Bugün: 21.11.2017

KIRCI: YENİ TÜRKİYE’NİN İNŞASINDA SOSYAL BİLİMCİLERE BÜYÜK İŞ DÜŞÜYOR

KIRCI: YENİ TÜRKİYE’NİN İNŞASINDA SOSYAL BİLİMCİLERE BÜYÜK İŞ DÜŞÜYOR
1.Uluslararası Eğitim Bilimleri ve Sosyal Bilimler Sempozyumu Bandırma On Yedi Eylül Üniversitesi’nde yapıldı. Sempozyumda kapsamında açılış konuşması gerçekleştiren TBMM Başkanlık Divanı Üyesi AK Parti Balıkesir Milletvekili Sema Kırcı sosyal bilimler olmadan ülkenin geleceğinin inşa edilemeyeceğini, Yeni Türkiye’nin inşası sürecinde sosyal bilimcilere büyük görevler düştüğünü söyledi.04.11.2017 14:19
SOSYAL BİLİMLER OLMADAN GELECEĞİMİZİ İNŞA EDEMEYİZ

Sosyal bilimlerin insana içinde yaşadığı toplumu, ülkeyi, kültürü, tarihi, dünyayı ve insanlığı tanıttığını ifade eden Kırcı “Sosyal bilimlerin önemini hakkıyla kavrayamamış bir toplum kendi gelişim dinamiklerini gerektiği gibi tanımlayamayacağı için geleceğini de inşa edemez. ”dedi. 

YENİ TÜRKİYE’NİN ALTINI DOLDURMALIYIZ

Yeni Türkiye’nin altını doldurmanın önemine işaret eden Kırcı “Türkiye bugün Yeni Türkiye’yi inşa etmekten, kadim medeniyetini ihya etmekten bahsediyor. Bu iddiaların mutlaka altını iyice doldurmak zorundayız. Burada sosyal bilimcilere büyük iş düşüyor. Yeni yüzyılda sağlam planlama yapan ülkelerin kendi bloğunu oluşturması kaçınılmaz görünüyor. Çok kutuplu bir dünya doğuyor diyoruz, bu durum uluslararası kuruluşlara yansımalı diyoruz, insani ve ekonomik krizler çözülemiyor diyoruz, küresel adalet talep ediyoruz. Burada en önemli görev yine sosyal bilimcilerimize düşüyor. Bizim sosyal bilimcilerimiz etrafımızdaki jeopolitik krizler karşısında genelleyici ve tek bir bakış açısına hapsolmamalı, ülkemizi de etkileyebilecek küresel ölçekli bir kriz karşısında paniğe kapılmamalı, sorun çözücü nitelikte alternatif fikirler ortaya koyabilmeli, insanlığı ilgilendiren önemli konularda söz söyleyebilmeli. ”dedi.  

TARİHTE YAPTIK GENE YAPARIZ

Sosyal bilimlerde yeni, farklı ve özgün perspektiflere her zaman ihtiyaç olduğunun altını çizen Kırcı, bunun geçmişte yapıldığını bugün de yapılabileceğini söyledi. Devamında “İmam Gazali gibi İbni Haldun gibi çok ünlü sosyal bilimciler yetiştirmiş bir medeniyetin mensuplarıyız. Birer edebi eser olarak bildiğimiz Orhun Yazıtları, Divan-I Lügat-tit Türk, Kutadgu Bilig gibi eserler edebi eser olmalarının yanında özgün birer sosyal bilim çalışmasıdır. Selçukluların kurduğu Nizamiye Medreseleri sosyal bilimlerin eğitim ve öğretiminde tarihimizin en önemli kurumlarından birisidir. Kendimizi kendi perspektifimizden tanımlayabilmeliyiz. Bu noktada 21. yüzyılda kendisini yetkinleştirmiş sosyal bilimcilere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğuna şüphe yok. Zaman sosyal bilimlerin imajını düzeltme ve daha itibarlı hale getirme zamandır. Bilgi üreten merkezler olan üniversite yapılanması içinde sosyal bilimlere özel bir önem vermeli, bu alanda bilimsel yayın sayısını arttırmalıyız.” dedi.
BÜTÇEDEN ASLAN PAYI EĞİTİME

