘hayır’ üzerinden kutuplaşmalara neden olan  bir olay daha fiilen sona ermiş, tamamlanmış oldu.


Okurlarımız anımsarlar..


Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili 16 Nisan’da gerçekleşmiş referandum sonuçları üzerinde  yine “hayır”cı cephenin başını çeken CHP’nin başlattığı seçim sonuçlarının şaibeli olduğu, gerçekte referandumu “hayır” diyenlerin kazandığı ve YSK dahil Erdoğan ve siyasal iktidarın  sandık sonuçları üzerinde oyunlar oynadığı yönündeki itham ve iddiaları günümüzde hala toplumun geniş bir kesiminde diri, hala inanç ve kararlılıkla savunuluyor.


Evet, halkın tabiriyle balık hafızalı olmamak(balıkların ortalama 3 saniyelik bir hafızaya sahip olduğu ileri sürülür), çok değil, bir anda 16 Nisan 2017 de gerçekleşmiş referandum sonuçlarıyla, ülkenin  “birileri” tarafından alt üst edildiği yakın zamana dair günlerle ilgili anılarımızı tazelememiz gerekiyor.

Ne oldu..?


16 NİSAN REFERANDUMU VE SONUCU


16 Nisan günü her seçmen gibi sandık başına gittik ve o “gelişmiş” Batılı ülkelerin uzun bir zamandır tanık olamadığı  yüzde 85.43’lük katılım oranı ile  Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili düşüncelerimiz doğrultusunda irademizi  ama ‘evet’ ama ‘hayır’ olarak sandığa yansıttık.


YSK'nın internet sitesinde duyurduğu seçim tutanağına göre, 'Evet' oyu verenlerin oranı yüzde 51.41, 'Hayır' oyu verenlerin oranı yüzde 48.59 olarak belirlendi.


Paylaşılan rakamlara göre, 25.157.463 seçmen 'Evet', 23.779.141 seçmen ise 'Hayır' oyu kullandı ve daha oyların tamamı sayılırken, YSK referandumun resmi sonuçlarını daha açıklamamışken, garip bir şekilde “birileri” tarafından seçim sonuçlarını şaibeli kılmak yönünde  “mühürsüz oylar” tartışmalarına, sosyal medya üzerinden ne idüğü belirsiz video paylaşımları yaşandı.


Anayasa değişikliğini içeren referandum öncesi ve sürecinde ülkede ve toplumda yurt dışına da taşınmış siyasi ve sosyal bloklaşmanın niteliği ayrı bir yazım konusu. Birbirlerinden “ateş” ve “su” kadar uzak ve farklı  eğilim ve anlayışların ‘hayır’ noktasında yurt içinde ve yurt dışında nasıl bir araya geldikleri ya da getirildikleri üzerinde çok şey yazılabilir, farklı yorumlar yapılabilir.


Ayrıca yaşanan sürecin çok yönlü anlaşılır kılınması açısından yazılmalı ve yapılmalı da..!


ALGI OPERASYONLARINA YENİLMEMEK VE KANMAMAK


Anımsar mısınız, yine “birileri”, gerçekleşmiş referandumun sonuçları üzerinden yaratılan şaibeler üzerine  farklı kurguları senaryolaştırarak, “ adalet” ve “hak-hukuk”, “demokrasi” adına yine “gezi” türü sokak gösterilerinin fitilini ateşlemek için devreye girmiş,  devlet ve iktidarın  anında olası felaketi görüp,  polisiye önlemler almasıyla hevesler kursaklarda kalmıştı.


Hafıza konusunda 3 saniyenin dışına çıkın ve hafızalarınızı zorlayın! Düşünsel ufkunuzu açın ve sorgulayın.. Yaşananları ve tanık olduklarınızı sorgulayıp, özellikle duygularınıza gem vurup aklı gözettiğiniz sürece oynanmış oyun tel tel dökülecek, o her zaman pusudaki “birileri” ile yüz yüze gelip, oynanan maskaralıklara ve kumpaslara, ülkenin ve milletin geleceğine yönelik kurulmuş karanlık, kirli ve kanlı tezgahlara tanık  olacaksınız..


