Bugün: 23.06.2017

ARICAN: HEDEFLERİ YÜKSEK ÖĞRENİM GENÇLİĞİ..!

ARICAN: HEDEFLERİ YÜKSEK  ÖĞRENİM  GENÇLİĞİ..!
Gazeteci-Yazar Engin Arıcan yeksek öğrenim gençliğine yönelik oynanan karanlı ve kirli oyunları EKSPRES gazetesinde yorumladı.05.06.2017 10:38

Geçtiğimiz hafta sonu Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğrenciler arasında gerilim ve kavga yaşandı. Şhow ve Kanal D’nin televizyon ve internet haber sitelerinde  fakülte bünyesinde yaşananlar “oruç kavgası” olarak yansıtılırken, ülkücü öğrencilerin solcu öğrencilere Ramazan’da oruç tutmaları yönünde müdahale etmeleri ve saldırmaları üzerine tartışma ve çatışmanın yaşandığı izleyicilerine aktarılmaya çalışıldı.


Yine TKP’nin  internet haber portalı “sol haber portal” söz konusu olayı, “Cebeci'de gericilerden 'ramazanda burada yemek yiyemezsiniz' saldırısı!” haber başlığıyla duyurulurken, ‘haber’ ise şöyle aktarıldı:

“Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde bulunan İletişim Fakültesi'ne (İLEF) gericiler saldırdı. Gerilimin gün içerisinde gericilerin ve faşistlerin "ramazanda burada yemek yiyemezsiniz" tehdidiyle başladığı öğrenildi. Saldırganlar, yemekhanede bulunan öğrencilere de saldırdı.”


ALGI OPERASYONLARINA YENİK DÜŞENLER..!



Odatv’de de söz konusu olay, ”Ankara Üniversitesi’nde çatışma” başlığıyla haberleştirilirken, ‘haber’ şöyle sunuldu:

“Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde solcu öğrenciler, ülkücü görüşçü öğrencilerin, “Ramazanda yemek yiyemezsiniz” diyerek bazı öğrencilere saldırdığını iddia etti. Ülkücüler ise kavganın Şırnak'ta şehit olan askerlerin adlarının yazılı olduğu afişin indirilmesiyle çıktığını söyledi.”


Olayların ilk günü bu şekilde haberlenmesi sonrasında Odatv,” Ankara'daki güvenlik skandalını Odatv açıklıyor” başlığıyla,” Ülkücü öğrencilerin, “Ramazanda yemek yiyemezsiniz” diyerek bazı öğrencilere saldırdığı iddia edildi. Olaylar sırasında fakülte içerisindeki solcu öğrenciler kapıya barikat kurarak Ülkücülerin içeriye girmesini engelledi. Ülkücüler ise fakültenin kapısını taş yağmuruna tuttu. Ülkücüler kavganın Şırnak'ta şehit olan askerlerin adlarının yazılı olduğu Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki (Mülkiye) afişin indirilmesiyle çıktığını söyledi ancak afişin ve üstündeki Türk bayrağının hiç indirilmediği ortaya çıktı. Kendilerine "Mülkiye Ülkücüleri" diyen bir grup da olaylar sonrasında açıklama yaparak tam tersi iddiaları savundu.”şeklinde  açıklamada bulundu.


TÜRK GENÇLİĞİNİN BAYRAĞI VE ŞEHİTLERİYLE DAVASI OLAMAZ..!


Aydınlık gazetesi ise, “Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde neler oluyor?”başlığıyla verdiği haberi,” nkara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde bugün milliyetçi öğrenciler ile PKK yanlısı grup arasında kavga çıktı. Basına "oruç tutmayanlara saldırı" şeklinde yansıyan kavganın sebebi ortaya çıktı.Şırnak'taki helikopter kazasında kaybettiğimiz şehitlerimizin anısına, milliyetçi öğrencilerin dün 13 şehidimizin adının yer aldığı afişi asması üzerine PKK yanlısı grup, şehitlerin isminin yazıldığı afişi indirmeye çalıştı. Bunun üzerine çıkan kavga bugün de devam etti. Saat 15.00 sularında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne sıçrayan gerginlik sonucu maddi hasar oluştu. Kavga sonrası İletişim Fakültesi’ne sığınan PKK yanlısı grup İletişim Fakültesi’ndeki araç gereçlerden kendilerine barikat oluşturdu. Ardından gruplar birbirlerine karşılıklı olarak taş attı.”şeklinde okurlarına taşıdı.


“Mülkiyeli Ülkücüler” imzasıyla konu ile ilgile yayınlanan açıklamada da olayların bölücülerin şehitlerimize ve bayrağımıza yönelik saldırılarından kaynaklandığı belirtilerek, kimsenin yaşam biçimine karışmadıkları vurgulanarak, olayın bir provakasyon olduğu vurgulandı.!