Eğitimi ülkenin geleceğini kurtaracak bir alan olarak gördüklerini söyleyen Kırcı “Sosyal bilimler içerisinde rahmetli Nurettin Topçu’nun deyimiyle söylüyorum Türkiye’nin Maarif Davası önemli bir yer taşıyor. Ecdadımız eğitime çok önem verir ve “maarif” olarak adlandırırdı. Bugün bizler için de eğitim Türkiye’nin geleceğini kurtaracak kapsamlı bir inşa süreci. Hükümetimizin temel önceliği her zaman eğitim oldu. Bir ülkenin temel önceliğinin ne olduğunu gösteren en somut metin bütçelerdir. Bütçeden aslan payını her zaman olduğu gibi yine eğitime ayırdık. 762 milyar 800 milyon TL olan 2018 merkezi yönetim bütçesinin 134 milyar TL’sini eğitime ayırıyoruz. Böylelikle bütçe giderlerinin yaklaşık yüzde 18'ini tek başına eğitime ayırıyoruz. Başka bir ifadeyle, 2018 yılında vergi gelirlerinin yüzde 22'sini sadece eğitime harcayacağız. Bunun 41.7 milyar TL’si Yükseköğretime, 92 milyar 529 milyon TL’si MEB’e ayrılmış durumda. 15 yıldır merkezi yönetim bütçesinden eğitime ayırılan kaynağın katlanarak artmasıyla üniversite sayımız arttı, her kademede derslik sayımız arttı, okullaşma oranları yükseldi, öğretmen ve derslik başına düşen öğrenci sayılarında önemli düşüşler sağlandı. ”dedi.

YURTLARDA HEDEF 711 BİN

Eğitim sistemi içinde üniversitelere ayrı bir önem verdiklerini kaydeden Kırcı “Yeni dönemde üniversitelerimizden beklentimiz çok yüksek, bu beklentiye göre de kaynak ayırıyoruz. Yükseköğretime merkezi yönetim bütçesinden ayrılan kaynak 2002 yılı bütçesine göre 11 kat arttırarak, 3,6 milyar liradan 2018 yılında 41,7 milyar liraya çıktı. Son 15 yılda yükseköğretim öğrencilerine verilen burs ve kredi tutarlarını yaklaşık 10 kat artarak yükseköğretim öğrencilerine verilen burs ve kredi tutarını 2018 yılında 425 liradan 470 liraya çıkarıyoruz. Barınma noktasında gelecek yıl açılacak yeni yurtlarla toplam yurt kapasitesini 711 bine çıkarmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede YURTKUR için bütçeden ayırılan kaynak 2017 yılına göre % 22'nin üzerinde artırarak 13,9 milyar liraya yükseltildi. Netice itibariyle bütçenin beşte biri eğitime ayrılıyor peki bu yapılanlar yeterli mi hiç şüphesiz ki yeterli değil ama eğitimde alt yapı problemleri büyük ölçüde aşıldı, artık niteliği konuşur hale geldik. “dedi. 

TAKLİDİ ÖZGÜN OLANA TERCİH EDEMEYİZ

Türkiye’nin dünyada pek çok bilim dalında otorite olabilmesi için eğitimin üzerine daha çok düşmek gerektiğini söyleyen Kırcı sözlerine şöyle devam etti:
“Eğitim uzun yıllar boyunca daha çok Batının tanımladığı teoriler ve pratikler çerçevesinde biçimlendirildi. Oysa bizim hayata dair kabullerimizin, eğitime bakış açımızın Batıdakilerle kolaylıkla eşitlenmesi mümkün değildir. Farklı yönler bulunduğunu mutlaka dikkate almalıyız. Kapılarını değerlere ve ahlaka kapatan bir eğitim olmaz. Eğitimi anlamaya çalışırken milli bir bakış açısı kullanmalı, tarihsel ve kültürel referanslardan hareket etmeliyiz. Sonra buradan evrenseli de içine alabilecek bir genişliğe ulaşmalıyız. Batıdan geleni tartışmasız benimsemek ve üstelik de bunu hakim bilimsel söylem haline getirmek şekilciliğe kaçıyor. Mensubu olduğumuz medeniyet değerleri ve ülke gerçeklerimiz dikkate alındığında yeni nesillerimizin Doğunun ve Batının birikimini bir arada ele alabilmesi şart. Nesillerimize her konuda yaratıcı ve üretici bir tutum kazandırmak istiyoruz. Sınav sistemi tartışmalarının altında da bu yatıyor. Kuru tekrarla yorumlama yeteneği köreliyor ve yeniden üretim olmuyor. Körü körüne başkalarını taklit de verimli bir netice doğurmuyor. Taklidi özgün olana, ezberi yaratıcılığa ve üretime tercih edemeyiz. Yeni yüzyıla damgasını vuracak, medeniyet tasavvuru olan nitelikli bir eğitimi savunuyoruz.” dedi. 

Etiketler: SEMA KIRCI

Diğer BANDIRMA haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.