ALGI OPERASYONLARI VE TOPLUMSAL SONUÇLARI


Örneğin, son olarak, İstanbul, Ankara, Bursa ve Balıkesir büyükşehir belediye başkanlarının Erdoğan ve AK Parti üst yönetimi tarafından istifaya davet edilmeleri ve başkanların görevlerinden bir biri ardına istifa ettikleri günlerde  meslektaşlarımızla yaşanan olaylar üzerine yaptığımız sohbetlerde şu sözleri anımsıyorum.


-          “ Biz, zamanında demiştik.."

-           “Tek adam yönetimi işte böylesi bir şey..”

-          “Zaten referandum sonuçları şaibeliydi. Sonuç ‘hayır’dı ve mühürsüz oylarla durumu kurtarmışlardı..”

-          “Bak, tek adam yönetimi bu işte.. Hani seçimle gelen seçimle giderdi. Bir gece de seçilmiş başkanı görevinden aldı..”


16 Nisan’dan bugüne bu tür konuşmalar ve tartışmalar, yorumlar, kafa karışıklıkları hiç bitmedi. Çünkü, tüm bu yorumların üzerinde o dikkat çektiğimiz ve önemle vurguladığımız “birileri” nin yurt dışı ve yurt içinde referandum sonuçları üzerinden geliştirdiği, farklı olaylarla da  pekiştirdiği  bir algı operasyonu vardı.


Sonuçta, yurt içinde TSK ve devlet nezdinde, yargı nezdinde çalmadık kapı bırakmayanlar son çare olarak büyük umut bağladıkları AHİM yani  Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne 16 Nisan referandumunu iptal edilmesi talebiyle taşıdılar ve AHİM, önceki gün CHP’nin bu talebini karara bağladı ve yapılan açıklamada şöyle dedi:

“16 Nisan 2017 günü gerçekleşen referandum sırasında anayasal düzenlemelerin değiştirilmesi gerekçesiyle CHP tarafından yapılan başvuru AİHM’nin çoğunluk oyuyla reddedilmiştir.”

NOKTA..!


16 Nisan referandumu ve sonuçları üzerine aylardır, günlerdir yaşanan siyasal ve sosyal tartışmalar, itham ve iddialar, kafa karışıklıkları, abuk sabuk yorumlar bitti mi?

HAYIR..!


SOSYAL MEDYA EN ZAYIF HALKAMIZ


Çünkü, başta ve öncelikle küresel güç ve çıkar odaklarının yurt dışında ve ilişkili oldukları kesimlerin yurt içinde başından bugüne yürütülen algı operasyonlarının zaman içerisinde devlet, siyasal iktidar ve toplum nezdinde karşılığı bulunmasa da ya da tersi ispat edilmiş olsa da, ağzınızda kuş tutmuş olsanız da, HİKAYE..! Gündeme taşınmış itham ve iddialar, ne kadar asılsız olsa da, algı operasyonu bir şekilde üzerinize yapışıp, kalıyor..


Aynı, MİT Tırlarının durdurulması, taşınan yük ve MİT elamanları üzerinden yurt dışı ve yurt içinde yürütülmüş algı operasyonları gibi.. Aynı, 17/25 Aralık da yaşandığı şekliyle tanık olduğumuz para kasaları, ayakkabı kutularından çıkan deste deste paralar  ile ABD’de itirafçılığa zorlanmış Reza Zarrab duruşmalarında yaşandığı gibi…


Sunum ile sunumun ardındaki  gerçeğin anlaşılabilmesi, bir anlamda perdenin aralanıp, gerçekle tanışılması akli ve bilimsel bir anlayışın ve arayışın ürünüdür. Bireylerin ve toplumun elinden özgür düşünmenin anahtarı olan soru sorma ve sorgulama olanağını alırsanız bireyi ve toplumu “körleştirir” ve algı operasyonlarına açık hale getirir ve yem edersiniz. Bugün olduğu gibi Cumhuriyet Türkiyesi’nin ve toplumun en önemli sorun ve sıkıntısı budur.


Esen kalın…

balık hafızalı olmak ile ilgili görsel sonucu


Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.