|
|
|||||||||||||||
![]() |
![]() Seri İlan
![]() Program Arşivi
![]() Video Galeri
Gösterim: 190
![]() Gösterim: 197
![]() ![]() Foto Galeri
![]() Bandırma Hava Durumu
![]() |
||||||||||||||
![]() |
|||||||||||||||
|
İDDİALAR ÇOK AĞIR
KCK soruşturması kapsamında MİT'e yöneltilen suçlamalar insanın kanını donduran türden
MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile eski MİT Müsteşarı Emre Taner ve Yardımcısı Afet Güneş´in KCK soruşturması kapsamında ifadeye çağırılmasına neden olan belgeler dehşete düşürdü. Buna göre KCK, MİT gözetiminde kuruldu. Bazı eylem talimatları MİT tarafından teröristlere ulaştırıldı. Hedef önce Kürdistan sonra Öcalan’a özgürlük. Bugün gazetesi şoke eden iddiaları manşetine taşıdı. Bu soruşturmanın kendisi ve yankıları uzun süre konuşulacak gibi. İşte o belgelerle ortaya atılan çok ağır iddialar: "KCK´NIN KURULUŞU MİT GÖZETİMİNDE TAMAMLANDI" Terör
örgütüyle görüşen MİT heyeti, istihbarat toplama ve bilgi edinme
görevinin dışında örgütün yönetilmesine aracılık etti. Silahlı faaliyet
yürütmesi en baştan beri öngörülen KCK yapılanması, MİT heyetinin
gözetiminde tamamlandı. MİT´in bazı mensupları, doğrudan temaslar ve ajanları aracılığıyla elde ettikleri saldırı talimatlarının önlenmesi için harekete geçmedi. Hatta eylem talimatlarını yerine getirecek olan Kandil ve kırsal kadrolara iletilmesine aracı oldu. "ÖNCE KÜRDİSTAN SONRA ÖCALAN´A ÖZGÜRLÜK" İstihbarat
toplama vazifesi aşılarak devletin bütünlüğü ve Anayasal düzene karşı
anlaşma noktasında varıldı. Yeni Anayasa da özerk Kürdistan´a imkan
tanınması, Öcalan´ın önce ev hapsine ardından özgürlüğüne kavuşması
konusunda mutabakata varıldı. ´İMRALI İLE İLETİŞİMİ TEŞKİLAT SAĞLIYORDU´ KCK operasyonlarında ele geçirilen özel Yetkili Savcılığın elinde bulunan bilgi ve belgeler, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile örgüt üst yönetimi arasında mektuplaşma trafiğini MİT mensuplarının sağladığını ortaya koydu. İddialara göre Öcalan tarafından 6 Temmuz 2011 günü yazılan "KCK Yürütme Konseyi Başkanlığına" başlıklı el yazısı mektup da MİT heyeti tarafından örgütün Avrupa kadrolarına ulaştırıldı. Bu bilgiler Diyarbakır´daki KCK operasyonları sırasında ele geçirildi. Öcalan görüşme notlarında birçok defa heyetle görüştüğünü, mektup trafiği yaşandığını söyledi. İŞTE ÖCALAN´IN GÖNDERDİĞİ O MEKTUP HUKUKSUZLUĞU BİLİYORLARDI Basına
"PKK-MİT Oslo Görüşmeleri" olarak yansıyan ses kaydında da MİT
Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş´in, Öcalan ile Avrupa´daki örgüt
yöneticileri arasında mektup iletişimini yürüteceğine dair sözleri yer
almıştı. KCK´LILARA TAHLİYE SÖZÜ MİT heyeti ile örgüt arasında yapılan ve Diyarbakır´da ele geçirilen mutabakat metinlerinde KCK tutuklularının serbest bırakılması için MİT heyetinin taahhütte bulunduğu anlaşıldı. Mutabakat metninde "Kürt halkının siyasi ve legal temsilcileri, basın yayın organları ve çalışanlarına yönelik uygulanan baskı, tutuklama ve çalışmalarım engelleme vb. yönelimlere son verilmesi ve KCK adı altında gerçekleşen siyasi operasyonlarda tutuklananların serbest bırakılması sürecin yumuşatılması ve çözüm yönünde ilerlemesi için önemli bir adım olacaktır. Bu çerçevede Türk tarafı ilk adım olarak Newroz ve sonrasında tutuklanan Kürt siyasetçileri bırakmayı taahhüt eder" ifadeleri yer aldı. Abdullah Öcalan´m 23 Mart 2011 tarihinde avukatları ile yaptığı görüşmelerde, MİT heyetinin hükümeti Öcalan´a şikayet ettiği ve kendisine verilen sınırın dışında bir rol yürüttüğü anlaşıldı. Öcalan avukatlara MİT heyeti hakkında şunlan söyledi: "AKPnin uyguladığı bu yeni konseptin