gafas ray ban
hermes
oakley sunglasses
mbt danmark http://s-e-c.com.tr/
Sonkurşun
Alış Satış

Euro Alış Satış
Dolar Alış Satış
Sterlin Alış Satış
 
realite
 
  Ana Sayfa        Bandırma
BU IZDIRABI DİNDİRİN!
Gazeteci-Yazar Arıcan'ın kaleminden Çilekeş Bandırma..!
04 Subat 2012, Çarşamba  16:41 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
tümotel
Bandırma garip ve çilekeş bir kent..!
Öyle ki, bir sahil kenti olan Bandırma,  adeta bunun faturasını ödüyor..
Düşünün, körfezimiz kentimizin adını almış ama denizini bitirmişiz..
Bakarsanız, kirletenler burunlarından kıl aldırtmıyorlar... Fabrikalar bir yandan koca bir kentin evsel atıkları öte yandan, koca körfezi kuruttular..
Bu gerçeği öylesine kabullendik ki, aymazlığımız denizin kenarına havuz yapmaya kadar vardı.
Havuz, denizin bittiğinin kabulü idi ve kabullendik...Bize  havuzu kabullendirenler, birbirlerine kabullendiremedi ve sahil yap-boz’a döndü, sustuk!

Bir sahil kentini, sahilsizliğe mahkum etmek, yıllardır Bandırma’ya nasip oldu.. Topu topu 500 metrelik bir sahil kordonunda yıllardır gittik geldik...
Hiç işi olmamasına rağmen Öztaylan’ın belediye başkanlığı döneminde sahilde açılınca önümüz, belki de ilk kez, bir ‘ohh’ çektik..

Bu kentin çilesi bitmez..
Garip çünkü..
Garipliği sahipsizliğinden... Biçare ...
Öyle ki, bir sabah kalktığımızda bir avuç sahil boyunca tel örgülerle karşılaşsaydık ve “GİRİLMEZ..YASSAK”  levhası altında  ellerimiz cebimizde tutsaydık evimizin yolunu şaşırmazdık.
‘Özelleştirme’ adı altında Ankara’nın Beyleri,  kiraya çıkartırken limanı, koca kenti unutmuşlar..
Zor uyandık...Yine Öztaylan koşuşturdu da deniz ve liman koca kentin kapsama alanı içine girdi son anda...
Nasreddin Hoca’nın eşeği misali...saflığımız fazla yüzümüze vurulmadı hani..Neymiş, Allah sevdiği kulunan önce eşeğinin kaybettirir sonra buldurur, sevindirik kılarmış..! İşte, o hesap!

Koca kentin  künyesine yazılmışsa baştan kadersizlik, çekeceğiz..Bebesinden yaşlısına, kadınından erkeğine tesbih çeker gibi “Ya Allah Ya Bismillah” kendi ellerimizle ördüğümüz ağın  içine gönüllü düşüp, kendi beslediğimiz zehirli örümceğin  şefkatine sığınacağız..
Bandırma’lıya denizin içi de dışı da haram..
Sanki, lanetli bir kent gibi, ne içine girebiliyor, ne nimetlerinden yararlanabiliyor, ne de kıyısında oturabiliyor.

Evet evet, safız biz...
Ahulanmışız...Efsunlanmışız...
Yıllardır, sahili itifaflı kaç kent var Türkiye’de... Ve kaç kent var bu deryada sahili tartışmalı, kavgalı..

Ankara’nın taşına bak,
Bandırma’nın denizine kak
Birileri  kenti  üryan etmiş
Gel, Deli Basri’nin dötüne bak

Biri yapıyor, biri bakıyor
Biri çakıyor, biri  bozuyor
Karagöz mü levrek mi
Artık, falda bile çıkmıyor

Sahil bandı mahkemelik..
Dava, mülkiyet muhabbeti..
Maliye, ‘benim’ diyor
Belediye dövünüyor

Bandırma mı!?
O’ yine seyrediyor...
...............

Yazımın bundan sonraki bölümünü oğlum Ozan’a bıraksam, biliyorum ki, sözcükleri ağır olacak.
Ya, koca bir kente bu eziyeti yapmaya, bu yıllanmış çileyi çektirmeye kimin hakkı var!?
Öztaylan, Marmara AKP Kongresinde “Güney Marmara’nın ağası benim, raconu ben keserim”demiş!!!!
Buyur kes!
Başkan Pekel, onun eli de dili de ayarsızdır, demiş...
Buyur Pekel, raconu sen kes!
Havutça, her ikisini de denediniz, “gensoru vereyim,ben keseyim”demiş..
Buyur, Havutça sen kes..!