Yazımızın başında belirtelim: O şunu o bunu yaptı, o şunu söyledi bu şunu söyledi gibi anlamsız polemiklerin içerisine girecek değiliz. Bunun kimseye de bir yararının olmadığını düşünüyoruz.


BİR TAŞLA KAÇ KUŞ VURMANIN PEŞİNDELER..!


Ancak, geçmiş yıllarda olduğu gibi, ’birileri’  üniversitelerimizi ve yüksek öğrenim gençliğimizi  doğrudan hedef alarak, gençlik içerisinde siyasal, etnik ve mezhep temelinde suni ayrışmalar, gerilim ve çatışma ortamları yaratmak istiyor..! Özellikle bu amaçla da algı operasyonları gerçekleştirilerek, sosyal medya tepe tepe kullanılıyor…


Bu, bir…!


İkincisi ise, Şhow TV yanı sıra   Doğan medya Grubuna ait gazeteler, televizyonlar  ve haber siteleri ile  ‘sol’ adına kimi haber sitelerinin üniversitedeki bir olaydan hareketle ‘ortak haber sunumu’ yapmaları, yaşananları laiklik ve yaşam tercihine müdahaleye ve saldırılara indirgeyerek çarpıtmaları dezenformasyon ve manipütatif haberciliğin yani algı operasyonunun ürünü..!


Üçüncüsü,’sol’un Türk Bayrağı ve şehitlerle bir derdi ve davası varmışçasına, bayrak ve şehitlerimize karşıymışlarcasına bir imajın yaratılması ve  böylece ‘bölücülerin’ ve  terör yandaşlarının  Türkiye solu ile ilişkilendirilmesi çabası ve toplumda yaratılmak istenen algıdır.


ÜNİVERSİTELER, BÖLÜCÜLERİN VE TERÖRİSTLERİN ÜSSÜ OLAMAZ..!


Dördüncüsü, üniversite bünyesinde  devleti ve kolluk güçlerini zafiyet içerisinde göstermenin de ötesinde  devlet ve kolluk güçlerinin ‘taraf’ olduğu imajının yaratılarak, bölücü terör yandaşlarının mağdur kılınma çabasıdır ki, bu da algı operasyonunun bir başka boyutudur.


Türk gençliğinin yada yüksek öğrenim gençliğinin, etnik kökeni yada inancı ne olursa olsun  bayrağı ve şehitleriyle bir derdi ve davası olamaz!


Türk gençliğinin yada yüksek öğrenim gençliğinin, üniter devlet yapısının korunması, toplumun birlik ve beraberliğinin gözetilmesi ve  güçlendirilmesi, ulusal bağımsızlığımıza ve egemenliğimize sahip çıkmanın dışında bir derdi ve davası olamaz..!


Ancak, ülke ve toplum olarak bir sorunumuz ve sakıntımız var: Nicedir yüksek öğrenim kurumlarımızda HDP/PKK bölücü terör örgütü yandaşları  en örgütlü ve en güçlü şekilde, en rahat çalışma ve propaganda olanaklarına sahipler.


TÜRKİYE SOLU’NUN BAŞINA GELENLER..!


Türkiye solu’nun bileşenleri (çeşitli partiler, örgütler, gruplar da) 70’li yılların sonundan başlayarak 12 Eylül askeri faşist diktatörlüğünün de politikaları ve operasyonları sonucu bilinçli ve sistemli olarak bölücü teröre biat ettirildi. Bu operasyonun  yurtdışı ayağı ve hamisi ise ABD/CIA, İsrail/Mossad, AB ülkeleri ve NATO’dur.


Bu yıllarda Türkiye solu’na yönelik küresel operasyon başarıyla tamamlandı(80 ve 90’lı yıllarda) ve sol’un anti-emperyalist ve ulusalcı karakteri örselenerek, “NATO solculuğu, AB solculuğu, Soros solculuğu” gibi işbirlikçi ve bölücü, etnik ve mezhep ayrımcısı, ülkesine, tarihine, kültürüne, halkına yabancı  ‘çağdaşlık’ ve ‘evrensellik’  adına ucube bir solculuk beslenip, geliştirildi.


Türkiye geleneksel sağının da solunun da tarihinden ve yaşananlardan çıkartması gereken çok ders var. Binlerce gencimiz, insanımız ve  aile incindi, kırıldı, mağdur kılındı. Yüksek öğrenim gençliğimizde  tarihinden ve yaşananlardan gerekli dersleri çıkartmalı ve her türlü provakasyona, algı operasyonlarına  kapılarını kapatmalı.


Esen kalın…


Etiketler: ENGİN ARICAN

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.