yani siyasi tasfiye ve taviz politikasının sorunu çözme konusunda yanlış ve yetersiz olduğunu düşünüyorlar. Tam emin değilim ama edindiğim izlenim bu." TERÖR ÖRGÜTÜNE TARAF STATÜSÜ KAZANDIRILDI MİT heyeti "Oslo Görüşmeleri" adı altında Türkiye´nin kırmızı bültenle aradığı PKK/KCK´nın liderlerinden Zübeyr Aydar, Mustafa Karasu ve Sabri Ok´un da bulunduğu üst düzey örgüt mensupları ile görüşmeye devam etti. Böylece terör örgütünün devlet düzeyinde taraf olarak görülmesine olanak doğdu. Ele geçirilen "Mutabakat Metni" belgesinde "Üç paragraflık giriş ve 9 maddeden oluşan iş bu mutabakat metni, taraflar arasında arabuluculuk yapan (Hakem Devlet) HD temsilcileri tarafından, taraflar adına imza altına alınmış ve aslı (Hakem Devlet) HD merkezinde arşive alınmıştır" ifadelerinin yer aldığı belirlendi. NATO BÖLGEYE ÇEKİLECEK MİT
heyetinin. Öcalan´ın BM Müdahalesi planını örgüte ilettiği ve en
baştan beri Devlet Yapılanması olarak tasarlandığı bilinmesine rağmen
KCK yapılanmasının tamamlanmasına da göz yumduğu ortaya çıktı. Öcalan
17 Haziran 201O´da avukatları ile yaptığı görüşmede "Eğer
Hükümet bir temsilcisini gönderirse, gelip görüşürlerse, bu konuda
parlamentodan bir karar çıkartıp önümü açarlarsa ben iki günde tüm
silahlı güçleri bir alanda toplayabilirim. Buna gücüm de var iddiam da
var. kendime güveniyorum. Silahlı güçler BM´nin ya da NATO´nun
denetimi altında bir bölgeye de çekebiliriz" şeklinde beyanda bulunmuştu. Ele geçen belgelerde ayrıca PKK´nın özerk kürdistanda polis gücü olarak kullanılması. Birleşmiş Milletler veya NATO´nun bölgeye müdahalesini de içeren mutabakat metinlerine ulaşıldı... Bazı MİT mensupları, Öcalan ile terör örgütünün Avrupa ve Kırsal kadrolarıyla iletişrminde kuryelik yaptı. SİLAHLI FAALİYETE GÖZ YUMULDU MİT
heyetinin örgüt ile yaptığı görüşmelerde KCK yapılanmasının
tamamlanması için Devlet birimlerinin oyalanması konusunda taahhütte
bulunduğu anlaşıldı. Ses kaydında da Afet Güneş "Örgütün metropolleri patlayıcı maddelerle doldurduğunu bildiğini"
belirtiyordu. Öcalan bir taraftan heyetle görüşürken bir taraftan da
avukatları aracılığıyla örgüte talimatlar verdiği, MİT heyetinin de
avukatlar içindeki ajanı Asrın Hukuk Bürosu aracılığıyla tüm bu
gelişmelere izleyerek eylem talimatlarından haberdar olmasına rağmen
seyirci kaldığı anlaşıldı. SAVAŞ NOTUNU GÖTÜRDÜLER MİT heyeti tarafından KCK Yürütme Konseyine ulaştırılan Öcalan´a ait el yazması mektupta KCK´nın alternatif devlet kurma girişimi olduğu belirtiliyor. MİT heyetinin ulaştırdığı bu mektubu talimat olarak kabul eden örgütün, KCK´nın yapılanması için seferber olduğu anlaşıldı. O mektupta KCK Öcalan tarafından şöyle tanımlanıyor: "KCK´nın her düzeyde kendini yaşatmak için eğitmesi, lojistiklendirmesi, irtibatlandırması, örgütlendirmesi, demokratik ulus çözümünü pratikleştirmesi için kaçınılmazıdır." MİT heyeti tarafından örgüte ulaştırılan mektup üzerine 14 Temmuz 2011´de DTK tarafından demokratik özerklik ilan edildiği anlaşıldı. MİT heyetinin özerklik ilanından haberdar olduğu hatta bu talimata aracılık ettiği halde bunu ilgili kurumlarla paylaşmadığı belirlendi. MİT´in ilettiği o mektupta Öcalan´ın halk savaşı talimatı da şu şekilde yer aldı: "Dolayısıyla süreç hem anlamlı Demokratik Çözüm ve Barış konusunda olduğu kadar ´halk savaşı´ konusunda da olağanca ağırlığını sürdürmektedir." KCK soruşturması kapsamında MİT´e yöneltilen suçlamalar insanın kanını donduran türden Haberin Kaynağı ". "
|
Bölgesel Haberler
![]() Üye Girişi
![]() ![]() Röportaj
![]() Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.
Kaynak Yok |
||||||||||||||