Bandırma, sürekli birilerinin bizim adımıza iman tazeleyeceği bir kent değil.!
 Lanet olası, iş iş değil... Gidilecek, görüşülüp, bitirilecek ve koca bir kent, derin bir ‘ohh’ çekip, fosepliğe hülyalı bakışlar fırlatıp, bir yudum çay içecek..
Bandırma Bandırma’lılığını yaptı.. Öztaylan, siyasi hayat hikaesini dolu dolu anlatırken, “Beni bu makamlara taşıyanlara helal olsun, müteşekkirim”dedi...
Pekel de siyasi künyesi Öztaylan’dan aşağı bir adam değil. O nu da yıllardır sırtlayıp, taşıyan bu halk..
Daha ne yapacak?
Ayağınızı mı öpecek, kendisini kurban mı verecek..?

Çözün arkadaş bu sorunu.. Yıllardır, adı sahil kasabası olan ama sizler gibi seçilmişlerin “yüksek politikaları” nedeniyle yerlerde sürünen bu kent bir ayağa kalksın.
Neymiş, Öztaylan yapmış, CHP takmış...
Neymiş, yıkılacakmış...
Neymiş, önce yıkılıp, sonra Öztaylan’ın şevki yerine gelince,2014’te iktidar olunca  yeniden yapılacakmış...
Balıkçının suçu ne, işletmecinin dahli ne!?
Ya bizler, her seçim zamanı “koyun” gibi sallana sallana sandık başına gidip de, önüne konulana mührü basanın suçu ne!?

Oynayan siz, çeken biz..Bu kez,yok öyle, üç kuruşa beş köfte..Çözeceksiniz..
Çözdüğünüz vakit de, bize bakıp, “Adınızı Feriha Koydum”  havasına düşmeden, Hayal Çay Bahçesinde “benden” bir çay içeceksiniz.. Buyrun, zehir zıkkım değil, afiyet olsun!

Yazımın başlığını “BU IZDIRABI DİNDİRİN” diye koydum ama  bu bile yaşanan ızdırabı anlatmaya yeterli değil.
Deniz çok mu farkında, değil..
Hava çok mu farkında, değil..
Zaten, balık yok ki, farkında olsun..
Hava,zaten ciğerlerimizi yiyor..
Bu garip ve çileli milletin, ekmeğine göz dikmenin, huzursuz kılmanın, uykusunu kabusa çevirmenin manası mı var!?
Uçan martıların bile  karameti yok..Ağ artıklarından kursaklarına bir balık girdi girdi, olmadı koca kentin ‘b.k’unun peşinde koşuşturmaktalar...

Bu işi, hallederse, yine Cemal  celallenmeden halleder. Koca iktidar partisisin.. Her iki kişiden birinin oyu sende..
Zaten acılıyız, yastayız.. 60 yıllık il muhabbeti, bir kelamda bitti.Edincik mahalle, Bandırma belde, Balıkesir ‘böyyük ağbi” olacak..!Bandırmaspor,bu hafta mağlup.. Fener belki küme düşecek, Aziz Yıldırım belki dışarı çıkacak, bilinmez...
“Belki”, yaşamda belirsizliğin adıdır Cemal’im... Eğer, bir kent, “belki”lerin  vicdanına kaldıysa,  yandık, kül olduk...Ne aşk’a ne sevgiye anlam veremiyor,bu sözcük.
Düşünsene, “belki”...
Sözcüğün tadı bile  yok!
Kupkuru.. Evde kalmış kız gibi..
Belki...
“Belki”lere bırakmamak lazım bu kenti..
Yaşamımda hiçbir zaman külhanbeyi olmadım ama  kadının da erkeğin de delikanlısı olmayı önemserim.
Delikanlı gibi sevmek..
Delikanlı gibi döğüşmek..
Eğer sevdalımız bu kent ise, “belki” ile değil, delikanlıca sahiplenmek gerekir diye düşünür bu kardeşin..

Zor be sayın milletvekilim, sayın belediye başkanım.. Hani şairin dediği gibi, “kurşun sıksan  geçmez geceden..” En iyisi, bir Güzel Marmara alıp, Turgut Reis’in daşdan betondan sureti önünde ağlanmak söyleşmek  var amma, Marmara’nın da adı kaldı...Tadı mı olacak..

Sen bu işi bitirirsin Cemal’im..
Şimdiden helal olsun..

Esen kalın..
www.sonkursungazetesi.com


Gazeteci-Yazar Arıcan´ın kaleminden Çilekeş Bandırma..!
Haberin Kaynağı ". "
Kasapoğlu; “Engelli olmak bir eksiklik değildir. Yetir ki sevgi ve duygu engelli olmayalım. Unutulmamalıdır ki her birimiz bir engelli adayıyız.
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça, Milli Eğitim Bakanlığı´nın 19 Mayıs törenleriyle ilgili genelgesinin iptali için Danıştay´da dava açtı.
 
Haber  Blog Video Foto İlanlar
1/10
reklam
Üye Girişi
hotel panderma
Röportaj
Emreköy Muhtarı Mesut Hürriyet Beyhan ile özel röportaj..
reklam
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
SARI PAŞA
REKLAM   l  İLETİŞİM   l   KÜNYE   l   GİZLİLİK İLKELERİ   l   RSS